“Sanayici üretmek istiyor, maliyetler elini kolunu bağlıyor”

“Sanayici üretmek istiyor, maliyetler elini kolunu bağlıyor”

DOGÜNSİFED Başkanı Devrim Türk, Tigris Haber’e bölge sanayisinin fotoğrafını çekti: Yüksek finansman maliyetleri, enerji ve işçilik giderleri, işletme sermayesi sorunu ve lojistik dezavantajlar yatırımların önünü kesiyor.

Şaban YILMAZ - Özel

TİGRİS HABER - Türk, “Yatırımcının temel sorunu bölgeye inanmaması değil, yatırımın zamanlamasında ihtiyatlı davranması” derken, Diyarbakır ve bölge için 10-15 yıllık yeni bir kalkınma ve yatırım programı çağrısı yaptı.

sanayici-uretmek-istiyor-maliyetler-elini-kolunu-bagliyor

Doğu ve Güneydoğu Anadolu sanayisi, yatırım potansiyeline rağmen yüksek maliyetler ve finansmana erişim sorunları arasında sıkışıyor. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım ilgisi sürerken, mevcut sanayiciler yüksek finansman maliyetleri, enerji ve işçilik giderleri, hammadde fiyatları, iç talepteki yavaşlama ve lojistik sorunlarla mücadele ediyor.

Doğu ve Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (DOGÜNSİFED) Başkanı Devrim Türk, Tigris Haber’in sorularını yanıtlayarak bölge sanayicisinin yaşadığı sorunları ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini değerlendirdi.

Türk’ün çizdiği tabloya göre sorun, yatırımcının Diyarbakır’a olan güveninin kaybolmasından çok, yatırım yapmanın giderek daha maliyetli ve riskli hale gelmesi.

YATIRIMCI VAR, ANCAK YATIRIM KARARI BEKLİYOR

Diyarbakır’a yönelik yatırım ilgisinin ve potansiyelinin devam ettiğini belirten Türk, OSB’lerdeki doluluk, devam eden yatırımlar ve yeni yatırım taleplerinin bunun göstergesi olduğunu söyledi.

Ancak yatırım talebi ile yatırımın fiilen hayata geçirilmesinin aynı şey olmadığını vurgulayan Türk, yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin yatırımcıyı daha temkinli davranmaya ittiğini belirtti.

Türk, mevcut durumu iki yönlü değerlendirdi: Bir tarafta Diyarbakır ve bölgenin geleceğine inanan yatırımcılar, diğer tarafta ise yatırımını erteleyen veya ekonomik koşulların netleşmesini bekleyen işletmeler.

Bu tablo, bölgenin yatırım potansiyeli ile mevcut ekonomik koşullar arasındaki açığı da ortaya koyuyor.

SANAYİCİNİN GÜNDEMİNDE FİNANSMAN VAR

Türk’e göre bugün sanayicinin en büyük sorunu finansmana erişim ve finansmanın maliyeti.

Buna enerji, işçilik ve hammadde maliyetlerindeki artış, kur ile maliyetler arasındaki dengesizlik ve iç talepteki yavaşlama da ekleniyor.

Bu koşullar altında bazı firmalar üretim ve ihracatını artırmayı başarırken, bazı işletmeler kapasitesinin altında çalışıyor, yatırımlarını yavaşlatıyor ve nakit akışı sorunları yaşıyor.

Türk, Türkiye’nin enflasyonla mücadelesinin gerekli olduğunu belirtirken, dezenflasyon sürecinin üretim kapasitesinde ve sanayinin rekabet gücünde kalıcı kayıplara yol açmaması gerektiğine dikkat çekti.

Sanayicinin beklentisini ise seçici finansman mekanizmaları oluşturuyor. Türk; üretimi, ihracatı, istihdamı ve teknolojik dönüşümü destekleyecek yeni finansman modellerine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

BÖLGE SANAYİCİSİ AYNI YÜKÜN ALTINDA DEĞİL

Bölgedeki sanayicinin Türkiye’nin diğer bölgelerindeki işletmelerle aynı ekonomik koşullarda değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Türk, Diyarbakır başta olmak üzere bölge illerinin ilave yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Lojistik maliyetleri, demiryolu ve karayolu bağlantıları, sınır kapılarının etkinliği, nitelikli işgücüne erişim ve finans kuruluşlarının bölgeye yaklaşımı bu sorunların başında geliyor.

Türk, İstanbul veya Batı Anadolu’daki bir sanayi kuruluşuyla Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Siirt ve Şırnak’taki yatırımcının aynı başlangıç koşullarına sahip olmadığını belirterek, aynı teşvik anlayışının bölgesel sorunları çözmeye yetmeyeceğini savundu.

“Eşit olmayan başlangıç koşullarında herkese aynı teşviki vermek tek başına yeterli değildir” diyen Türk, bölgenin rekabet dezavantajlarını azaltacak finansman, lojistik, enerji, eğitim ve altyapı politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

“TEŞVİK VERMEK YETMEZ”

Diyarbakır’ın ve bölgenin yatırım potansiyeline dikkat çeken Türk, yalnızca teşvik paketleriyle sonuç alınamayacağını belirtti.

Türk’e göre yatırımcıya para desteğinin yanında güven, hukuk, öngörülebilirlik, altyapı ve uzun vadeli kalkınma perspektifi de sunulması gerekiyor.

Bu nedenle Türkiye’nin yeni bir sanayi stratejisine ihtiyacı olduğunu belirten Türk, bölgesel kalkınmanın bu stratejinin temel unsurlarından biri olması gerektiğini ifade etti.

Türk, en az 10-15 yıllık perspektife sahip bir Bölgesel Kalkınma ve Yatırım Programı oluşturulması çağrısında bulundu.

“ASLINDA SORUN YATIRIMCININ BÖLGEYE İNANMAMASI DEĞİL”

Mevcut yatırımcıların yeni yatırımlarını ertelediğini ve daha uygun ekonomik koşulları beklediğini belirten Türk, bunun yalnızca Diyarbakır’a özgü olmadığını söyledi.

Ancak asıl tartışılması gerekenin mevcut yatırımların başka illere taşınıp taşınmadığından çok, Türkiye’nin önümüzdeki 10-15 yıldaki yeni yatırımlarının hangi bölgelere yöneleceği olduğunu belirtti.

Türk, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni sanayi ve kalkınma stratejisinin merkezinde yer alması gerektiğini söyledi.

BÖLGENİN POTANSİYELİ VAR, ALTYAPISI YETERSİZ

Tarım ve gıda sanayisi, yenilenebilir enerji, tekstil, madencilik, turizm, lojistik ve teknoloji alanlarında önemli bir potansiyel bulunduğunu belirten Türk, Irak ve Suriye üzerinden Ortadoğu pazarlarına erişimin de bölge açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.

Ancak bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesi için kamu yatırımlarının artırılması gerektiğini vurguladı.

Demiryolları, ulaşım altyapısı, sulama, enerji, lojistik merkezleri, sınır kapıları, OSB’ler, teknoloji merkezleri ve tarıma dayalı ihtisas sanayilerinin öncelikli alanlar olması gerektiğini ifade eden Türk, kamunun altyapıyı hazırlaması, özel sektörün ise bunun üzerine üretim ve istihdam oluşturması gerektiğini belirtti.

BARIŞIN EKONOMİK FATURASI VE FIRSATI

Türk, yatırım ortamını yalnızca faiz, döviz, enflasyon ve maliyetler üzerinden değerlendirmedi.

Hukuki ve siyasi öngörülebilirliğin de yatırım kararlarında önemli olduğunu belirten Türk, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ndaki konuşmasına atıfta bulunarak, Kürt meselesinin demokratik siyaset ve hukuk zemininde çözülmesi ile silahın bütünüyle devreden çıkmasının ekonomik açıdan da önemli bir fırsat oluşturabileceğini söyledi.

Türk, bunun doğrudan ve otomatik biçimde yatırım getireceği şeklinde bir değerlendirme yapılmaması gerektiğini de vurgulayarak, kalıcı barış, demokratikleşme ve hukuki öngörülebilirliğin yatırımcı açısından güven ortamını güçlendirebileceğini ifade etti.

“Sermaye riskten kaçar, güvene gider” diyen Türk, barış ortamının ekonomik ayağının da oluşturulması gerektiğini söyledi.

“BÖLGEYİ SADECE DESTEKLENMESİ GEREKEN COĞRAFYA OLARAK GÖRMEYELİM”

Türk, bölgenin yıllardır güvenlik harcamaları, göç, düşük yatırım ve kullanılmayan insan kaynağı nedeniyle ekonomik bedel ödediğini belirterek, kalkınma anlayışının değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Bölgeyi yalnızca ekonomik olarak desteklenmesi gereken bir coğrafya olarak görmek yerine Türkiye ekonomisinin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendirmek gerektiğini belirten Türk, kamu yatırımlarının da bu bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Türk’e göre hedef yalnızca bölgenin Türkiye ortalamasına yaklaşması olmamalı. Bölgenin üretim, ticaret, enerji ve lojistik kapasitesi geliştirilerek Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan merkezlerinden biri haline getirilmesi gerekiyor.

“BARIŞ, DEMOKRASİ, HUKUK VE KALKINMA BİRBİRİNDEN AYRILAMAZ”

DOGÜNSİFED Başkanı Devrim Türk, önümüzdeki dönemin yalnızca güvenlik veya siyasi başlıklarla ele alınmaması gerektiğini belirterek ekonomik dönüşüm çağrısı yaptı.

Gençlerin kendi kentlerinde iş bulabilmesi, ekonomik nedenlerle göçün azalması, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata daha fazla katılması, girişimcinin finansmana ulaşabilmesi ve yatırımcının geleceğini öngörebilmesi gerektiğini söyledi.

Türk, bölgesel kalkınma için güçlü kamu yatırımları, özel sermaye, kamu-özel sektör ortaklıkları ve uzun vadeli sanayi stratejisinin birlikte uygulanması gerektiğini belirtti.

Türk’ün değerlendirmeleri, bölge sanayisinin önündeki temel sorunun yalnızca yatırımcı çekmek olmadığını; mevcut sanayicinin üretimini sürdürebileceği, yatırım kararını ertelemek zorunda kalmayacağı ve rekabet edebileceği bir ekonomik ortamın oluşturulması gerektiğini ortaya koyuyor.

nn

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.