Bucak, UCLG Kongresi’nde Diyarbakır’ın barış, hafıza ve demokrasi deneyimini paylaştı

Bucak, UCLG Kongresi’nde Diyarbakır’ın barış, hafıza ve demokrasi deneyimini paylaştı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, UCLG Dünya Kongresi'nde Diyarbakır’ın çok kültürlü tarihine, demokrasi deneyimine ve yerel yönetimlerin toplumsal barışın inşasındaki rolüne dikkat çekti.

TİGRİS HABER - Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Dünya Kongresi, Fas’ın Tanca kentinde çeşitli oturumlarla sürüyor. Dünyanın farklı ülkelerinden yerel ve bölgesel yönetim temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen “Gündelik Yaşamın Temel İhtiyaçları İçin Kuşaklararası İttifak” başlıklı oturumda, katılımcılar yerel yönetimlerin günümüzün en önemli sosyal politika başlıklarına yönelik ortak çözümler geliştirmesine odaklandı. Oturumun ilk bölümünde, konutun bir insan hakkı ve kamusal ortak değer olarak ele alınması çerçevesinde Konut Adalet Akademisi tanıtıldı; erişilebilir konut, yerinden edilme ve iklim krizinin yarattığı kırılganlıklar karşısında geliştirilen yerel politikalar değerlendirildi.

‘Kentler demokrasinin kurucu aktörleri’

Oturumun ikinci bölümünde ise konut, bakım, gıda, sağlık ve kültür gibi temel ihtiyaçların yalnızca hizmet alanları olarak değil; insan onurunun, toplumsal eşitliğin ve yerel demokrasinin temel unsurları olarak yeniden ele alınması değerlendirildi. Siyasi liderleri, sivil toplum temsilcilerini ve uluslararası paydaşları bir araya getiren oturumda, yerel ve bölgesel yönetimlerin hak temelli ve insan odaklı yaklaşımlarla temel hizmetlere erişimi nasıl güçlendirebileceği tartışıldı. Ayrıca dayanışma, refah ve yerel eylem ekseninde yeni bir toplumsal sözleşmenin inşasına katkı sunabilecek ortak politika perspektiflerinin geliştirilmesi ele alındı. Bu çerçevede oturumda, kentlerin yalnızca hizmet sunan idari yapılar değil, aynı zamanda sosyal adaletin ve kapsayıcı demokrasinin kurucu aktörleri olarak rollerinin güçlendirilmesi amaçlandı.

Oturumda konuşan Eşbaşkan Serra Bucak, kuşaklar arası aktarımın yalnızca kültürel mirasla sınırlı olmadığını, demokrasi, eşitlik ve barış mücadelesinin de nesilden nesile aktarılması gerektiğini belirtti.

‘12 bin yıllık tarihe sahip bir kentten bahsediyoruz’

Konuşmasına Diyarbakır’ın tarihsel ve kültürel birikimine değinerek başlayan Eşbaşkan Bucak, şunları söyledi: “Bizler Diyarbakır kenti olarak 12 bin yıllık tarihe sahip bir kentten bahsediyoruz. 7 bin yıldır UNESCO mirası olan Sur’ları ayakta kalmış, Avrupalı diyebileceğimiz, Ortadoğulu diyebileceğimiz, Mezopotamyalı diyebileceğimiz bir kentten bahsediyoruz. Dolayısıyla çatışmaların ve savaşın hiç eksik olmadığı bir kentten bahsediyoruz.”

Demokrasi, eşitlik ve barış mücadelesi

Kuşaklar arası ittifak tartışmalarını demokrasi ve barış perspektifiyle ele aldığını ifade eden Eşbaşkan Bucak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ben nesiller arası ittifak yahut nesiller arası aktarım konusunda demokrasi, eşitlik ve barış mücadelesinin aktarımından bahsetmek istiyorum. Çünkü bizim kentimizin ve bölgemizdeki diğer kentlerin ihtiyaç duyduğu şey, şu an yüzyıllardır aktarılan savaş, çatışma, eşitsizlik ve adaletsizlik politikalarını tersine çevirerek nesillere yeni bir yolun, eşitlikçi bir hayatın, barışçıl bir hayatın mümkün olduğunu gösterebilmek.”

Yerel yönetimlerin ve sivil toplumun bu dönüşümde önemli bir rol üstlendiğini belirten Eşbaşkan Bucak, “Biz bu mümkünlüğün en çok yerellerde; yerel yönetimler, belediyeler, sivil inisiyatifler ve sivil toplumla mümkün olabileceğine inanan bir pratikten, bir deneyimden geliyoruz” dedi.

‘Kent kültür ve anadil hakkı mücadelesi verdi’

Diyarbakır’ın uzun yıllardır kimlik, kültür ve anadil hakkı mücadelesi veren bir kent olduğunu ifade eden Bucak, şöyle konuştu: “Uzun yıllardır kimlik mücadelesi, kültür mücadelesi, anadil hakkı mücadelesi veren bir topluluk, bir Kürt şehrinden bahsediyorum. Ve bu şehrin biriktirdiği bir demokrasi mücadelesi ve deneyiminden bahsediyorum.”

‘8 yıl şehirlerimiz seçilmiş belediye başkanlarıyla yönetilmedi’

Bölgenin son yıllarda yaşadığı demokratik sorunlara da değinen Eşbaşkan Bucak, şunları kaydetti: “Zorlu bir coğrafyadan geliyoruz dedik; 8 yıl boyunca şehirlerimiz seçilmiş belediye başkanlarıyla yönetilmedi. 8 yıl boyunca bizim belediye eşbaşkanlarımız cezaevlerine konuldu, antidemokratik baskı politikaları sürdü. Bugün geldiğimiz aşamada tabii ki çok şeyi telafi etmemiz gerekiyor ama her şeyden önce genç nesillere hâlâ kentlerimizde, coğrafyamızda barışçıl, eşit ve adaletli bir yaşamın, birlikte yaşamın mümkün olduğunu göstermemiz gerekiyor.”

‘Genç nüfus göç etmek zorunda kalıyor’

Yoksulluk, eşitsizlik ve adaletsizlik politikalarının gençleri göçe zorladığını belirten Eşbaşkan Bucak, şöyle devam etti: “Aksi takdirde genç nüfuslarımız başta yoksulluk, eşitsizlik ve adaletsizlik politikaları yüzünden göç etmekle karşı karşıya. Avrupa’ya, Avrupa’nın çeşitli ülkelerine yoğun bir göç veriyoruz.”

Bu nedenle yerel yönetimlerin sorumluluğunun kentlerde diyaloğu geliştirmek olduğunu vurgulayan Eşbaşkan Bucak, gençlik örgütleri, ekoloji örgütleri ve kadın örgütleriyle ortak çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

‘Sorunların diyalogla çözümüne odaklanıyoruz’

Yerel yönetimlerin çalışmalarında temel hedefin toplumsal diyalog olduğunu ifade eden Eşbaşkan Bucak, konuşmasına şöyle devam etti: “Kent hizmetleri için ortak çalışmalar yürütmek ve bu çalışmaların hepsinde tek bir meseleye odaklanmak; o da barışçıl diyalog, sorunların diyalogla çözümü ve ortak kültürümüzü, ortak geleceğimizi beraber inşa etmek.”

‘Bu kent çok kültürlü bir mirasa sahip’

Diyarbakır’ın tarih boyunca birçok halk ve inanca ev sahipliği yaptığını hatırlatan Eşbaşkan Bucak, kentin çok kültürlü yapısına dikkat çekerek şöyle konuştu: “Biz aynı zamanda sadece Kürtlerin yaşadığı değil, Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında Ermenilerin, Süryanilerin, Hristiyan nüfusun ve Müslüman olmayan nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir kenttik. Ne yazık ki hepsi göç ettiler. Şimdi onlardan geriye bize o kadim kültür kaldı.”

Bu kültürel mirası yaşatmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirten Eşbaşkan Bucak, “Kentlerimizde Ermenilerin, Süryanilerin, Hristiyanların kendi evlerinde Kürtlerle, Türklerle, Êzidîlerle ve pek çok kültürle birlikte yaşadığını göstermeye çalıştığımız festivaller yapıyoruz” dedi.

‘Barışı ve yüzleşmeyi uluslararası düzeyde tartışıyoruz’

Diyarbakır’da düzenlenen kültürel ve toplumsal etkinliklere değinen Eşbaşkan Bucak, uluslararası tiyatro ve sinema festivallerinin yanı sıra barış ve toplumsal uzlaşı konularında forumlar düzenlediklerini anlattı. Yakın zamanda gerçekleştirilen uluslararası toplantılarda dünyanın farklı deneyimlerini tartıştıklarını belirten Eşbaşkan Bucak, “Uluslararası diyalog gruplarını davet ettik. Barış meselesini tartıştık. Dünyanın barış, müzakere, hafıza, yüzleşme ve bir araya gelme deneyimlerini konuştuk” ifadelerini kullandı.

‘Gençlerin demokratik zeminde söz kurmasını istiyoruz’

Kuşaklar arası ittifak anlayışında gençlerin örgütlenmesinin önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Eşbaşkan Bucak, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Burada da bir nesiller arası ittifaka hep odaklanıyoruz, elbette hedefliyoruz. Çünkü gençlerin örgütlenmesini istiyoruz. Bu çerçevede demokratik zeminde gençlerin söz kurabilmesini, kendilerine imkân ve zemin bulabilmesini istiyoruz. Ve bunun yerel yönetimlerin başlıca görevlerinden biri olduğunu biliyoruz. Bu sorumlulukla barışın, diyaloğun ve her zaman için müzakerenin ve demokrasi mücadelesinin önemli olduğunu vurgulamak istiyorum.”

Kaynak:Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.