Mem Ararat ateş püskürdü: Sizin benimle derdiniz ne?

Mem Ararat ateş püskürdü: Sizin benimle derdiniz ne?
Mem Ararat, açıklamasında yıllardır emeğinin görmezden gelindiğini ve kendisine yönelik tutumları sert sözlerle eleştirerek, “Sizin benimle derdiniz ne?” ifadeleriyle tepki gösterdi.

İbrahim İnanç YILDIZ

Kürt sanatçı Mem Ararat, sosyal medya hesabından “Kürt toplumu için” notuyla yayımladığı uzun videolu açıklamada, Kürt kültür sanat çevrelerine, kurumlara ve bazı isimlere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Yaklaşık 12 yıldır emeğinin sömürüldüğünü savunan Ararat, ekonomik zorluklar yaşadığını, buna rağmen yıllarca kurumlara destek verdiğini söyledi.

Birlik, adalet ve dayanışma çağrısı yapan sanatçı, paylaşımında kırgınlığını ve öfkesini dikkat çeken ifadelerle dile getirdi.

“Lütfen birbirinizle barışık olun”

Mem Ararat açıklamasına Kürt toplumuna seslenerek başladı: “Ey Kürtler, ey mertler, ey hanımlar ve beyler, ey aydınlar, ey sakallı ve aksakallılar, lütfen birbirinizle barışık olun ve adaletten yana olun.”

Kendisini ve kökenini anlatan sanatçı şu ifadeleri kullandı: “Adım Memo ve Kürt toplumundan bir şahsiyetim. Hacı Fatê’nin oğlu Halil’in oğluyum. İki Fırat arasında, anne ve babamın emeğiyle, Mazı Dağı’nın Derik şehrinde bir zeytin ağacı gibi yeşerdim. Sürüsünden kopmuş o turna benim, o bir çift kırık kanat benim, bir şairin rüyasında gökyüzüyüm. Sözüm ve sazımdan başka hiçbir şeyim yok.”

“Soran’ım, Zaza’yım, Kelhor’um ve Lor’um”

Kürt kimliğinin farklı parçalarına vurgu yapan sanatçı, sözlerinin ise Kurmanci olduğunu belirtti: “Ben Soran’ım, Zaza’yım, Kelhor’um ve Lor’um; ama sözlerim Kurmanci’dir.”

Ararat, yaşadığı kırılmayı şu sözlerle anlattı: ”Fırtınalar koptu, rüzgarlar esti, yer sarsıldı ve yeryüzü ateşe verildi. Ama siz beni köklerimden, hayallerimden kopardınız.”

“Kimsenin uşağı değilim”

Hiçbir siyasi yapı ya da grubun karşısında olmadığını belirten Mem Ararat, Kürtler için çalışan herkesi desteklediğini söyledi: “Hiçbir Kürt partisinin veya grubunun karşıtı değilim; kim Kürtler için üst üste iki taş koyarsa, sözüm sözdür ki onun destekçisi ve neferiyim.”

Ararat, bağımsız duruşuna da vurgu yaptı: “Ama şunu bilmelisiniz ki kimsenin babasının uşağı da değilim.”

“Kalbim avucumda konuşuyorum”

Paylaşımında duygusal ifadeler kullanan sanatçı, sözlerinin samimi olduğunu dile getirdi: “Ayakkabısını ters giymiş beş yaşındaki bir çocuk gibi, kalbim avucumda ve tüm sözlerim samimidir.”

Bazı isimlere ve çevrelere tepki gösteren Ararat şunları söyledi: “İyi söz de kötü söz de sahibinindir. Herkes sütüne göre konuşur ve onların kelimelerinin beş kuruşluk değeri yoktur.”

“Kırgınlık olmadan bu meseleye bir çare bulun”

Sanatçı, çevresindeki isimlere seslenerek şöyle konuştu: “Şexo kardeşim, gel de şahitlik et. Üç aydır meseleye çare arıyoruz, kırgınlık olmadan bu meseleye bir çare bulun.”

Ararat, bazı çevrelerin sorun çözmek yerine daha fazla karmaşa yarattığını savundu: “Ama bu beyler hiçbir kural tanımıyor, suyu yokuşa sürüyor ve başımızı döndürüyorlar. Ey hanımlar ve beyler, başınız sıkıştığında imdadınıza kimin yetiştiğini hatırlamıyor musunuz? Kayyumlar her şeye el koyduğunda yanınızda kim durdu? Ama artık biliyorum ki sizin yanınızda emeğin hiç hatırı yokmuş.”

“Programlara kendi cebimden gittim”

Sanatçı, yıllardır çeşitli programlara maddi karşılık beklemeden katıldığını ifade etti: “Programlarınıza kaç kez sadakatle geldik; hatta çoğu zaman yol masraflarını ve müzisyenlerin ücretini cebimden verdim.”

Kurumsal ilişkilere rağmen dostluk hukukunu koruduğunu belirten Ararat şöyle devam etti: “Yine de diyordum ki bu kurumun suçu değil şahsiyetlerindir.”

“Aynı hata ve açgözlülük devam etti”

Yaşadığı sorunların sürekli tekrarlandığını söyleyen Mem Ararat, şu ifadeleri kullandı: “Sonra beni çağırdınız ve ‘Arkadaşlar yanlışlık yapmış’ dediniz. Sonra yeni arkadaşlar geliyordu, o yanlışı ve kötülüğü daha da beter ediyorlardı. Sonra başkaları geliyordu, sonra başkaları, başkaları… Ve aynı hatayı daha kötü yapıyorlardı. Arkadaşlar temizdi, ben mi kötüydüm.”

“Sabrım denizlerden taşarak bitti”

Ararat, yaşadığı kırgınlığın artık dayanılmaz hale geldiğini söyledi: “Vallahi sabrım koca denizlerden taşarak bitti artık, kabul etmiyor. Sizin benimle derdiniz ne? Benim üzerimde ne emeğiniz var? Bana ne borcunuz var? Hepsini ortaya dökün ve tüm kamuoyuna duyurun. Ey KOM müzik ve Erdal Avcı ne zaman bir şey dediğimde “bizde halkımızla paylaşırız” dedin. Buyur halkımız burada.”

“O para başınızı yesin”

Kendisine yöneltilen eleştirilere sert tepki gösteren sanatçı şöyle konuştu: “Acılarımız üzerinden şarkı yapıp para kazandığımı söylüyorlar. O para başınızı yesin! Bilgi benim bilgim, dert benim derdim, acı benim acımdır. Ey akılsızlar, benim acımın bedelini mi bana kakıyorsunuz? Vallahi siz çıldırmışsınız. Madem acı sizin acınızdı, hadi siz de iki kelimeyi yan yana getirin. Elinizi tutan mı var?”

“Tüm alkışlar sizin olsun”

Sanatçı, kendisine yöneltilen eleştirilerin ardından şu ifadeleri kullandı: “Tüm alkışlar ve paralar sizin olsun, o para başınızı yesin. Binlerce Zana var, binlerce Taybet var, binlerce Cemile var. Hadi buyurun, siz de iki kelam edin de dünya âlem görsün. Musa, Firavun'a dedi ki: "Senin ne sözünün değeri var ne de kanunun." Bu yüzden, bir sözün manası olması için önce o sözün ve kanunun sahibinin kendi sözüne inanması ve kanununu uygulaması gerekir

“Bu emek hırsızlığı değil midir?”

Demokrasi ve emek vurgusu yapan Mem Ararat, yaşadıklarını “zulüm” olarak nitelendirdi: “Bu 12 yıldır, karşılıksız olarak, bir iğne ucu kadar kimin üzerimde emeği varsa gelsin tüm emeğime el koysun. Hani demokrasi, hani insan hakları, hani emek ve emekçilik? Söyleyin, bu emek hırsızlığı ve zulüm değil midir?”

Ararat, kendisini yıllarca savunmasız bıraktığını ifade ederek şunları söyledi: “Kardeş ve yoldaş olabilmek için kendimi feda ettim ve karşınıza beş yaşındaki bir çocuk kadar savunmasız çıktım. Ama siz kendinize tıpkı size zulmedenlerinki gibi bir taht kurdunuz. Görünüşe göre biz uşağız, vallahi siz de efendisiniz.”

“Albümlerin tüm masraflarını ben karşıladım”

Sanatçı, müzik üretim süreçlerinde yaşadığı maddi yükü şu sözlerle anlattı: “Tüm şarkılar benim dertlerimdir, albümlerin tüm masraflarını da bu yoksul halimle ben karşıladım. Üstelik baskı parasını bile benden aldınız. Tüm bunlara rağmen ses çıkarmadım ama siz hâlâ razı değilsiniz. Dile gelmişsiniz ama ne bahtınız var ne vicdanınız. 12 yıl yetmedi mi? Duyuyorum ki sanatçılığımı beğenmiyormuşsunuz ve görünüşe göre sizin gözünüzde makul bir sanatçı değilim. Madem öyle, emeğimi her seferinde çalarken hiç mi utanmıyorsunuz?”

“Meyve yemek isteyen ağaca hürmet etmeli”

Paylaşımında metaforlar kullanan Ararat, emeğe saygı çağrısı yaptı: “Meyve yemek isteyen, ağaca hürmet etmelidir. Etrafındaki otları temizlemeli ve yazın sıcağında ona bir avuç su vermelidir. Meyvesini kopardığında ise en azından iki güzel söz söylemelidir.”

Ardından şu sert ifadeleri kullandı: “Ama siz hakaret ettiniz ve ağacın dallarını kırdınız. Söyleyin, hangi vicdan buna el verir?”

“Kapım artık çeliktendir”

Açıklamasının sonunda çok sert bir mesaj veren Mem Ararat şunları söyledi: “Camdan olan kapım ve pencerem, sizin için sonuna kadar açıktı ama artık kırıldılar. Kirli ayakkabılarınızla çiçeklerimi ezdiniz; inancımı ve kalbimin camını kırdınız. Gözünüz aydın olsun. Kapım ve pencerem artık çeliktendir ve sizin için sonsuza dek kapalıdır.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.