Sosyal medyada yeni dönem mi başlıyor? MEB’den meta hamlesi

Sosyal medyada yeni dönem mi başlıyor? MEB’den meta hamlesi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sosyal medya şirketi Meta'ya dava açacaklarını duyurdu.

TİGRİS HABER - Tekin, "Çocuklarımızın bu ortamlarda pedagojik anlamda yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşı karşıya kalmalarının, akademik gelişimleri ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediği gerekçesiyle diğer ülkelerde, Amerika'da ve Avrupa Birliği'nde açıldığı gibi biz de Bakanlık olarak böyle bir süreci başlatacağız." ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Birleşik Arap Emirlikleri ziyareti dönüşünde açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Tekin, okullarda güvenlik tedbirlerine ilişkin soru üzerine, alınacak tedbirleri kategorileştirdiklerini anlatarak, "En temel tedbirimiz, okullarda rehberlik faaliyetlerinin artırılması. Bununla ilgili bir eğitim içeriği oluşturduk rehber öğretmenlerle. Sonra Bakanlığımızın Bakanlık Yönetim Sistemi üzerinde bazı tedbirler aldık. Yani uyarıcı tedbirleri harekete geçirdik. Bunun gibi pedagojik anlamda almamız gereken bazı tedbirler var, onları aldık" yanıtını verdi.

Okullarda güvenlik personeli veya polis görevlendirilmesi, polis ekip araçlarının devriye yapması, güvenlik kameralarının yenilenmesi gibi tedbirleri de ilgili bakanlıklarla birlikte aldıklarını dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

"Sosyal medya, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim kontrol edebileceğimiz bir şey değil. Biz öğrencilere her ne kadar okullarda cep telefonu yasaklamış olsak da, öğrencilere sosyal medya konusunda uyarılarda bulunsak da çocuk eve gittiğinde odasına kapanıyor ve sosyal medyayı kullanıyor. Dolayısıyla, burada yapılması gereken önemli başlıklardan bir tanesi, sosyal medya üreticilerinin, hem içerik üretenler hem de sosyal medya şirketlerinin bu konuda sorumluluk sahibi olmaları. Çünkü dünyanın her tarafında, mesela geçtiğimiz hafta başında Avrupa'da ve Amerika'da da oldu benzer olaylar."

“DAVA AÇMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

Bir gazetecinin, Meta’ya dava açan aileler olduğunu belirtmesi üzerine, "Evet, biz de böyle bir hazırlık içerisindeyiz şu anda. Biz de açmayı düşünüyoruz." ifadesini kullandı. Bakan Tekin, şöyle devam etti:

"Çocuklarımızın bu ortamlarda pedagojik anlamda yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşı karşıya kalmalarının, akademik gelişimleri ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediği gerekçesiyle diğer ülkelerde, Amerika'da ve Avrupa Birliği'nde açıldığı gibi biz de Bakanlık olarak böyle bir süreci başlatacağız. Aslında Türkiye'de bu süreci yöneten ana bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı değil. Bununla ilgili Ticaret Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, oralarda yürütülen çalışmalar var. Onların yetki ve görevleri var ama biz bu konudaki kararlı tutumumuzu göstermek için böyle bir sürecin içerisine gireceğiz."

"İÇERİKLERİNİZİ ÇOCUKLARIN ZARAR GÖRMEYECEĞİ ŞEKİLDE ONAYLAYIN"

Tekin, "Meta'ya davayı 'Bu tarz içeriklere yer veriyorsunuz, bizim çocuklarımız kötü etkileniyor, dolayısıyla biz sizden şikayetçiyiz.' diye mi açacaksınız?" sorusuna, "Evet, ya içeriklerinizi bu çocukların erişemeyeceği şekle sokun ya da çocukların zarar görmeyeceği şekilde onaylayın. Yani bu şekilde değiştirecek içerikleri." yanıtını verdi.

"PROFESYONEL OKUL YÖNETİCİLERİ DÜŞÜNCESİ KONUŞULABİLİR"

Bakan Tekin, "Diyelim öğretmen olarak atandığı okulda kaçıncı yılı, ne zaman geldi, görevleri neler, kaç saat derse giriyor, derse gelmiş mi gelmemiş mi? Ya da öğrenci verileri, akademik başarılardan disiplin uygulamalarına, öğrenci devamsızlığından rehber öğretmen kayıtlarına kadar. Bu verileri bizim derlememiz gerekiyor. Derlemek de yetmiyor, bunlardan bir analiz yapabilmemiz lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Sistem sayesinde il ve ilçelerde, okullardaki devamsızlık oranını, öğrenci başarı durumunu ve anomalileri gözlemleyebildiklerini anlatan Tekin, şöyle devam etti:

"Mesela, sen milletvekilisin, diyorsun ki 'Benim ilçeme okul lazım.' Bakıyoruz, söylediğiniz yerde bir kilometre mesafede şu okullar var. Bir tuş daha var, tıklıyorum, TÜİK'in verileri düşüyor. 2030, 2040, 2050 nüfus projeksiyonları. Burada ihtiyaç yok. Ya da il müdürü bize diyor ki "Şurada bir arsamız var, biz bu okulu oraya yapıyoruz." Hemen bizim İnşaat Emlak Genel Müdürlüğü oradan nüfus projeksiyonlarına bakıyor, orada okul var mı yok mu ona bakıyor. Ondan sonra da 'Orada yapmana izin veriyorum' ya da 'Vermiyorum' diyor."

Tekin, yeni okullara ihtiyaç duyulan bölgeler olduğunu belirterek, "Özellikle imara yeni açılan yerler var, nüfus artışının hızlı olduğu yerler var. Bir de okul ihtiyacının zaman içerisinde tam olarak karşılanmadığı Şanlıurfa gibi yerlerimiz var." ifadesini kullandı.

"Kamu yönetimi mezunları okul müdürü olarak istihdam edilebilir mi, teknik anlamda yönetmek için?" sorusu üzerine Tekin, şu cevabı verdi:

"İki başlı bir yönetim oluşturmak gibi bir düşünce içerisinde değiliz. Ancak profesyonel okul yöneticileri düşüncesi konuşulabilir. Şu anda biliyorsunuz, bizim mevzuatımıza göre okul müdürü diye, okul yöneticisi diye bir kadro yok. Bu bir ikinci görev. Yani aslında öğretmen. Asli görevi öğretmenlik, öğretmenliğe ek olarak müdürlük yapıyor. Böyle olduğu için de belli bir saat derse girmek zorunda. Bugün hemen gündemimizde olan bir şey değil ama buna geçilmesi konusu tartışılabilir."

Kaynak:Birgün

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.