Abdurrahim Kılıç

Abdurrahim Kılıç

DEĞİŞİM VE BU KALEMUN KİŞİLİK

Toplumlar da canlı organizmalardır. Nasıl ki küçük bir organizmanın kendi içinde sistematik bir gelişim ve değişim döngüsü varsa toplumların da kendine özgü bir dinamik döngüsü vardır.

Döngüler, sistematik değişimleri içerir fakat bu değişimler veya dönüşümler her zaman olumlu ya da ileriye dönük olmaz. Hatta bazen bu döngü kendi çeperinde gerçekleşir ki o toplum kendi yerinde sayar durur.

Değişmeyen tek şey değişimdir, vecizesinin müellifi Marks’ın bahsettiği kimyasal bir tepkime olarak halin değişkenliği yasasından bahsetmiyorum elbette.

Tek tek bireylerden ve düşünüp değiştirebilen tek varlık olan insanlardan müteşekkil topluluklardan bahsediyorum. İnsan, özü itibariyle değişime ve gelişime açıktır. Korkular, yanlış yönlendirmeler ve ideolojiler bazen onu geçmişine tutsak eder.

Onu geçmişe mahkum eden ve çemberin içinde debelenip durmasını sağlayan en etkili şey ise Althusser’in deyimiyle ideolojik konumlanmasıdır. Kendini bir ideolojinin çemberine alan toplum, artık iflah olmaz bir inatla her alanda hata yapmaya başlar ve kendini yavaş yavaş tüketir. Marks bunu, yanlış bilinç olan ideoloji olarak tanımlar.

Bilinci gelişmemiş bireyin dünyası küçüktür.

Kuyu dibindeki kurbağalar, sanır ki gökyüzü kuyu ağzı kadar…” diyor ya şair H. Hüseyin Korkmazgil, işte böylesi bireylerin bakış açıları bu kadardır.

Kendi doğrusunu yeryüzünün mutlak doğrusu kabul eder, böyleleri

Kendi çeperinde devasa bir dünyasının olduğunu sanır, benmerkezci-egosantrik- kişiliğiyle sarsılmaz bir bilinçdışının duvarına sığınır.

Ama yalnız kalınca o duvarların kâğıttan olduğunu bilmenin korkusuyla yaşar.

İşte bu yanılsama, yanlış bilincin getirdiği ve bireyi çöküşe götürdüğü, onu alaşağı ettiği berbat kişiliktir.

Bu berbat kişiliğin toplumsal karşılığı yoktur.

Bu kişiliğin dayandığı ideolojik temeller de yanılsamalıdır.

Kişilik de yoktur hatta, sadece etten ve kıldan bir beden vardır.

Değişimin böylesi kişilikte anlamı, ucuz çıkarlara bağlıdır.

İdeoloji de onun çıkarına hizmet ettiği sürece geçerli doğrudur.

Yani rüzgarına göre yelkenleri çevirmeye hazırlardır. Siyaset, iş, spor, kamu alanlarında çokça bulunurlar. Yüksek makamlara gelenleri de vardır elbette.

Ama maskeleri çoktur, bu kişiliklerin. Bukalemun gibi ortama uydururlar renklerini, istedikleri zaman fark edilmek, istedikleri zaman görünmez olma gibi üstün meziyetleri vardır her zaman.

Toplumsal değişimlerin önündeki engellerin en tehlikelisi bu kişiliktir.

Her zaman, her tarz dediğim bu kişilik aslında kişiliksizdir!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahim Kılıç Arşivi

Eğitime başlarken

05 Eylül 2024 Perşembe 00:03

MARDİN BİENALİ’NE DAİR

14 Mayıs 2024 Salı 00:01

İKTİDARIN YANLIŞLIKLAR KOMEDYASI

06 Nisan 2024 Cumartesi 00:02

EĞİTİMİN HALİ İÇLER ACISI

14 Şubat 2024 Çarşamba 00:08

Öykünün “Divan Cadısı”

18 Ocak 2024 Perşembe 00:05

ARAYIŞLARIN ROMANI: DUASIZ VE TÖRENSİZ

01 Ocak 2024 Pazartesi 00:05

Kitap Fuarına başlarken-1

13 Aralık 2023 Çarşamba 00:05

Bir Orta Doğu olmak meselesi

07 Aralık 2023 Perşembe 00:05