Beyin sağlığını korumada en etkili diyet açıklandı

Beyin sağlığını korumada en etkili diyet açıklandı
Harvard Üniversitesi tarafından 159 binden fazla kişi üzerinde gerçekleştirilen kapsamlı araştırma, beyin sağlığını korumada en etkili beslenme modelini ortaya koydu.

TİGRİS HABER - JAMA Neurology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, DASH diyeti bilişsel gerilemeyi önlemede diğer beslenme düzenlerine kıyasla daha güçlü bir etki gösterdi.

Araştırmada, katılımcıların beslenme alışkanlıkları yaklaşık 30 yıl boyunca takip edildi. Dört yılda bir güncellenen veriler, altı farklı sağlıklı beslenme modeliyle karşılaştırıldı. Elde edilen sonuçlara göre, DASH diyetine en yüksek düzeyde uyum sağlayan bireylerin bilişsel gerileme yaşama riski, bu diyete en az uyanlara kıyasla yüzde 41 daha düşük bulundu.

BİLİŞSEL GERİLEMEDE DİKKAT ÇEKEN AZALMA

Çalışmada ayrıca sağlıklı bitki temelli beslenme ve hiperinsülinemi odaklı diyetlerin bilişsel gerileme riskini yaklaşık yüzde 24 oranında azalttığı belirlendi. Gezegen sağlığına dayalı beslenme modelinde bu oran yüzde 20 olurken, Akdeniz diyeti uygulayan bireylerde riskin yüzde 16 azaldığı tespit edildi.

Araştırmacılar, DASH diyetine sıkı şekilde bağlı kalan katılımcıların bilişsel testlerde ortalama 0,76 yıl, çalışma belleği testlerinde ise 1,37 yıl daha genç performans sergilediğini ortaya koydu.

DASH DİYETİ NEDİR?

1990’lı yıllarda yüksek tansiyonu kontrol altına almak amacıyla geliştirilen DASH diyeti; meyve, sebze, tam tahıllar, kuruyemişler ve düşük yağlı süt ürünlerini ön plana çıkarıyor. Bu beslenme modeli aynı zamanda tuz, ilave şeker, kırmızı et ve alkol tüketimini sınırlandırmayı öneriyor.

TEK BİR MÜKEMMEL DİYET YOK

Araştırmanın başyazarı Prof. Kjetil Bjornevik, tek bir “mükemmel” beslenme modelinin olmadığını vurgulayarak, sebze, balık ve tam tahıl ağırlıklı; işlenmiş gıda, kızartma ve şekerli içeceklerin sınırlı olduğu diyetlerin genel olarak beyin sağlığına katkı sağladığını ifade etti.

Elde edilen bulguların beslenme ile bilişsel sağlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koyduğunu, ancak kesin neden-sonuç ilişkisi için daha fazla kontrollü çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. (Haber Merkezi)

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.