Çelik'ten İran açıklaması: "Bölgesel savaş riski gündemde"
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasında İran konusunda değerlendirmelerde bulunduğunu açıklayan Çelik, toplantı gündeminin İran, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci ve Meclis çalışmaları olduğunu açıkladı.
Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
İran’a yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyleyen Çelik, "Komşumuz İran'a gerçekleştirilen saldırı hukuksuz, hakkaniyetsiz ve hukuki meşruiyetten yoksundur. Diplomasinin ve masa kurarak çözüm üretme stratejisinin berhava olduğu bir dönemi gösteriyor" dedi. BM üyesi bir ülkenin toprak bütünlüğüne ve devlet aygıtına saldırılmasının "düzenin ortadan kalkması" anlamına geldiğini belirten Çelik, rejim değişikliği dayatmalarının büyük facialara yol açacağını ifade etti.
Saldırılarda sivil kayıpların yanı sıra dini lider, askeri ve siyasi yetkililerin de hayatını kaybettiğini söyleyen Çelik, şöyle devam etti:
“Dünyada farklı rejimlere sahip AB ya da ABD gibi birçok ülke var. Siz rejim değişikliğini bahane ederek nerede rejim değişikliği için girişim başlatılmışsa o ülkelerde iç savaş çıkmıştır, bölgesel savaşa dönüşecek savaşlara dönmüştür. Maalesef şimdi bunun denendiğini görüyoruz. Bir ülkenin askeri kapasitesini değil topyekûn devlet mimarisinin hedef alınması büyük bir kaosun amaçlanması anlamına gelmektedir. İsrailli yetkililerin Netanyahu'nun, kabine üyelerinin ifade ettiği şekilde o toplum içerisinde iç savaşa çağırmak çok daha büyük faciaların tetikçisidir. Kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi hakkı yoktur.
İran'da okulların bombalanmasından tutun dini lider Hamaney başta olmak üzere askeri, siyasi yetkililerin hedef alındığı büyük kayıplar ortaya çıktı. Kardeş İran halkına zor zamanlarda dayanışma içinde olduğumuzu iletiyoruz. Kayıplar sebebiyle taziyelerimizi bir kez daha iletiyoruz. İran'ın ABD üslerini gerçekçe göstererek kardeş ülkelerin topraklarına dönük füze saldırıları yapması kesinlikle kabul edilebilir yaklaşım değildir. İran'ın kendisini savunma hakkını bölgesel savaşa dönüştürmeyi net ayrımı yapması gerekir. Bölgesel savaşı tetikleyecek şekilde üçüncü ülkenin topraklarını hedef alınması birilerinin oluşturmaya çalıştığı faciaya yeni boyutlar ekleyecektir.”
GÖÇ, EKONOMİ VE GÜVENLİK SENARYOLARI
Bölgedeki çatışmaların Türkiye’ye olası etkileri üzerine farklı senaryoların üzerinde çalışıldığını söyleyen Çelik, şunları kaydetti:
"Tüm bu çerçeve içerisinde Türkiye açısından bütün bu gelişmeler yoğun şekilde değerlendiriliyor. Bunun ne gibi sonuçlar doğurabileceğine dair farklı senaryolar üzerinde çalışılıyor. Ülkemizin tüm bu alanlarda çatışmalardan uzak bölgesel ve küresel barıştan yana tutumu ortadadır. Masanın yeniden kurulması için Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü diplomasiyi herkes duyuyor. Türkiye bunun için en doğru ev sahibidir. Savaşın bölgesel savaşa dönüşme riskinin gündemde olduğunu görebiliyoruz. 4 ana başlıkta takip ettiğimiz konular var.
Birincisi, Türkiye’nin İran sınırından gelebilecek olası bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalması ihtimalidir ve bu durumda devlet birimleri tam koordinasyon içinde gerekli hazırlıkları yapmaktadır. Ülkemiz açısından herhangi bir güvenlik riski oluşmaması için tedbirler alınmaktadır.
İkinci başlık, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerden petrol fiyatlarına ve bunun diğer alanlara etkisine kadar uzanan ve küresel ekonomiyi etkileyebilecek dalgalanmalardır. Bu çerçevede ekonomimiz üzerinde geçici etkiler söz konusu olabilecektir. Ekonomimiz geçmişte de birçok şokla karşılaşmış olup dayanıklıdır ve ekonomi yönetimimiz krizleri yönetme konusunda tecrübelidir. Kurumlar arası iş birliğiyle proaktif adımlar atılarak olası krizlere karşı ekonomimize yönelik negatif dalgalanmaların absorbe edilmesi ya da ortadan kaldırılması için gerekli hazırlıklar güçlü şekilde sürdürülmektedir.
Üçüncü başlık, güvenlik konusudur ve bu son derece önemlidir. Daha önce yaşanan çatışmalarda gerekli adımlar atılmış ve güvenlik denklemi güncellenmiştir. Türkiye’nin güvenlik denklemi her bakımdan bu durumu göğüsleyecek ve karşılaşılabilecek senaryolar karşısında dayanıklılığını ortaya koyacak şekilde güncellenmiş durumdadır.
Dördüncü başlık ise, yurt dışındaki vatandaşlarımızın durumudur. Vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerden ayrılmaları yakından takip edilmektedir ve pek çoğu ayrılmıştır. Başkonsolosluklarımız ve büyükelçiliklerimiz yedi gün yirmi dört saat esasına göre vatandaşlarımıza hizmet vermekte ve ayrılmak isteyenlere imkanlar dahilinde gerekli yardım ve rehberlik sağlanmaktadır.
'12 Gün Savaşları' denilen o savaşlarda da gereken birtakım adımlar atılmıştı. Güvenlik denklemi güncellenmişti. Türkiye'nin güvenlik denklemi her bakımdan bu durumla ilgili karşımıza gelecek senaryolar karşısında Türkiye'nin dayanıklılığını ortaya koyacak şekilde güncellenmiştir. Vatandaşlarımızın bulunduğu ülkeler konusu var. Konsolosluklarımız 7 gün 24 saat hizmet vermektedir. Ayrılmak isteyenlere gereken yardım yapılmaktadır." (Ajanslar/Haber Merkezi)
Kaynak:Haber Merkezi




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.