Yaşar Güler: "NATO'nun yüzde 5 savunma yatırım taahhüdünü önemli görüyoruz"

Yaşar Güler: "NATO'nun yüzde 5 savunma yatırım taahhüdünü önemli görüyoruz"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ATO Congresium'daki Savunma Sanayii Forumu'na katıldı.

TİGRİS HABER - Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "NATO'nun yüzde 5 savunma yatırım taahhüdünü de önemli görüyoruz. Zira bu taahhüt, aynı zamanda İttifakın caydırıcılığını güçlendirme, savunma üretimini ölçeklendirme ve ihtiyaç duyduğumuz kabiliyetleri zamanında sahaya yansıtma iradesinin somut göstergesidir" dedi.

Güler, Forum'un açılışında yaptığı konuşmada, Forum'da İttifak'ın gelecekteki caydırıcılık ve savunma mimarisini şekillendirecek en kritik alanlardan birini, savunma sanayi kapasitesini, üretim gücünü ve yenilikçi kabiliyetleri ele aldıklarını belirtti. İçinde bulunulan güvenlik ortamının açık bir gerçeği hatırlattığını kaydeden Güler, sözlerine şöyle devam etti:

"Ülkeler egemenliklerini, hak ve menfaatlerini koruyabilmeleri için güçlü bir devlet yapısına, etkin bir diplomasiye, caydırıcı bir askeri kapasiteye ve sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosistemine sahip olmalıdırlar. Bu çerçevede NATO'nun kolektif savunma anlayışı ve müttefikler arasındaki dayanışma ruhu ve birlikte hareket etme kararlılığı, bugün her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Bu kararlılığı destekleyen üretim kapasitesi, mühimmat stoku, platform modernizasyonu, sürdürülebilir tedarik zincirleri ve hızlı uyum sağlayabilen sanayi ekosistemi de bir o kadar hayatidir."

"KAAN PROGRAMI, HAVA HAREKAT ALANINDA TÜRKİYE'NİN YENİ BİR LİGE ÇIKTIĞINI GÖSTERİYOR"

Güler, Ukrayna'daki savaşın modern harp ortamında mühimmat tedarik hızının, insansız sistemlerin, hava ve füze savunmasının, elektronik harbin ve hızlı inovasyonun ne kadar belirleyici olduğunu gösterdiğine işaret etti. Son dönemde Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaşanan gelişmelerin ulaştırma hatları güvenliği ile tedarik zinciri yönetiminin artık savunma planlamasının ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Güler, herkes için temel sorunun "Taahhütlerimizi ne kadar hızlı gerçek kabiliyete dönüştürebiliyoruz" olduğunu söyledi. Güler, şunları kaydetti:

"Ankara Zirvesi'nin ana hedeflerinden biri de Müttefiklerin savunma yatırımlarındaki artışlarını göstermeleri, yeni yetenek hedeflerine ulaşmaları, üretim kapasitelerini büyütmeleri ve daha güçlü, daha yenilikçi, daha dayanıklı bir transatlantik savunma sanayi tabanı inşa etmeleridir. Bu bilinçle hareket eden Türkiye, savunma sanayindeki yerli ve milli üretim kapasitesini, mühendislik altyapısını küresel ölçekte dikkati çeken bir seviyeye ulaştırmıştır.

Bugün kara, deniz ve hava platformlarından insansız sistemlere, elektronik harp kabiliyetlerinden hava savunma çözümlerine kadar geniş bir alanda önemli yetkinliklere sahibiz. Nitekim tersanelerimizde onlarca askeri gemi eş zamanlı olarak inşa edilmektedir. Türkiye, deniz platformları üretiminde sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda Müttefiklerine ve ortaklarına da katkı sunabilen ölçekte bir kapasiteye sahiptir. Kara gücümüzün modernizasyonu kapsamında ALTAY ana muharebe tankımızın seri üretim safhası, zırhlı kara araçları alanında ulaştığımız teknolojik ve endüstriyel seviyenin somut göstergesidir.

KAAN programı, hava harekat alanında Türkiye'nin yüksek teknolojiye dayalı muharip hava platformları geliştirme kapasitesinde yeni bir lige çıktığını göstermektedir. Mühimmat üretimi de İttifak için en kritik başlıklardan biridir. Son yıllarda 155 mm mühimmat üretim kapasitemizi çok hızlı biçimde artırdık ve bu alanda somut sonuç üreten müttefiklerden birisi olduk."

ROKETSAN'ın yeni üretim ve entegrasyon yatırımlarıyla füze ve mühimmat üretim kapasitesini önemli ölçüde büyüttüklerine değinen Güler, ASELSAN ve HAVELSAN gibi şirketlerin radar, elektronik harp, haberleşme, komuta-kontrol, yazılım, simülasyon ve yapay zeka destekli sistemler alanındaki yatırımları ise savunma sanayi kapasitesini yalnızca nicelik olarak değil, nitelik olarak da ileri taşıdığını belirtti.

Bakan Güler, "Tüm bunlarla birlikte, NATO'nun yüzde 5 savunma yatırım taahhüdünü de önemli görüyoruz. Zira bu taahhüt, aynı zamanda İttifakın caydırıcılığını güçlendirme, savunma üretimini ölçeklendirme ve ihtiyaç duyduğumuz kabiliyetleri zamanında sahaya yansıtma iradesinin somut göstergesidir" diye konuştu.

"HAZIRLIK BUGÜNDEN YAPILMALI"

Yaşanan savaşlar ve çatışmaların sahadaki başarının yalnızca mevcut stoklara değil, aynı zamanda hızlı öğrenme, hızlı üretme ve hızlı uyarlama kapasitesine bağlı olduğunu gösterdiğine dikkati çeken Güler, dron teknolojilerinden elektronik harbe, mühimmat üretiminden yazılım güncellemelerine kadar birçok alanda askerler, mühendisler, girişimciler ve karar vericiler arasındaki mesafe kısaldıkça, cephedeki etkinliğin arttığını kaydetti. Güler, konuşmasını şöyle bitirdi:

"Bu nedenle bizlerin görevi, barış zamanında bu iş birliği kültürünü inşa etmektir. Kriz ortaya çıktıktan sonra üretim hattı kurmak, tedarik zinciri oluşturmak veya ortak standart geliştirmek çok geç olabilir. Hazırlık bugünden yapılmalıdır. Çağrımız açıktır: taahhütleri kabiliyete dönüştürelim. Kaynakları üretime dönüştürelim. Sanayi gücümüzü caydırıcılığa dönüştürelim ve İttifakımızın güvenliğini, sözlerle değil, sahada karşılığı olan somut kapasiteyle güçlendirelim." (ANKA)

Kaynak:ANKA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.