Ortadoğu krizi tatlı sektörünü vurdu: Baklavaya dev zam kapıda

Ortadoğu krizi tatlı sektörünü vurdu: Baklavaya dev zam kapıda
Küresel ticaretin can damarı Hürmüz Boğazı'nda tırmanan askeri ve siyasi gerilim, enerji piyasalarının ardından küresel gıda zincirini de derinden sarstı.

TİGRİS HABER - İran menşeli fıstık, safran ve kuru üzüm sevkiyatlarının lojistik hatlardaki aksamalar nedeniyle bıçak gibi kesilmesi, uluslararası gıda pazarında hammadde maliyetlerini tırmandırdı. Sektör temsilcileri ve ekonomi analistleri, bölgedeki askeri ablukanın sürmesi halinde baklava fiyatlarına kısa süre içinde yüzde yirmi oranında zam yapılmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Ortadoğu’da ABD, İsrail ve İran üçgeninde tırmanan askeri hareketlilik, ince hamuru, şerbeti ve iç harcıyla hassas bir küresel hammadde ağına bağımlı olan lüks tatlı üretimini hammadde kıtlığıyla karşı karşıya bıraktı. Tedarik zincirinde yaşanan tıkanmalar, özellikle Körfez ülkelerinde üretim maliyetlerini doğrudan etkilerken, perakende fiyatlarında ani bir sıçrama beklentisi yarattı.

Eski stoklar tükendi toptan piyasada fiyatlar fırladı

Körfez bölgesinin en büyük tatlı üreticilerinden olan ve Dubai, Şarika, Acman ile Abu Dabi'de çok sayıda şubesi bulunan üreticiler, sahadaki krizin boyutunu gözler önüne serdi. Ramazan ve Kurban Bayramı öncesinde yüklü miktarda fıstık depoladıkları için perakende fiyatları şimdilik sabit tuttuklarını belirten işletmeciler, toptan hammadde pazarında dengelerin tamamen bozulduğunu aktardı.

Lojistik güzergahlardaki tıkanıklıklar nedeniyle İran fıstığının teslimat süreleri uzarken, ürünün toptancı pazarındaki fiyatı kısa sürede yüzde on beş oranında artış gösterdi. Piyasada alternatif ikame ürünler bulunmasına rağmen, bazı toptancıların jeopolitik krizi fırsata çevirerek fiyatları yapay bir şekilde yüzde on ila on beş arasında yükselttiği saptandı. Sevkiyat bariyerlerine takılan İran kuru üzümünde de yüzde onluk fiyat artışı görülürken, Dubai'deki safran tüccarları ellerindeki son iki kilogramlık stok sayesinde fiyatı şimdilik koruduklarını, ancak yeni sevkiyat gelmezse safran fiyatlarında da patlama yaşanacağını vurguluyor.

Antep ve Halep fıstığı pazarda tampon görevi görüyor

İran fıstığında yaşanan tedarik krizinin Körfez pazarındaki ani fiyat patlamalarını sınırlayan en önemli etken Türkiye ve Suriye oldu. Pazarda İran fıstığının ikamesi olarak Türkiye’nin dünyaca ünlü tescilli Antep fıstığı ile Suriye’nin Halep fıstığının hala erişilebilir olması, tatlı üreticileri için adeta can simidi görevi görüyor.

İran Fıstığı Derneği yetkilileri ise Hürmüz Boğazı'ndaki blokaj nedeniyle fıstığın iç piyasada sıkıştığı ve ucuzladığı yönündeki iddiaları net bir dille yalanladı. İran’ın yıllık fıstık üretiminin iki yüz yirmi bin ton civarında olduğunu belirten sektör temsilcileri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin sadece bir tüketim pazarı değil, tüm dünyaya açılan bir yeniden ihracat merkezi olduğunun altını çizdi.

Askeri operasyonların ve siyasi gerilimin tırmandığı şubat ayının sonundan bu yana bölgeye tek bir kilo dahi fıstık gönderilemediği belirtilirken, normal şartlarda her üç ayda bir Körfez’e gönderilen dört ila altı bin ton arasındaki fıstık arzının tamamen kesildiği itiraf edildi. Analistler, sevkiyatın bu şekilde durması halinde Körfez pazarının kalıcı olarak Türk ve Suriye fıstığına yöneleceğini, İran’ın ise bu bölgedeki pazar payını tamamen kaybedebileceğini öngörüyor.

Küresel gıda güvenliğine gübre darbesi

Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilim sadece lüks tüketim ve tatlı sektörünü değil, küresel tarımın omurgasını da tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelindeki üre, potas, amonyak ve fosfat gibi toplam gübre ticaretinin yaklaşık üçte biri bu kritik boğaz üzerinden gerçekleştiriliyor.

Dünyanın en büyük gübre üreticilerinden Norveç merkezli Yara firmasının yöneticileri, lojistik aksaklıkların gübre arzını baltaladığını belirterek hayati bir uyarıda bulundu. Gübre kullanımının azalmasının özellikle gelişmekte olan ve yoksul ülkelerde tarımsal rekolteyi ciddi şekilde düşüreceği ve küresel gıda enflasyonunu patlatacağı vurgulandı. Krizin başlangıcından bu yana küresel gübre fiyatlarının yüzde seksen oranında fırlaması, yükselen nakliye ve üretim maliyetleri kanalıyla dünyadaki tüm temel gıda ürünlerinin fiyatları üzerinde kalıcı bir enflasyon baskısı yaratmaya devam ediyor.

Kaynak:HalkTV - Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.