Tatile Çıkıp Yorgun Dönenler

Bizim ülkemizde tatil, çoğu zaman dinlenmek için değil, yorulmak için yapılıyor.
Sabahın köründe kalkılan turlar, bir günde beş şehir gezme planları, “buraya kadar geldik, görmeden dönmeyelim” ısrarları… Sonra da eve dönerken “Oh be, tatil bitti, artık dinlenirim” diyoruz.

Oysa tatil, aslında kendimizi yenilemek, zihnimizi boşaltmak, hayatın koşturmacasına küçük bir mola vermek için var. Ama biz tatili de bir yarışa çeviriyoruz. Fotoğraf çekmek için gidiyoruz, paylaşmak için geziyoruz, kanıtlamak için eğleniyoruz.

Bir başka sorun da şu: Dinlenmeyi lüks sanıyoruz. Çalışmak kutsal, koşturmak erdem, yorulmak normal… Ama “hiçbir şey yapmamak” sanki suçmuş gibi. Halbuki bazen en büyük üretkenlik, hiçbir şey yapmamaktan doğuyor.

Belki de tatil anlayışımızı değiştirmemiz gerekiyor. Tatil, illa uzaklara gitmek, kalabalıklar içinde dolaşmak değildir. Bazen evde sessizce kitap okumaktır, bazen yakın bir dostla uzun bir kahve sohbeti, bazen sadece kendinle kalmaktır.

Çünkü tatilin özü, kilometre değil; dinginliktir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Muhammed Esen Arşivi

Sessizliğin Gücü

18 Eylül 2026 Cuma 00:01

Analog Hafızanın İntikamı

23 Ağustos 2026 Pazar 00:01

Ölümsüz Ağacın Gölgesinde

11 Temmuz 2026 Cumartesi 00:02

Bavulların Arkasında Kalan Gizli Dünya

06 Temmuz 2026 Pazartesi 00:01

Adresini Kaybeden Şehirler

29 Haziran 2026 Pazartesi 00:01

Zamanın yeni çalgısı

25 Haziran 2026 Perşembe 00:02