Abdurrahim Kılıç

Abdurrahim Kılıç

ARAYIŞLARIN ROMANI: DUASIZ VE TÖRENSİZ

“Ya ihtimaller tükenmişse…” diye başlayan bir roman düşünün: Daha ilk satırında okuru bir bilinmezliğin, ölümcül bir merakın ve sınırsız bir arayışın içine itmez mi?

Beyda Yıldız’ın ilk romanı “Duasız ve Törensiz” Everest Yayınları etiketiyle yılın son ayında okurla buluştu. Acı hatıraların insanın derin ve onulmaz yaralarını uysal bir köpek gibi yalayıp ısıttığı, hiçbir zaman daha sonradan sevdiğimiz hiçbir şeyle kapanmayan ve sürekli inatçı bir meşe ağacı gibi içimizin izbe köşelerine tohum bırakarak yeniden yeniden yeşeren, aslında bizi bir yandan sinsi sinsi tüketirken diğer yandan daha dirençli ve de üretken kılan, yaşamın üstümüze saldığı tüm fırtınalara karşı direncimizi yükselten bir yanı vardır.

Duasız ve Törensiz romanı yüzeysel bir okumada bir “kayıp” hikâyesi olarak görülebilir ama bu okuru fena yanıltır. Roman bir arayışın Beyda Yıldız’a olanca ağırlığıyla hafızasını dayattığı ve unutmanın bulanık sularına bilincini katarak yazarın aslında kendini bulduğu bir örgüye sahip.

Yatılı bölge okullarına ailelerinden koparılarak zoraki kapatılan, asıl amacın eğitimden ziyade ıslah ve asimilasyon olan bir coğrafyanın içi kıpır kıpır çocuklarından karanlık ve öfkeli bireyler yetiştiren bir sistemin Neval ve Hasan karakterleri üzerinden sorgulanmasıdır bu romanın ana hattı.

Hasan, çocukluğundan beri kendini saklamayı seven, kaybolmayı meziyet haline getiren bir çocuktur. Aynı köyde yaşayan Neval, anne ve baba figüründen uzak, üstelik de yaşlı bir kadın ve konuşma engelli bir bireyle yaşamak zorunda kalan ketum biridir. Romanda Neval’in çocukluk aşkı Hasan’ı arayışı ile birlikte eğitim, göçmenlik, yabancılaşma, ötekileşme, asimilasyon, koruculuk sistemi, anadil sorunu, modernleşme, yalnızlık ve aile kavramları iç içe veriliyor.

Beyda Yıldız’ın Doğu-Batı coğrafyası ekseninden hareketle Siirt, Diyarbakır, İstanbul, Almanya gibi coğrafyalarda gezinirken aslında bilicini katık ettiği bir kurgusallığı devinim halinde verebilme kabiliyeti romanın olay örgüsündeki akıcılığı ve merak duygusunu sürekli bir gerilim ve katharsis çıtasında tutuyor. Bu da romanı elinizden bırakıp mola vermenizi engelliyor, anlatım sizi romanın coğrafyası ve Neval’in arayışının bir parçası haline getiriyor.

Romanın başlangıcında yazar, bize Hasan’ın kesin öldüğünü belirtiyor ama bununla birlikte ilerleyen sayfalarda karşımıza her an çıkacakmış gibi bir beklentiye, bir telaşa da sürüklüyor. Hasan’ın ölümünü kabullenmeme, onu ısrarla arama, yaşadığına inanma güdüsü romanın son sayfalarına kadar bizi Neval’in kederine ortak ediyor.

Kitabı çocukluk arkadaşı olan “Mehmet Kılıç”a ithaf eden yazar, kendi ruhundaki arayışın, bitimsiz umudun ve uzaklara bakmanın yüreği çıldırtan öfkelerinin, dilin sözcükleri seçerken dokuz boğumda kederlenmesinin, içini ihtimaller ile doldurmak isterken “ya ihtimaller tükenmişse…” diyerek beynini kemirmenin romanını yazmış. Bu yüzden roman kahramanı Neval’in, romanın sonlarında demans olduğunu ve öldüğünü görüyoruz.

Unutmak; hayata karşı bir duruş mu, kişinin kendini yeniden üretmesi mi yoksa bilincin kendini affetmesi mi? Roman, unutmak ve hatırlamak kavramlarını ustalıkla sorgularken psikanalitik bir çözümlemenin de izlerini okuruna sunuyor.

Dil ve anlatım açısından da Beyda Yıldız, ilk romanı olmasına rağmen tutarlı bir üslup yakalayabilmiş. Birkaç yerdeki anlatım ve yazım yanlışlarını saymazsak betimlemelerindeki canlılık, mekânlara olan hakimiyeti, yer yer şiirsel deneme tadını duyumsatan lirizmi okuru sarmalayarak romanı bir çırpıda okumanızı sağlıyor.

Duasız ve Törensiz romanı, yazarın deyimiyle kayıp bir kuşağın, yitirilmiş bir çocukluğun, büyük arayışların, soluksuz bekleyişlerin dökümüdür.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahim Kılıç Arşivi

Eğitime başlarken

05 Eylül 2024 Perşembe 00:03

MARDİN BİENALİ’NE DAİR

14 Mayıs 2024 Salı 00:01

DEĞİŞİM VE BU KALEMUN KİŞİLİK

08 Mayıs 2024 Çarşamba 00:01

İKTİDARIN YANLIŞLIKLAR KOMEDYASI

06 Nisan 2024 Cumartesi 00:02

EĞİTİMİN HALİ İÇLER ACISI

14 Şubat 2024 Çarşamba 00:08

Öykünün “Divan Cadısı”

18 Ocak 2024 Perşembe 00:05

Kitap Fuarına başlarken-1

13 Aralık 2023 Çarşamba 00:05

Bir Orta Doğu olmak meselesi

07 Aralık 2023 Perşembe 00:05