Ayşe Sökülmez

Ayşe Sökülmez

Latmos'a Rahmet Geldi

Bu kez Aydın Muğla Milas arası kayalıkların 124 metrekare alan üzerine kurulmuş bir tepedeyim. 
Oraya nasıl çıktım ne zaman çıktım neden çıktım bunu ben bile bilmiyorum. 
Gözümüzün önündekini görememek, burnumuzun dibini dahi, 
sormayın işte. 
Kayalıkların üzerindeyim. 
Sekizbinyıllık bir tarih var ayaklarımın altında ve uçsuz bucaksız topraklar, 
bereketli topraklar. 
Yerleşmiş göçmüş tüm halklarına kucak açmış rahmeti şefkati ve anaçlığı bariz belli olan ruh beni de bulup kucakladı işte ve tepedeyim. 
Modern zamanların alet edavatları var üzerimde, ne sandınız? Yani 
onlarla çıktım bu tepeye. 

Tralleis'li Seikilos'un mezar taşına yazdırdığı "Dünyanın İlk Notalı Şarkısı"nı dinliyorum. 
Tavsiye ederim yola çıkmadan siz de dinleyin ve yoldayken ve de ordayken tepelerde.. 
“Işılda henüz yaşıyorken 
Gamı tasayı at bir kenara 
Hayat çok kısa (hiç bir şeyin seni üzmesine izin verme) 
Ve her şey yenik düşerken zamana.” 

Kulağıma fısıldadı Seikilos vallah billah, 
mezar taşına vasiyet edip yazdırdığı yazıt taşıyla birllikte; yerinde değil. 
git bak dedi. 
Bulamazsın..! 
Kopenhag' a bir gün yolun düşerse ki düşsün, git orda! 
Gör bak. 
Oysa burda olayım isterdim tam doğduğum bu topraklarda. 
Sen beni devamlı dinle. 
Sesime kulak ver. 
Tıkama kulaklarını da gözünü de. 
Latmos'a Rahmet yağsın ve yağacak bir gün eninde, sonunda da.. 
Hani tüm dağlarına. 
Tepelerine. 
Dağ da denmiş tepe de ya hani. 
Beş Parmak Dağları. 
Saydım doğru. 
Bir iki üç dördüncüdeyim 
ve beş... 

"Latmos' a Rahmet Geldi" adlı bir oyunu Berlin'de sergilemek amaçlı, onları sadece davet edecek bir kurum kuruluş şahıs arayışına giren çok duyarlı keyifli bir arkadaş topluluğu tesadüf bana kadar ulaştı. 
Birincisi son derece mutlu oldum. 


Zira burnumuzun ucunu görmeyecek kadar kör olmuş yanı başımızdakinin sesini duymayacak kadar da sağır olmuşuz artık. 


Bu kesin ve bariz. 


Biliyorsunuz hep bencillikten yakınırım bomboş şişik egolardan insan egolarından, 
Hani aslanların, 
Ormanda kükreyen masallarda hikayelerde... 


Bildik kükremeler ve kendini beğenmişlik Bir şey olduk afra ve tafraları enerjimizi boşuna harcatan... 
Oysa doğru, gerçek kayda değer kıymetlerini sonsuza kadar her ne pahasına olursa olsun yüreklice bedeninde ruhunda taşıyan yüklenen güzel yürekli insanlar da var bu dünyada. Bencillikten uzak halleriyle ve tavırlarıyla iki yıldan beri uğraş verdikleri 


“Latmos' a Rahmet Geldi “oyunlarının sahnelenmesi için yine güzel deli yürekli dostların el atmasını beklediğim içindir bu yazıyı kaleme alışım... Oyunun mutfağında bizzat bulunan ve oyunun tanıtım iletişim bilişim her tür organizasyonunu yapan sevgili Canan Hanım'ın da kısa tanıtım yazısını ekliyorum. 
Değerlerimiz ve kıymetlerimize bugün değil yarın değil ŞİMDİ sahip çıkmanın fikir ve düşüncesinde olan tüm canlara bin selam olsun...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ayşe Sökülmez Arşivi

Bizde Seçim ve Tac Mahal

14 Mayıs 2023 Pazar 11:41

Hani cehennemde yanacaktık?

28 Nisan 2023 Cuma 00:10

Sarayı basmak

15 Temmuz 2022 Cuma 00:10

Öylesine bir gezi notu

04 Temmuz 2022 Pazartesi 00:05

On Turgut On Lira

16 Haziran 2022 Perşembe 00:05

VAN Uçağı ARTOS Dağı

08 Haziran 2022 Çarşamba 07:05

Yuro Eyro

27 Mayıs 2022 Cuma 00:05

Dar Hejiroke

19 Mayıs 2022 Perşembe 00:05

Mezopotamya'da Düşler

25 Nisan 2020 Cumartesi 06:21