İç Sesin Anlam Arayışı

Çocuksu bir iç çekişle yetişkin öfkeler tutmuşsa seni tarifsiz duygulanımlar sarar. Ezelden beri gülümsediğin görünmezlikler ve yaşanasıcalar hep meşgul eder benliğini ve hücrelerinin her bir noktasını. Nerede olduğun, neyi yaşadığın ve bin bir hayat sorgusuyla geçen zamanlar.

Bilinenin bilinmezliği yani agnostik hal midir seni yoran yoksa Staocuların ciddiyetinde bir hayat algısı mı?

yoksa bilinmezliğin bilinir olmasını istemek midir Epikurosçuların anlam arayışında olduğu gibi. Belki de Sartredan ilham alırsın varoluşunda ki gizemi.

Neye ulaşmak isterinsan, Romeo ve juliet teki gibi Aşk mı, tutku muyoksa fanustaki hırsın statüsü mü?

Memû Zîn deki Bekoyu mu yaşamakyada hedonistlerdeki gibi hazcılığa dayanmış bir hayat mı?

Nedir mutlu eden ve etmeyenler?

Beynin dehlizlerin de mi saklı yaşam sırları yada düğümler…?

yoksa ruhun karanlık yüzünde mi aramak lazım Freud'un derinliğinde seni sen yapanları.

Neyi yaşar insan yaşananların manasında ?

Eric from"un deyişi ile aşk bir sanattır ve onu yaşamakta öyle…”

öyleyse yaşam, aşkı ve aşkla yaşamak mıdır?

Yaşam, yaşanmışlıklar mıdır geçmiş zamanın sürekliliğinde yoksa olmuş bitmişin noktasında yeniliklerin yaşanasıcaların da mı?

Ne yaşar insan yada neyi yaşamalıdır tekilin ve çoğulun girdabında?

Nereden geldik nereye gidiyoruz bu akıl oyunlarının tuhaf histerik geçişlerinde. Görünmeyen prangalarla geçen zorunlu gönüllülükler ve kezzaba dönen mecburiyetler nasıl kırmalı insan görünmez tutsaklığı, nasıl aşmalı aşması gereken tekil ve çoğul açmazları.

Hangi hakikatin ışığında yol almalıdır insan her gün kendisinden eksilerek?

Nasıl çoğalmalıdır insan gidilesi yere dou?

Yoksa eksilmeli midir usulca, sensiz ve sakin…

Nerede bitmelidir bu paradoksal yaşam silsilesi?

geçmişin izinde mi yoksa geleceğin bilinmezliğin de mi?

Neye takılmalı insan.Yalnızlığa mı?Yalnızlığın tarifine mi?

Neye üzülmeli insan.Yaşadıklarına mı?

Yaşanacaklara mı?

Duygular bile şaşırmışsa, zihin bulanıklaşmışsa, ne yapmalı insan?

Bir çay içimlik hayatta, çayı soğutmadan içmeli, demi iyi tutmalı duyguların ve hayata akmalı bendsizce…

Açıklarda yüksüz yük gemileri,
Dalga kıranlarda bir kedi,
Deniz de yosun kokusu,
Bulutlar fırtına habercisi,
Sahil barda felekten bir gece,
Meyhanede anason kokulu sohbetler,
Vur oynasın çal patlasın da bir klarnetçi,
Oltayı umuda atmış birkaç balıkçı,
Dalgalar sahile usulca vurmakta,
Ve ben ufuklardayım yani…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şeyhmus Kaya Arşivi

Kayıp Halk: DOMLAR

02 Eylül 2024 Pazartesi 00:02

Dünyayı Ardında Bırak

27 Temmuz 2024 Cumartesi 00:01

Çin Kalkınma Modeli

28 Haziran 2024 Cuma 00:02

Neandertallerin Sırları

30 Mayıs 2024 Perşembe 00:02

Psikolojik Restorasyon

27 Mart 2024 Çarşamba 00:03

Kürt Çoban

28 Şubat 2024 Çarşamba 00:05

Post Klasik Eğitim

11 Ocak 2024 Perşembe 00:10

Olasılık

26 Aralık 2023 Salı 00:10

Şilili Filistinliler

23 Kasım 2023 Perşembe 00:10

Umut Felsefesi

25 Ekim 2023 Çarşamba 00:04