Köklerin göklerinde

Üşümesin diye üzerini örttüğün birinin cenazesini kaldırmadan dünyayı anlayamazsın. 
İçinde bir ömür, yarım kalmış bir konuşmanın hüznü vardı. 
O Zilan anaydı, evlatlarının yetimi, canlarının öksüzü. 
Tam 9 yavrusunu toprağa vermiş, paramparça bir yürek...
Ömrü Mardinkapı mezarlığında geçmiş bir matem çiçeği. 
Dağların, taşların, ağaçların zikrini duyardı. Acıyla yoğrulmuş sabır aşı, evliya kılmıştı bağrını.
Dicle rüzgar olurdu asil ve zarif sükutuna. 
Rüzgar eşlik ederdi bu onurlu yangına. 
Kalbini kurban vermişti kan davasına. Bir avuç toprak için yere düşen binlerce masum candan bir demet idi, Zilan'ın kara öyküsü. 
Bir avuç dünya için birbirinin canını alan dedeler, miras bırakmıştı Zilan anaya o derin kederi. 
Aşiretler toplumun güzide bahçeleriydi. Kardeşlerinin en olgunu olmalıydı aşiret beyleri dediğin... 
Kan davalarını körükleyen değil, ateşe su dökenler olmalıydı. 
Gel gör ki aşiret beylerinin de kötüsü, çürüğü, canisi vardı. Bir bey şeytan gibi bir hayat sürünce, çevresi de katil sürüsüne dönüşebiliyordu. 
Zilan ananın evini bir gecede bastılar. Bir hamlede döküldü mutluluğun, iyiliğin, güzelliğin kanı yere. Ruhlar ahlar gibi yükseldi göğe. 
Tek bir yavrusu sağ kalmıştı. Onu da devlete verdi koruyabilmek için... 
O çocuk bütün azmiyle okudu, gül gibi yetişti, yeşerdi, çiçeğe durdu. 
Öğretmen oldu, binlerce barış çiçeği yeşertti. 
Yılmadı, günü geldi mebus oldu. Memleketine barış mevsimini getirdi. Nice aşiret beylerini eğitti, nice kan davalarını bitirdi. 
Zalimler koca bir ormanı yakar, buradan artık hayır gelmez sanırsın, sonra bir yağmur yağar, küçücük bir tohum filiz verir, o tohum işte umuttur, gün gelir o tohum şehirleri, bölgeleri, ülkeleri yeşertir. 
Zilan ana gibi yiğitlerin yüreklerini sökseler de, gün gelir devran döner, bir gün mutlaka bir gözyaşı dahi bir bahçeyi büyütür, bahçeleri ormanlara dönüşür. 
Bir ömür yaşanamayanları, söylenemeyenleri, büyüyemeyenleri büyüttü içinde. 
Son evladı içindeki hasrete dönüştü, düşünü gerçekleştirdi. 
En güzel intikam buydu, zulmün kökünü kurutmak.
Başka yiğit yürekler paramparça olmasın diye...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bilal Yavuz Arşivi

Meded

14 Ekim 2022 Cuma 00:05

Türkiye bahçesi

08 Ekim 2022 Cumartesi 00:05

Yol hakkı

07 Ekim 2022 Cuma 00:10

Kültür Festivali

05 Ekim 2022 Çarşamba 00:05

IRKÇILIK İLE CEHENNEM

03 Ekim 2022 Pazartesi 00:06

Faizle mücadele

30 Eylül 2022 Cuma 00:05

Aforizmalar

29 Eylül 2022 Perşembe 00:04

Peygamberimiz inceliklerin Efendisiydi

26 Eylül 2022 Pazartesi 10:00

SEZAİ KARAKOÇ GİBİ

19 Eylül 2022 Pazartesi 00:05