OpenAI’nin yapay zekâ hamlesi matematik dünyasını sarstı

OpenAI’nin yapay zekâ hamlesi matematik dünyasını sarstı

OpenAI’nin yaklaşık 4 bin matematik problemi üzerinde çalıştırdığı yeni yapay zekâ modeli, bilim dünyasında tartışma yarattı.

TİGRİS HABER - Aralarında Fields Madalyası sahibi iki matematikçinin de bulunduğu beş Fransız bilim insanı, teknolojinin araştırma süreçlerini dönüştürürken insanın düşünme, anlama ve keşfetme rolünü nasıl etkileyeceğine ilişkin kaygılarını dile getirdi.

Yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmeler, matematik alanında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. OpenAI’nin yeni modelinin binlerce matematik problemi üzerinde çalışarak yüzlerce araştırma ortaya koyması, bilim insanlarını matematiğin geleceğini ve insanın bilimsel üretimdeki yerini yeniden değerlendirmeye yöneltti.

Şirketin 7 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre model, yaklaşık 4 bin matematik problemi üzerinde çalıştı. Her problem için ortalama üç saat harcayan yapay zekâ, 372 farklı problem ailesinde toplam 719 çalışma üretti. Ortaya çıkan çalışmaların bilimsel geçerliliğinin ve matematiğe sağlayacağı katkının belirlenmesi için uzman incelemesi gerekiyor.

Fransız Liberation gazetesi, gelişmenin ardından aralarında Fields Madalyası sahibi iki ismin de bulunduğu beş tanınmış matematikçinin görüşlerini yayımladı. Bilim insanları, yapay zekânın araştırmaları hızlandırma potansiyelini kabul ederken matematiksel düşüncenin makinelerin ürettiği sonuçlara indirgenmesi ihtimaline dikkat çekti.

“DÜNYAYI ANLAMA GÜCÜMÜZÜ MAKİNELERE Mİ DEVREDECEĞİZ?”

2022 Fields Madalyası sahibi ve Cenevre Üniversitesi profesörü Hugo Duminil-Copin, yapay zekânın daha önce üzerinde çalıştığı bir matematik problemine zarif bir çözüm getirdiğini öğrendiğinde etkilendiğini anlattı. Buna rağmen bilimsel çalışmalarında bu teknolojiyi kullanmamayı tercih ettiğini belirtti.

Duminil-Copin’e göre matematik, yalnızca doğru sonuca ulaşmaktan ibaret değil. Bir problemi anlamak, çözüm üzerinde düşünmek ve edinilen bilgiyi başkalarına aktarabilmek de bilimsel sürecin temel unsurları arasında yer alıyor.

Matematiksel çalışmaların bütünüyle yapay zekâya bırakılmasının insanın dünyayı anlama yeteneğini makinelere devretmesi anlamına gelebileceğini savunan Duminil-Copin, OpenAI’nin duyurusunun kendisini duygusal olarak etkilediğini ve ağladığını ifade etti.

Bilim insanı, şirketin yıllardır aynı problemler üzerinde çalışan araştırmacıların emeğini yeterince dikkate almadan bir güç gösterisinde bulunduğunu ileri sürdü. Özellikle binlerce sayfaya ulaşan matematiksel ispatların yeterince doğrulanmadan kamuoyuna duyurulması konusundaki kaygılarını dile getirdi.

Bununla birlikte Duminil-Copin, insan sezgisinin ve matematiksel düşüncenin önemini koruyacağına inanıyor.

YAPAY ZEKÂYA “DOPİNG” BENZETMESİ

Fransız Matematik Derneği Başkanı ve Paris-Cité Üniversitesi profesörü Isabelle Gallagher da yapay zekânın matematik araştırmalarındaki etkisine ilişkin endişelerini dile getirdi.

2016 yılında Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nin (CNRS) Gümüş Madalyası’nı kazanan Gallagher, yapay zekânın üzerinde çalıştığı Navier-Stokes problemiyle ilgili kendi araştırma deneyimlerini paylaştı. Bir dönem bu problemin çözümüne yönelik umut verici bir yaklaşım bulduğunu düşündüğünü belirtti.

Gallagher, yapay zekâ kullanmamasının iki temel nedeni olduğunu söyledi: Teknolojinin çevresel maliyeti ve araştırma temposunun makineler tarafından belirlenmesi ihtimali.

Yapay zekâyı bir tür “doping” olarak nitelendiren Gallagher, yüzlerce problemin çözüldüğüne ilişkin açıklamaların ardından büyük bir üzüntü yaşadığını aktardı. Ancak ortaya çıkan sonuçların tümünü reddetmenin de doğru olmayacağını belirterek bilimsel yayıncılık, doktora eğitimi ve araştırma yöntemlerinin yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

MATEMATİKSEL ARAŞTIRMALARDA YENİ DÖNEM

École des Ponts et Chaussées profesörü Amaury Hayat, yapay zekânın bir gün matematik alanında insanlardan daha başarılı olabileceğini uzun süredir düşündüğünü söyledi. Ancak bu gelişmelerin matematikçiler arasında bu kadar güçlü duygusal tepkilere yol açacağını beklemediğini ifade etti.

Hayat’a göre asıl risk, insanların matematiksel ispatları anlama becerisini zamanla kaybetmesi. İspatların makineler tarafından hazırlanması durumunda, insanların bu sonuçları gerçekten kavrayıp kavrayamayacağı önemli bir soruya dönüşüyor.

Bazı meslektaşlarının yaşanan belirsizlik nedeniyle yeni doktora öğrencileri kabul etmeyi reddettiğini de aktaran Hayat, bütün bu değişimlere rağmen matematiğin süreçten güçlenerek çıkabileceğini düşünüyor.

“BİNLERCE YILLIK MATEMATİK PRATİĞİNİN YASINI TUTMAK GEREKİYOR”

Sorbonne Üniversitesi profesörü ve Fransız Bilimler Akademisi üyesi Sylvia Serfaty, yapay zekânın matematik alanındaki etkisini bir tsunamiye benzetti. 2014 yılında Henri Poincaré Ödülü’nü kazanan Serfaty, büyük bir dönüşüm beklediğini ancak gelişmelerin bu kadar hızlı yaşanacağını öngörmediğini belirtti.

Serfaty’ye göre matematik, doğru soruların sorulmasıyla çok daha hızlı sonuçlara ulaşılabilecek yeni bir döneme giriyor. Bu değişim, matematiksel problem çözme süreçlerinin giderek sanayileşmesi anlamına geliyor.

Yeni dönemde kavram geliştirme, teori oluşturma ve doğru soruları belirleme becerilerinin daha fazla önem kazanacağını ifade eden Serfaty, matematiksel araştırmaların yüzyıllar boyunca şekillenen yöntemlerinin değişmekte olduğuna dikkat çekti.

Matematikte bir düşüncenin olgunlaşmasının aylar, hatta onlarca yıl sürebildiğini hatırlatan Serfaty, yapay zekânın bu süreleri önemli ölçüde kısaltabileceğini söyledi. Bu durumun genç matematikçilerin eğitiminden akademik kadrolara kadar birçok alanın yeniden düzenlenmesini gerektirebileceğini belirtti.

Serfaty, matematik eğitiminde kara tahta ve tebeşir gibi geleneksel yöntemlerin yeniden önem kazanabileceğini de dile getirdi. Ona göre teknolojinin ürettiği sonuçlardan çok, bu sonuçların arkasındaki fikirleri ve kavrayışı değerlendirmek giderek daha önemli hâle gelebilir.

“MATEMATİKÇİLER MAKİNELERİN SÖZCÜSÜ OLMAMALI”

2010 Fields Madalyası sahibi ve Lyon 1 Claude Bernard Üniversitesi profesörü Cédric Villani de OpenAI’nin çalışmalarına ilişkin çelişkili duygular taşıdığını belirtti.

Matematiksel fizik alanındaki çalışmalarıyla tanınan Villani, şirketin yaklaşımından rahatsızlık duyduğunu ancak ortaya çıkan yeni matematiksel sonuçları da ilgi çekici bulduğunu söyledi.

Villani’nin temel kaygısı, matematikçilerin makinelerin ürettiği sonuçları aktaran kişilere dönüşmesi. Kendi araştırmalarında yapay zekâ kullanmadığını belirten bilim insanı, doktora öğrencilerinin de bu teknolojiden yararlanmasını yasakladığını aktardı.

Doktora eğitiminin yalnızca bir sonuca ulaşmayı değil, analiz yapma, sentez kurma ve bağımsız düşünme becerilerini geliştirmeyi de amaçladığını vurgulayan Villani, yapay zekânın hazırladığı bir ispatı anlayabilmek için bile güçlü bir matematik altyapısına ihtiyaç duyulduğunu hatırlattı.

Villani’ye göre uygun kuralların ve etik ilkelerin belirlenmesi hâlinde matematik, insanlara düşünme ve keşfetme imkânı sunmayı sürdürebilir.

BİLİM DÜNYASININ GÜNDEMİNDE AYNI SORU VAR

Beş Fransız matematikçinin değerlendirmeleri, yapay zekânın bilimsel araştırmalardaki rolüne ilişkin farklı yaklaşımları ortaya koydu. Bazı bilim insanları teknolojiyi kullanmayı tercih etmezken bazıları yaşanan dönüşümün kaçınılmaz olduğunu düşünüyor.

Bununla birlikte ortak kaygı, matematiğin yalnızca problemlerin çözülmesine indirgenmesi ve insanın bu süreçteki rolünün zayıflaması.

Yapay zekâ, matematiksel araştırmaları hızlandırma ve daha önce çözülmesi güç görülen problemlere yeni yaklaşımlar geliştirme potansiyeli taşıyor. Ancak ortaya çıkan sonuçların doğrulanması, ispatların anlaşılması ve bilimsel bilginin güvenilirliğinin korunması önemini sürdürüyor.

Tartışmanın merkezinde ise şu soru bulunuyor: Matematikte başarı yalnızca doğru cevaba ulaşmak mı, yoksa o cevaba nasıl ulaşıldığını anlamak da en az sonuç kadar önemli mi?

Yapay zekânın bilim dünyasındaki etkisi büyürken bu sorunun yanıtı, gelecekte matematik eğitiminin ve araştırma yöntemlerinin nasıl şekilleneceğini belirleyen temel başlıklardan biri olacak.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.