Futbolcu olarak geldiği Diyarbakır'dan bir daha ayrılmadı
Şehmus KIZILASLAN
TİGRİS HABER - Yeşil-kırmızılı formayla 10 sezon geçiren Bozkurt, hem şampiyonluklar yaşadı hem de hayatını bu kentte kurdu.
Bozkurt, "Futbolu bıraktıktan sonra bir ara gitmeyi denedim ama bir türlü kopamadım. Genç bir delikanlı olarak geldiğim Diyarbakır benim hayatım oldu. Bu şehri çok seviyorum. Tek üzüntüm, emek verdiğimiz Diyarbakırspor'un bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıdır." dedi.
Henüz 19 yaşındayken memleketi Samsun'dan Diyarbakırspor'a transfer olan Bozkurt'un hayatı, bu şehirde tamamen değişti. Diyarbakırspor'da 10 sezon forma giyen tecrübeli kaleci; 3. Lig ve 2. Lig şampiyonlukları yaşadı, ardından takımın 1. Lig'e (bugünkü Süper Lig) yükselişinde önemli rol oynadı.
Unutulmaz başarıların mimarlarından biri olan Bozkurt, Diyarbakır'da evlendi, çocukları burada dünyaya geldi. Futbolu bıraktıktan sonra da kentten ayrılmayan Bozkurt, tam 55 yıldır Diyarbakır'da yaşamını sürdürüyor.
"DİYARBAKIR BENİM HAYATIM OLDU"
Diyarbakır'a geliş hikâyesini anlatan Kahraman Bozkurt, o günleri şu sözlerle anlattı:
"İlk kez Samsun dışına çıkıyordum ve çok gençtim. Deyim yerindeyse sakalı yeni çıkmış bir delikanlıydım. Ailem ilk başta endişeliydi. Ancak kısa sürede Diyarbakır'a alıştım ve bu şehri çok sevdim. Muhteşem bir kadromuz vardı. Aynı kadroyla 3. Lig'den 1. Lig'e kadar ara vermeden yükseldik. Tarih yazdık.
Lig'de de çok başarılı olduk. Uzun süre lider kaldık. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi büyük takımlar Diyarbakırspor'dan çekinirdi. O dönem Diyarbakırspor denildiğinde akan sular dururdu. Böyle bir kadro bir daha kolay kolay bir araya gelmez."

"YÖNETİCİLER KULÜBÜ AİLELERİ GİBİ KORURDU"
O dönemin yöneticilerinin Diyarbakırspor için büyük fedakârlıklar yaptığını belirten Bozkurt, şunları söyledi:
"O zamanlar Diyarbakırspor'da yöneticilik yapmak herkese nasip olmazdı. Çünkü kulüp şehrin ortak değeri olarak görülürdü. Çok saygın insanlar görev yaptı. Aklıma gelenler; Hacı Abdurrahman Özbek, Çelebi Eser, Ali Kahraman, Vekin Aktan, Şehmus Akçadağ ve Mehmet İçkale. Diyarbakırspor'u kendi aileleri gibi korurlardı. Karşılıksız destek verirlerdi. Diyarbakırspor'a borç para veren yönetici hiç görmedim. Hepsi kulüp için fedakârca çalıştı. Bunların dışında da emek veren, destek olan çok değerli isimler vardı. Hepsi bu kulüpte silinmeyecek izler bıraktı."
"DİYARBAKIR BUNU HAK ETMİYOR"
Diyarbakırspor'un bugün geldiği noktaya büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Bozkurt, sözlerini şöyle tamamladı:
"Diyarbakır ve Diyarbakırspor benim hayatım oldu. Bir daha buradan ayrılamadım. Eşim Diyarbakırlı, çocuklarım burada doğdu ve büyüdü. Bugün herkes beni 'Diyarbakırlı Kahraman' olarak tanıyor. Bundan büyük gurur duyuyorum.
Beni en çok üzen ise yıllarımı verdiğim Diyarbakırspor'un sahipsiz kalmasıdır. Böyle büyük bir tarihe ve mazisi olan kulübe neden sahip çıkılmadığını anlamakta zorlanıyorum.
Son olarak 2009 yılında, Dr. Abdurrahman Yakut başkanlığında yaşanan şampiyonlukta çok mutlu olmuştuk. Ne yazık ki o günden sonra koskoca kulüp kaderine terk edildi. Bizim dönemimizde Diyarbakır'dan çok sayıda yetenekli futbolcu yetişirdi. Bugün bunu da göremiyoruz. Diyarbakır bunu hak etmiyor."




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.