Ayşegül Kunuguş

Ayşegül Kunuguş

Belki de Hâlâ Doğmadık

Hayat sandığın şey başlamamış olabilir…

O insanı pişmiş çamur gibi kuru bir balçıktan yaratmıştır. (Rahman Suresi 14. ayet.)

Topraktan yaratıldığımızı söyleyen kutsal metinler, bize maddi kökenimizi hatırlatır. Ama ya asıl yaratılış, toprağa döndüğümüzde başlıyorsa? Belki de ölüm, bizim hakikate uyanışımızın eşiğidir.

Toprak bir son değil, hayata geçiş kapısı olarak algılandığında ve asıl yaratım toprağa girdikten sonra başlıyorsa, belki de hâlâ doğmadık. Belki de biz toprağa ekiliyoruz.

Bir tohum toprağa girdiğinde yok olur gibi görünür ama asıl potansiyel, toprak altında yaşadığı dönüşüm ve çözülme alanı olan topraktır.

Hepimizi birer tohum olarak düşünelim. Bu âlemde cinsimizi belirleyen, hangi çiçeği açacağız, hangi meyveyi vereceğiz, onu bulduğumuz alan.

Ve sonra asıl yaratım alanı toprağın kucağı. Tohuma kodlanan bilginin çözülme ve filizlenme zamanı.

Yani toprakla bir olma, toprak olma, topraktan yaratılma inancı.

Hani diyor ya İbnül Arabi, “Ölüm yok, oluş değil, hakikate doğuş.”

Dünya dediğimiz gezegenin geçici bir hayal, bir simülasyon olduğunu söyleriz her zaman ve içinde biz, geçici olarak buraya ait olan.

Asıl filmin fragmanı gibi. Konunun bir kısmını gördük ama perde hâlâ açılmadı. Oyun daha başlamadı.

Yani tam olarak varoluş tamamlanmadı.

Doğmak için ölmeyi bekleyen bir Âdem oğlu, garip bir labirentin içinde, kafası karışmış, yön duygusunu kaybetmiş bir şekilde koşturup duruyor.

Tıpkı uçmak için yaratılmış bir kuşun, kafesin içinde bir tünekte, öylece oturup varoluş sebebi olan kanatlarını kullanamaması gibi.

Tatlı su balığı tuzlu suda yaşar mı?

Peki ya insan, gerçekten ait olduğu yerde mi?

Ya da bu gelişin sayısı var mı?

Yaratımı tamamlanmamış bir insanoğlu olarak sesleniyorum size.

Kusurlarımı mazur görün. Öfkemi, alınganlığımı, bazen de gözyaşlarımı. Haddimi aştığımı düşündüğünüz anları.

Ben sizdeki benim, siz de bendeki.

Ciddiye, hatta çok ciddiye alınacak kadar varız.

Yeniden doğmak ve tamamlanmak için birbirimize aynayız.

Umarım iyi tohumlar olarak ekiliriz ve doğduğumuzda rengârenk çiçekler açar, kökleri sapasağlam bir ağaç gibi yeşeririz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ayşegül Kunuguş Arşivi

İçimizdeki Mahkeme

09 Temmuz 2026 Perşembe 00:02

GÜÇLÜ GÖRÜNME SANATI

13 Şubat 2026 Cuma 00:02

İNSAN NEDEN KONUŞARAK DOĞMAZ?

26 Ocak 2026 Pazartesi 00:03

İnsan Neden Kıyar Kendine?

10 Kasım 2025 Pazartesi 00:01

“Ben Kimim, Beni Kim Yonttu?”

01 Kasım 2025 Cumartesi 00:02

Zihin İnanırsa, Beden Takip Eder

24 Ekim 2025 Cuma 00:02

EVRENİN EN ESKİ ÖĞRETMENİ: NEFES

13 Ekim 2025 Pazartesi 00:02

Çemberin Sırrı

06 Ekim 2025 Pazartesi 00:01

Ölüm ve Ötesi

30 Eylül 2025 Salı 00:02