Türkiye’nin gömülü sorunu ve mayın mağdurlarının hikâyeleri: Geride Kalanlar
Mümin Ağcakaya
TİGRİS HABER - DİTAV’da düzenli hale gelen; ‘Amida Akademi Söyleşileri’nin okur-yazar buluşmasında yazar Nurcan Baysal’ın kara mayınlarını, mayın mağdurlarının hikâyelerini konu alan; ‘Geride Kalanlar’ kitabı üzerine oldu. Yazar Nurcan Baysal, sanatçı Lale Mansur ve Toplumsal Duyarlılık ve Şiddet Karşıtları Derneğİ (DUY-DER) kurucusu Özlem Öztürk’ün konuşmacı olarak katıldığı söyleşinin moderatörlüğünü DİTAV Diyarbakır başkanı yazar Şeyhmus Diken yaptı.
Yazar Diken açılış konuşmasında; Dünyada özellikle sivil insanların hayatını tehdit eden kara mayınlarının; sadece ölümlere yol açmakla kalmadığını, sadece fiziki olarak değil; ruhsal ve psikolojik travmaların yaşamasına da neden olduğunu söyleyerek bu çalışmada emeği geçenlere teşekkür etti.

Yazar Nurcan Baysal mayın meselesinin 1990’larda dikkatini çekmeye başladığını, o zamanlar basında küçük haberler olarak bahsedildiğini fakat daha sonra 2000’lerin başında BM’lerde çalıştığı dönemde toprağın altında milyonlarca mayının döşenmiş olduğunu öğrendiğini, bunların sadece sınır bölgelerine değil, sınırın içinde de birçok alana yerleştirildiğini öğrendiğini söyledi. Baysal; köye dönüşlerde en büyük engellerden birinin de köylerin etraflarına yerleştirilmiş olan bu mayınların olduğunu, bu konuyla ilgilenen DUY-DER’in önemli bir açığı kapattığını söyledi.
İnsanın bir uzvunun kopması onun bütün yaşamını tamamen değiştiren travmatik sorunlara yol açtığını; geride kalanlara ne olduğuna dair ise kimse bir şey söylemiyordu. Yani bu konuda bir şeyler yapmak istiyorduk. Ne yapacağımızı aslında bilmiyorduk. Mayın mağdurlarının tamamen sahipsiz olduğunu, üzerinde fazla konuşulan bir sorun olarak da görülmediğinden bahsederek bu konudaki çalışmalarını anlattı. ‘Geride Kalanlar’ kitabında mayın yaralanmaları sonucu geride kalanların öykülerinden örnekler verdi. Yazdığı ‘Geride Kalanlar’la sahipsiz kalan bu sorunlara dikkat çekmek istediğini söyledi.

Yazar Baysal, Türkiye’nin BM Ottawa Sözleşmesini imzalaması ve oraya verdiği raporlara vurgu yaparak mayınları temizleme konusundaki taahhütlerini ve ülkeler arasındaki veri karşılaştırmalarını dile getirdi.
Sanatçı Lale Mansur, Diyarbakır’a tiyatro ve turneler dolayısıyla da çok gelip gittiğini, Nurcan Baysal sayesinde mayınlardan haberi olduğunu, kitabın duygusal yükünün çok ağır olduğunu, mayından kaynaklanan sorunların içini çok acıttığını, mayında uzuvlarını kaybedenler için yaşanan sağlık, protez sorunları ve bölge milletvekillerinin bu soruna ilgisizliklerine anlam veremediğini söyleyerek; insanların daha fazla duyarlılık göstermesi gerekir dedi.
Daha sonra söz alan; Toplumsal Duyarlılık ve Şiddet Karşıtları Derneği (DUY-DER) kurucusu Özlem Öztürk de konuşmasında sorunun insan hakları penceresinden bakmak gerektiğini söyleyerek; “Evrensel bir bakış açısıyla bakılıp insan hakları ihlali olduğu çünkü en temel yaşam hakkını ihlal eden bir sorun olduğu için bu perspektifle değerlendirilip çözüm önerilerini ve uygulanacak yöntemlerin bu perspektif doğrultusunda uygulanması gerektiğini söylüyoruz ve savunuyoruz.” Diyerek 1960’larda Adnan Menderes Hükümeti döneminde sınır güvenliği meselesiyle başlayan mayınlama işlerinin daha sonra sınır içlerine kaydığını söyleyerek mayın meselesinin Kürt sorununun önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.

Sanatçı Lale Mansur DİTAV Galerisinde Diyarbakır Surlarının kurtarıcısı olarak bilinen Albert Louis Gabriel’in çektiği fotoğraflardan oluşan resim sergisini gezdi.
Etkinlik bitiminde katılan Diyarbakır Büyükşehir Eş Başkanı Doğan Hatun başka bir program nedeniyle yetişemediğini söyledi ve etkinliğe katılanlarla sohbet etti.
Yapılan söyleşi etkinliğinden sonra Yazar Nurcan Baysal’ın ‘Geride Kalanlar’ kitabını söyleşiye katılan Lale Mansur ve Özlem Öztürk’le beraber imzaladılar. Hatıra fotoğraflarının çekilmesinden sonra etkinlik sona erdi.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.