1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. VİDEO - TYP’liler sözleşme istiyor
VİDEO - TYP’liler sözleşme istiyor

VİDEO - TYP’liler sözleşme istiyor

Toplum Yararına Program (TYP), kapsamında kamu kurumlarında çalışan İŞKUR personellerinin çalışma süresi 30 Haziran’da dolarken, MEB bünyesinde çalışan TYP’li güvenlik personelleri devletten sözleşme istiyor.

A+A-

Ali Abbas Yılmaz/ Yılmaz Yigitler/ ÖZEL

İŞKUR üzerinden TYP kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen personellerin çalışma süreleri 30 Haziran itibariyle doluyor.

TYP kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesine çevre temizlik, güvenlik, temizlik gibi birçok alanda çalışan MEB personeli geçici süreyle görev başındaydı. Fakat 30 Haziran itibariyle MEB TYP personeli için görev süresi artık sona erecek. Okullarda çalışan TYP personelinin süresinin uzatılıp uzatılmayacağı belirsizliğini korurken, Diyarbakır’da İŞKUR bünyesinde çalışan TYP’liler sözleşme istiyor.

İŞKUR’dan konu ile ilgili yapılan açıklamada TYP’de çalışırken sözleşmesi biten, fakat yeniden TYP’ye girmek isteyen vatandaşların 3 ay beklemek zorunda olduğu belirtilmişti. Bu nedenle 30 Haziran’da sözleşmesi biten MEB TYP personeli, yeni açılacak olan bir sonraki sezon TYP ilanlarına başvuru yapabilecek. Asgari ücrete çalışan ve birçoğu Sur mağduru olan Diyarbakır’daki TYP’liler ise 30 Haziran’da dolacak çalışma sürelerinin sonunda işsiz kalmanın tedirginliğini yaşıyor. Çalışma sürelerinin süreklileşmesini isteyen TYP’liler devletten sözleşme bekliyor. TYP’lilere sözleşme verilmesi için meclise önerge verildiğini ve tüm partilerin TYP personellerine sürekli bir iş imkanı sağlanması için el ele vermesi gerektiğini ifade eden Diyarbakır’daki TYP personelleri müjde bekliyor.

eyp.jpeg

30 Haziran’dan sonra işsiz kalmak istemiyoruz

Pandemi sürecinde bankalarda, belediyelerde ve postanelerde çalışan TYP’li güvenlikçilerden Murat Esenler, şöyle konuştu: “TYP-İŞKUR güvenlik personeli olarak Milli Eğitim’de çalışıyoruz. Şuanda pandemi süreci olduğu için bankalarda ve Postanelerde, belediyelerde güvenlik personeli olarak çalışıyoruz. Salgın döneminde devletimizin ve halkımızın yanında olduk. Devletimizden kadro olmasa da sözleşme istiyoruz. İşimizde süreklilik olsun istiyoruz. Çalışma süremiz 30 Haziran’da doluyor. Devletimiz bize sürekli bir iş verirse başka da bir şey istemiyoruz. Okullarda çocukların güvenliğini sağlıyoruz. Uyuşturucu olsun, kötü alışkanlıklar olsun, öğrencilere dışarıdan gelebilecek tehlikeler olsun tüm bu tehditlerin önüne geçiyoruz. Hem öğrencileri hem öğretmenleri hem okulu koruyoruz. Şuan Milli Eğitim’e bağlı çalışıyoruz ve sistemde kursiyer olarak gözüküyoruz. Biz bu mesleğin eğitimini almış insanlarız. Güvenlik soruşturmasının ardından aldığımız güvenlik eğitimi ile işe başlıyoruz. Biz işimizde süreklilik istiyoruz. Baki Ersoy MHP milletvekili bu konuda Meclise önerge de verdi. AK Parti buna kısmi olarak destek veriyor. İYİ Parti, CHP ve diğer partiler de destek veriyor. 2 Haziran’da Meclis açılıyor. Tek isteğimiz meclise sunulan bu önergeye 2 Haziran’dan sonra tüm partilerin birleşerek evet demeleri ve meclisten geçirmeleridir. Devletimiz güçlü bir devlettir. Diğer devletlere kıyasla gücü pandemi sürecinde de test edildi. Avrupa devletlerini övüyorlardı ama salgın döneminde her şey görüldü. Güçlü olan devletimizin bize sahip çıkmasını istiyoruz. Tek dileğimiz sürekli bir iş. Devletimiz Milli Eğitim Bakanlığında taşeron olarak 6 aylığına geçici bir süreyle personel aldı. Onların ödeneğini de devlet işsizlik maaşından veriyordu ama onlara da kadro verdiler. Biz de geçici olarak çalışıyoruz. Kurumların temizlik kadrosu ihtiyacı yok ama okullarda güvenlikçi kadrosu yok. Devletin buna bir el atmasını istiyoruz. Buna bir çare bulsunlar artık.

 

 

 

‘Annem babam yaşlı ve eve bakan tek kişiyim’

Koronavirüs pandemisi sürecinde devletin yanında olduklarını belirten TYP personeli Ramazan Tunç, ise şunları söyledi:  “Covid-19 sürecinde biz devletimizle el ele verip çalışıyoruz. Biz TYP kapsamında çalışan personelleriz. 30 Haziran’da çalışma süremiz doluyor ve devletimizin bizim arkamızda durmasını, yanımızda olmasını istiyoruz. Bir ay sonra işimize son verilecek ve herkes gibi biz de İŞKUR kapılarında beklemek zorunda kalacağız. Salgın sürecinde biz nasıl ki halkımızın hizmetinde çalıştıysak devletimizin de yanımızda olmasını istiyoruz. Ayrıca biz Sur mağduruyuz da. Sur’da evimiz yıkıldı, kiracıyız. Evde çalışanımız da yok. Annem babam yaşlı ve eve bakan tek kişiyim. Devletin durumumuzu göz önünde bulundurarak bize el atmasını istiyoruz. 30 gün sonra süremiz dolduğunda evde oturmak istemiyoruz. Bakacağımız boğaz çoktur; annemiz, babamız, kardeşlerimiz evde başka çalışanımız yok. Ayda aldığımız asgari ücret ile zar zor evi geçindiriyoruz. Suyu, elektriği, doğalgazı, kirası, yeme içmesi, evin giderleri bunlarla uğraşıyoruz. Devletimizden isteğimiz 30 Haziran’a kadar bize bir sözleşme vermesidir. Diyarbakır’da TYP kapsamında çalışan 3 bin 500 kişi vardır. 30 Haziran oldu mu hepsi işsiz kalacak ve evde oturmak zorunda kalacak. Hepimizin bakmakla yükümlü olduğu insanlar var, çoluğu çocuğu olanlar var hepsi aç kalacak. Devletimizin tüm bunları göz önünde bulundurmasını istiyoruz.”

Kadro değil sözleşme istiyoruz

3 aylık işsizlik süresince perişan olduklarını ifade eden TYP’li Erdinç Dinçer, “İŞKUR bünyesinde çalıştığımız için bizim kalıcı bir istihdamımız yok. O nedenle bir sözleşme olur kalıcı kalırız diye düşünüyoruz. 3 ay boşta kaldığımızda çoluk çocuk perişan oluyoruz. Asgari ücret üzerinden çalıştığımız için yetmiyor. Kadro da istemiyoruz ama sözleşme kapsamında kalıcılaşırsak bizim için iyi olur. En azından kaldığımız yer belli olur. İnşallah bu işe yetkililer bir el atar da sözleşmeli oluruz. Umudumuz var, inşallah oldu” diye konuştu.

‘İşimizde süreklilik istiyoruz’

TYP’li Haşim Arcanlı ise şunları dile getirdi: “Biz TYP-MEB okul güvenliği olarak işimizde süreklilik istiyoruz. Sesimizi inanın Cumhurbaşkanı duymamıştır, duyarsa eminim ki gerekeni yapar. Kadro şart değil bize, biz sadece işimizde süreklilik istiyoruz. Asgari ücrete razıyız biz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.