Ayşegül Kunuguş

Ayşegül Kunuguş

İçimizdeki Mahkeme

Kıyıda köşede kalmış, pas tutmuş bir gökyüzü gibi hisseder bazen insan.

Doğacak güneş, bulutların ardına gizlenmiştir sanki. Ne kadar gözlerini kıssan da pus, ışığı seçmene izin vermez. Oysa güneş hiçbir yere gitmemiştir.

Derin bir yalnızlık, kaygı, öngörülmeyen yarınlar…

Herkes gibi ben de çokça yaşadım bu sıkışmışlık hissini. Doğru kelime bence tam olarak bu.

An gelir, durur zaman. Sorular… Sorgular… Suçlamalar… Kafada kurulan mahkeme odaları. Kimini astık, kimini sürgün ettik, kimini masum ilan ettik… Döndük dolaştık, yine de adaleti sağlayamadık, değil mi? Sonsuz iç huzura erişemedik. Herkesi aynı anda hiçbir zaman mutlu edemedik. Ya birçok kişiden vazgeçtik ya da hep kendimizden verdik.

Belki de sorun, mahkeme kurmamızdı. Kendimizi hem hâkim hem savcı hem de sanık ilan etmemizdi.

Belki de en ağır cezayı yine kendimize verdik. Yıllarca affedemediğimiz insanlar kadar, affedemediğimiz bir “biz” vardı. Sürekli eksik hisseden, sürekli geç kaldığını düşünen, hep daha fazlasını yapması gerektiğine inanan bir ben…

Oysa insan, kendini savunmayı bıraktığı gün hafiflemeye başlıyor. Her sorunun bir cevabı olmak zorunda değil. Her yaranın da hemen iyileşmesi gerekmiyor. Bazen iyileşmek, haklı çıkmak değil; yük bırakabilmektir.

Belki de huzur, mahkemeyi kazanmakta değil; o mahkeme salonunun kapısını usulca çekip çıkabilmektedir.

Bir parkın köşesinde, bir zamanlar ağaç olan bir bankın üzerinde, puslu gökyüzünün hafif bir rüzgârla dağılmasını beklemek belki… Başını yavaş yavaş kaldırırken güneşin ışığını yeniden karşılayabileceğine güvenmek… İhtimalleri umutla beklerken kendi nefesini yeniden var etmek.

Belki de hayat, yeniden başlamaktan çok, kendi nefesini yeniden hatırlamaktır. Çünkü bazen insanın en çok ihtiyacı olan şey; dışarıdaki güneşin doğması değil, içinde hâlâ bir sabah olduğuna yeniden inanabilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ayşegül Kunuguş Arşivi

Belki de Hâlâ Doğmadık

16 Nisan 2026 Perşembe 00:02

GÜÇLÜ GÖRÜNME SANATI

13 Şubat 2026 Cuma 00:02

İNSAN NEDEN KONUŞARAK DOĞMAZ?

26 Ocak 2026 Pazartesi 00:03

İnsan Neden Kıyar Kendine?

10 Kasım 2025 Pazartesi 00:01

“Ben Kimim, Beni Kim Yonttu?”

01 Kasım 2025 Cumartesi 00:02

Zihin İnanırsa, Beden Takip Eder

24 Ekim 2025 Cuma 00:02

EVRENİN EN ESKİ ÖĞRETMENİ: NEFES

13 Ekim 2025 Pazartesi 00:02

Çemberin Sırrı

06 Ekim 2025 Pazartesi 00:01

Ölüm ve Ötesi

30 Eylül 2025 Salı 00:02