Kaya: İktidarın söylemleri zemin hazırlıyor

Kaya: İktidarın söylemleri zemin hazırlıyor
Kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin sıklıkla gündeme geldiği Türkiye’de 2023 yılında 385 kadın öldürüldü, 310 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.

TİGRİS HABER- Kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin sıklıkla gündeme geldiği Türkiye’de 2023 yılında 385 kadın öldürüldü, 310 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, “Kadın cinayetleri devlet politikalarından bağımsız düşünülemez, kadın cinayetlerinin temeli siyasi uygulamalardır” dedi.

Son yıllarda kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve kadın istismarı Türkiye’nin değişmez gündem başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Ülkenin kadına şiddet ve kadın cinayetleri verilerine bakınca, cinayetlerde anlamlı bir azalma olmadığını, aksine arttığını görmek mümkün. Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, 1 Ocak - 31 Aralık 2023 tarihleri arasında basına yansıyan veriler üzerinden hazırladığı raporda, 385 kadının öldürüldüğü, 310 kadının ise şüpheli şekilde hayatını kaybettiği bilgisi paylaşıldı.

Raporda kadın cinayetlerinin yüzde 14,8’inin İstanbul, yüzde 9,1’inin İzmir, yüzde 5,7’sinin Ankara; cinsel saldırıya uğrayanların yüzde 34,6’sının İstanbul, yüzde 7,7’sinin Diyarbakır, yüzde 7,7’sinin Balıkesir’de; çocuğa dönük suçların yüzde 22,7’sinin İstanbul, yüzde 9,4’ünün Urfa, yüzde 9,8’inin Antalya’da yaşandığı bilgisine yer verildi.

Faillerin yüzde 32’si kadınların evli olduğu erkekler

Raporda, faillerin yüzde 35,5’inin yakınlık derecesinin bilinmediği, yüzde 32’sinin evli olduğu erkek, yüzde 7,1’inin boşandığı erkek, yüzde 4,7’sinin sevgili, yüzde 4,2’sinin boşanma aşamasında olduğu erkek olduğu bilgisi yer aldı. Bunun sayısal dağılımına dair de şu bilgiler paylaşıldı: “621 failin yakınlık derecesi bilinmiyor, 560 kişinin eşi, 124 kişinin eski eşi, 83 kişinin eski sevgilisi, 74 kişinin boşanma aşamasındaki eşi olduğu belirtilmiştir.”

“Kadın cinayetlerinin temeli siyasi söylemlerdir”

Artan kadın cinayetlerini Tigris Haber’e değerlendiren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, “Bizler her zaman kadın cinayetlerinin politik olduğunu söylüyoruz. Yani kadın cinayetlerinin münferit olmadığını önlenebilir olduğunu her zaman dile getiriyoruz. Bu anlamda devletin geliştirici politikalarının olması gerektiğini ısrarla söylüyoruz. İktidar ne kadar bu konuda iyi şeyler yaptık dese de mesele bu değil. Biliyoruz ki kadın cinayetlerinin temeli siyasi uygulamalar ve söylemlerdir.”

“İktidarın söylemleri zemin hazırlıyor”

İktidarın söylemlerinin kadın cinayetlerine zemin hazırladığına vurgu yapan Kaya şunları söyledi;

“Bugün baktığımızda hükümet Kadınların giyim kuşamına, kaç çocuk dünyaya getireceğine, yaşam tarzına vs. ilişkin açıklamalar yapıyor. Ayrıca iktidar tarafından dini söylemler, ataerkil yaşam biçimi, geleneksel kodlar yeniden üretiliyor. Bunlar toplum ve erkekler üzerinde bir etki yaratıyor. Erkekler bu söylemleri birer dayanak olarak görüyor ve kadınlara hükmetme veya kadınları baskı altında tutmayı hak sayıyor. Bu bağlamda bir diğer konu ise şiddet meselesi. Yani bir savaş ortamı mevcut. İktidar sürekli bir savaş kışkırtıcılığı yapıyor. Bu da toplum üzerinde şiddeti arttıran bir faktördür. Çünkü şiddet hızla gelişiyor, bir ülkede sürekli şiddetten, savaştan, ölümden bahsediliyorsa bireylerde şiddet eğilimi de gün geçtikçe artar. Bu sadece bireyi değil, yargıdan kolluğa kadar bütün devlet kurumlarını da ekliyor.”

“İstanbul Sözleşmesi kadın mücadelesiyle geri gelecek”

Kaya, ülkede gün geçtikçe artan kadın cinayetlerine rağmen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme konusuna tepki göstererek, “İstanbul Sözleşmesi, bir yol haritasıydı. Kadınlar için bir güvenceydi. Dolayısıyla çekilmeyle beraber şiddet gören kadınlar güvencesiz bırakıldı. Kadınlar herhangi bir şiddete maruz kaldıklarında, onları koruyacak bir mekanizma artık yok.

İstanbul Sözleşmesine bağlı 6284 sayılı yasa var. Bu yasanın uygulanması İstanbul Sözleşmesi’ne bağlıydı, yani kaynağı İstanbul Sözleşmesiydi. Fakat kaynağından koparılan bir yasa bu artık.

Biz kadınlar, kadın örgütleri kadın milletvekilleri, -hatta AKP’nin içerisindeki bazı vekillerin de böyle düşündüğünü biliyoruz- İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme konusunda rahatsızlığımızı ve kabul etmediğimizi ifade edebilirim. Biz o Sözleşmenin geri gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. İstanbul Sözleşmesi kadın mücadelesi sonucunda imzalanmış bir sözleşmeydi yine aynı şekilde kadın mücadelesiyle geri gelecek. Buna inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“Öldürülen kadınların, yaşamak için çabasını görüyoruz”

Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınlar yaşamak için çabalıyor aslında. Raporlarda görüyoruz. Öldürülen kadınların en az üçte biri koruma kararı alan kadınlardan oluşuyor. Yani öldürülen kadınların bir çabasını görüyoruz burada. Kadınlar o noktaya gelmemek için devletin birçok kurumuna başvuruyor, koruma kararı alıyor, sığınma evlerinde kalıyor, ama buna rağmen devlet politikaları yetersizliğinden öldürülüyor.

Burada bir parantez açmak istiyorum. Diyarbakır’da şiddete maruz kalan bir kadın vardı. Adı Melike. Eşinin şiddetinden kaçıp karakola sığınmıştı, kolluk onu eşine tekrar teslim etmişti. O günün sabahında eşi tarafından öldürüldü Melike. Yani böyle tedbirsizce bir durum söz konusu. Son olarak kadın cinayetlerinin önlenebilmesi için 6284 sayılı yasanın etkin bir şekilde uygulanmasını, çok sistematik ve örgütlü bir şekilde yeni politikaların üretilmesi gerektiğinin altını çizmekte fayda var.”

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.