Mamografi kanser yapar mı? Uzmanından ezber bozan açıklamalar

Mamografi kanser yapar mı? Uzmanından ezber bozan açıklamalar

Prof. Dr. Sadullah Girgin, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken teşhis, mamografi ve güncel tedavi yöntemlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Aynur SEVER İŞLEK

TİGRİS HABER - ​Güneydoğu Anadolu Meme Hastalıkları Derneği Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sadullah Girgin, Ekim Ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında meme kanserinde erken teşhisin önemini, mamografi hakkındaki yanlış bilinenleri ve tedavi süreçlerindeki yenilikleri anlattı.

Meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtarıcı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Girgin, tarama yöntemlerinden psikolojik desteğe, genetik risk faktörlerinden modern tedavi yaklaşımlarına kadar merak edilen pek çok önemli konuya açıklık getirdi.

"KANSER BİR KADER, ERKEN TEŞHİS BİR TERCİHTİR"

​ Meme sağlığı, tarama protokolleri, genetik risk faktörleri ve güncel tedavi yaklaşımları hakkında önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Girgin, "Erken teşhis meme kanserinde hayat kurtarır; kanser bir kader, erken teşhis ise bir tercihtir" diyerek çarpıcı bir uyarıda bulundu. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısının neredeyse yüzde 100’e yaklaştığını belirten Girgin, bu süreçte hastaların ağrı kesicilerden, ışın tedavilerinden ve büyük cerrahi operasyonlardan büyük ölçüde kurtulabildiğini ifade etti.

​TARAMA PROTOKOLLERİ VE YAŞ SINIRLARI NASIL GÜNCELLENDİ?

​Meme kanseri taramalarında her yaş grubuna ve risk durumuna göre uluslararası kılavuzlar doğrultusunda programlar uygulandığını belirten Prof. Dr. Girgin, toplumun "normal risk grubu" ve "riskli grup" olarak ikiye ayrıldığını söyledi. Normal risk grubundaki kadınlar için şu önerilerde bulundu:

​Farkındalık ve Kendi Kendine Muayene: Sağlık Bakanlığı 20 yaşından itibaren önerse de, meme kanseri bilincinin genç yaşlardan itibaren geliştirilmesi gerektiğini belirten Girgin, kadınların ömür boyu düzenli olarak ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmasını öneriyor. Adet gören kadınlar için en uygun dönemin adetin bitiminden sonraki ilk hafta olduğunu, adet görmeyenlerin ise ayın belirli bir gününü (örneğin ayın 1'i, 30'u veya maaş günü) sabitleyip bu kontrolü düzenli yapması gerektiğini vurguladı.

​Mamografi: 40 yaşından sonra yılda bir mamografi çekimi önerilirken, Sağlık Bakanlığı politikaları gereği bu süre 2 yılda bir olarak da uygulanabiliyor. Yaşam beklentisi 5 yılın altına düşmediği sürece 40 yaşından sonra düzenli mamografi çekilmesi tavsiye ediliyor.

​Riskli grupta yer alan (ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan veya gen testi pozitifliği saptanan) bireylerde ise taramalara ilk görülen kanser yaşından 10 yıl önce başlanması gerektiğini belirten Girgin, bu hastalara mamografinin yanı sıra yılda bir kez Meme MR (Manyetik Rezonans) taraması da önerdiklerini kaydetti.

​MAMOGRAFİ HAKKINDAKİ YANLIŞ BİLİNENLER

​Halk arasında mamografinin kansere yol açtığına dair yanlış bir algı olduğunu belirten Prof. Dr. Girgin, bu iddiaların tamamen hurafe olduğunu vurguladı. Mamografinin oldukça düşük dozda radyasyon içerdiğini ve bilimsel olarak meme kanseri gelişimi üzerinde herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığını kanıtlayan veriler olduğunu dile getirdi. Öyle ki, bir kişinin çektirdiği bir tomografide ömrü boyunca çekeceği mamografiden daha fazla radyasyon aldığını, bir akciğer grafisinin ise yaklaşık 8 mamografi çekimine eşdeğer radyasyon yükü getirdiğini belirtti.

​TEDAVİDE YENİLİKLER VE "MEME KORUYUCU" YAKLAŞIMLAR

​Günümüzde meme kanseri tedavisinde kanser hücresinin ve reseptörlerin özelliklerine göre çok çeşitli kemoterapi, immünoterapi ve antihormonal tedavilerin uygulandığını belirten Prof. Dr. Girgin, bu gelişmelerin başarı oranlarını ciddi oranda artırdığını ifade etti.

​Her hastanın memesinin tamamen alınmadığını, gelişen onkoplastik cerrahi teknikler sayesinde vakaların çoğunda memenin korunduğunu belirtti. Ayrıca metastatik vakalarda dahi modern tedavi yöntemleriyle yaşam süresinin çok ciddi oranlarda uzatıldığını ve kür’e yakın tedavi şanslarının yakalandığını ekledi.

​PSİKOLOJİK DESTEK VE TOPLUMSAL EKSİKLİKLER

​Kanser tedavisinde fiziksel sürecin yanı sıra psikolojik desteğin de hayati önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Girgin, Türkiye'de psikolojik ve psikoterapi desteğinin gelişmiş ülkelere kıyasla hala çok yetersiz kaldığını belirtti. Özellikle sivil toplum örgütleri öncülüğünde kurulan hasta destek gruplarının, yeni tanı alan hastaların moralini yükseltmede ve tedavi sürecini göğüslemesinde büyük bir rol oynaması gerektiğinin altını çizdi.

​ERKEKLERDE MEME KANSERİ GÖRÜLEBİLİR Mİ?

​Meme kanserinin sadece kadınlara özgü bir rahatsızlık olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Girgin, her 100 kadına oranla 1 erkekte de meme kanseri gelişebileceğine dikkat çekti. Özellikle ailesinde erkek meme kanseri öyküsü bulunan erkeklerin bu konuda daha dikkatli olmaları ve şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden bir hekime başvurmalarının gerekliliğini vurguladı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.