Narin Güran davası Meclis gündeminde: DEM Parti’den araştırma önergesi
İbrahim İnanç YILDIZ
TİGRİS HABER - Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 19 gün sonra Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin dava süreci, bu kez Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşındı.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Narin Güran davasında yaşanan teknik, hukuki ve toplumsal tartışmaların araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talebiyle TBMM Başkanlığı’na önerge sundu.
Çelenk, önergesinde özellikle yargılamada kullanılan teknik delillerin bilimsel güvenilirliğinin, HTS ve daraltılmış baz analizlerinin, görüntü inceleme raporlarının ve yargılama sürecinde kamuoyu baskısının etkisinin araştırılması gerektiğini savundu.
“ADİL YARGILANMA HAKKI BAKIMINDAN AĞIR TARTIŞMALAR ORTAYA ÇIKTI”
Sevilay Çelenk, TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergenin gerekçesinde Narin Güran dosyasının yalnızca bir cinayet davası olarak ele alınamayacağını belirterek, sürecin adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, bilirkişilik sistemi ve teknik delillerin güvenilirliği açısından da incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Çelenk, önergesinde şu değerlendirmeye yer verdi:
“Ardından başlayan soruşturma ve yargılama süreci ise Türkiye’de adil yargılanma hakkı, bilirkişilik sistemi, teknik delillerin güvenilirliği ve ceza yargılamalarının kamuoyu baskısı altında yürütülmesi bakımından son derece ağır tartışmaları beraberinde getirmiştir.”
Önergede, dava sürecinde aile üyelerinin medya ve sosyal medya yayınları üzerinden peşinen suçlu ilan edildiği ve bunun soruşturma ile yargılamanın sağlıklı yürütülmesini etkileyebilecek bir kamuoyu atmosferi oluşturduğu ileri sürüldü.
NARİN GÜRAN DAVASINDAKİ TEKNİK DELİLLER MECLİS GÜNDEMİNDE
Araştırma önergesinin önemli başlıklarından birini, Narin Güran davasında kullanılan HTS kayıtları, daraltılmış baz analizleri ve görüntü inceleme raporları oluşturdu.
Çelenk, bağımsız uzman incelemeleri ve dosyadaki karşı oy yazısında teknik delillerin güvenilirliğine ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunun belirtildiğini ifade etti.
Önergede, özellikle “daraltılmış baz” analizleriyle kişilerin geçmişteki konumlarının oda oda ve adım adım tespit edilebildiği yönündeki değerlendirmelerin bilimsel açıdan ayrıca araştırılması gerektiği savunuldu.
Çelenk, bu konunun yalnızca Narin Güran dosyasıyla sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Daraltılmış baz analizleriyle kişilerin geçmişteki konumlarının oda oda, adım adım tespit edilebildiği yaklaşımının sorgulanmaksızın kabul edilmesi, yalnızca Narin Güran dosyası bakımından değil, bütün yurttaşlar açısından da tehlikeli sonuçlar doğurma potansiyeli taşımaktadır.”
UKB RAPORU VE GÖRÜNTÜ İNCELEMELERİ DE ARAŞTIRILSIN
Önergede, Ulusal Kriminal Büro (UKB) adlı özel şirket tarafından hazırlanan görüntü inceleme raporlarına yönelik tartışmalara da yer verildi.
Çelenk, düşük çözünürlüklü görüntüler üzerinden yapılan “karartı” değerlendirmelerinin insan hareketliliğini kesin biçimde ortaya koyup koyamayacağının bilimsel olarak incelenmesi gerektiğini belirtti.
Önergede ayrıca söz konusu incelemelerin olay yerinde saha doğrulaması yapılmadan gerçekleştirilmiş olmasına ilişkin iddiaların da araştırılması talep edildi.
Çelenk, teknik raporların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının gerekçeleri arasında yer almasının, bu raporların bilimsel yöntem ve güvenilirlik açısından yeniden değerlendirilmesini gerekli kıldığını savundu.
“ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ GÖZ ARDI EDİLDİ”
Narin Güran davasının istinaf aşamasında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı tarafından yazılan karşı oy da önergenin gerekçesinde önemli bir başlık olarak yer aldı.
Çelenk, karşı oy yazısında delillerin eksik incelendiği, teknik raporların kesin kanaat oluşturmaya yeterli olmadığı ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin gözetilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeler bulunduğunu belirtti.
Araştırma önergesinde, bu karşı oyda ortaya konulan hukuki ve teknik değerlendirmelerin Meclis tarafından incelenmesi gerektiği ifade edildi.
NEVZAT BAHTİYAR’IN CEZASI DA ÖNERGENİN GEREKÇESİNDE
Önergede Narin Güran’ın cansız bedeninin Eğertutmaz Deresi’ne taşınması konusunda hüküm giyen Nevzat Bahtiyar’ın aldığı ceza ile diğer sanıklar hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları arasındaki fark da gündeme getirildi.
Çelenk, dosyada Narin Güran’ın cansız bedenini dere yatağına taşıdığı ve cesede temas ettiği sabit olan kişinin Nevzat Bahtiyar olduğunu belirterek, sanıklar hakkında verilen cezaların gerekçelerinin ve deliller arasındaki ilişkinin Meclis Araştırma Komisyonu tarafından incelenmesini istedi.
Önergede, yargılama sürecinin farklı aşamalarında Bahtiyar hakkında verilen kararların değiştiğine de dikkat çekildi.
OTOPSİ GÖRÜNTÜLERİNE ERİŞİM TARTIŞMASI
Araştırma önergesinde ayrıca dosyada bulunan otopsi fotoğraf ve video kayıtlarına erişim konusunda yaşanan hukuki tartışmaya da yer verildi.
Önergede, Arif Güran vekili tarafından talep edilen otopsi fotoğraf ve video kayıtlarının kendisine verilmesi talebinin Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiği ve mahkemenin gerekçesinde “maktulün lekelenmeme hakkı ve özel hayatın gizliliği” ifadelerine yer verildiği belirtildi.
Çelenk, delillere erişim ve savunma hakkı bakımından ortaya çıkan bu tür meselelerin de araştırılması gerektiğini savundu.
“NARİN GÜRAN DOSYASINDA MADDİ GERÇEK EKSİKSİZ ARAŞTIRILMALI”
Çelenk, önergesinde kamuoyunda büyük yankı uyandıran davalarda medya ve sosyal medya baskısının yargılama süreçleri üzerindeki etkisinin de araştırılması gerektiğini belirtti.
Önergede, Narin Güran’ın ölümünün ardından aile üyelerini peşinen suçlu ilan eden yayınların yapıldığı, bazı iddiaların kesinleşmiş gerçekler gibi kamuoyuna sunulduğu ve bunun masumiyet karinesi bakımından ciddi sorunlar doğurduğu ifade edildi.
Çelenk ayrıca Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi kapsamında hiçbir dosyanın üzerinin örtülmeyeceği ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için çalışılacağı yönündeki açıklamalarına atıfta bulundu.
Çelenk, bu yaklaşımın Narin Güran dosyası bakımından da eksiksiz biçimde uygulanması gerektiğini belirterek, “aynı adalet ve hakikat arayışının Güran ailesi bakımından da eksiksiz biçimde işletilmesi” çağrısında bulundu.
TBMM’DE NARİN GÜRAN İÇİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASI İSTENDİ
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Anayasa’nın 98. maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün 104. ve 105. maddelerine dayanarak Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
Önergede; Narin Güran davasındaki teknik delillerin güvenilirliği, bilirkişi raporlarının niteliği, HTS ve daraltılmış baz analizlerinin bilimsel sınırları, görüntü inceleme yöntemleri, delillere erişim, masumiyet karinesi ve medya baskısının yargılamaya etkisi başta olmak üzere sürecin bütün yönleriyle araştırılması istendi.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.