1. HABERLER

  2. GUNCEL

  3. ÖZEL HABER-RÖPORTAJ

  4. Dedemin define macerası
Dedemin define macerası

Dedemin define macerası

Kurulu Bahçe, Dedemin Definesi, Sokağın Zoru ve Lokman Kasidesi gibi öykü ve şiirleriyle dikkat çeken genç kuşak yazar ve şairlerinden Mehmet Sait ile Morpheus Kitapevinde söyleştik.

A+A-

Tigris Haber- Mehmet Sait Aynı aynı zamanda çeşitli gazetelerde ve dergilerde makalelerde yazmaktadır.

dedemin-define-macerasi-(4).jpg
 

Yazın hayatınıza nasıl başladınız? Sizi teşfik eden ne oldu?

Annem babam öğretmendi. Ben iyi öğretmenlerin elinde yetiştim. Hayatımda müziğin etkili olduğunu söyleyebilirim. Müzik; o dönemlerin, yani 90’ların ortasından sonraki müzikleri, bazı şairleri, yazarları bulmamda çok etkili oldu. Tabii ki kulağımda aileden kimi çiroklar, kıssadan hisseler, babaannemin, dedemin anlattığı hikâyeler de var. Ama yazmaya başlamam metinlerle, edebiyatla yoğun ilişki kurmaya başladıktan sonra oldu. İyi bir okur olmak istiyordum. İyi bir okur olduğumu hala düşünmüyorum. Okurlukla mesaim geliştikçe, yazmak da kendiliğinden devam etti.

Sözlü Kürt edebiyatını çocukluğunuzda dinlemişsinizdir, bunun şiirlerinize, edebiyatınıza bir katkısı oldu mu?

Yazdıklarımda direk bir katkısı yok, çünkü ben daha modern, şehirli bir şiir yazıyorum. Ama tabiki de sözlü Kürt edebiyatı, folklorik malzemeler beni akademik olarak da zamanında çok ilgilendirmişti. Çirok derlemeleri beni ayrıca da ilgilendirmişti. Zaten Çirokbej tanıdıklarım da oldu. Onların yazıya geçirilmesini de hep merak ettim. Sözlü edebiyatın yazılı kayıtlarıyla da çok ilgilendim. Kulağımın esas dolgunluğu, kulağımdaki esas ses o. Ama yazdığım şiir doğrusu orayla doğrudan temas eden bir şiir değildi doğrusu.

dedemin-define-macerasi-(1)-001.jpg

Dedemin Definesi’nde çok ilgi çeken bir öyküyü anlatıyorsunuz?

Bu coğrafyada yaşayan herkesin bir şekilde bu define meselesiyle bir yakınlığı vardır. Ya başından böyle bir olay geçmiştir ya da en azından yakınlarından birisinin, bir define arayışının olduğunu görmüştür. Kitabın odağında her ne kadar defineyle ilgili bir şeyler varsa da, arka planında Kürtlük ve Ermenilikle ilgili bir takım toplumsal hadiselerle ilgili bazı sıkıntılar var.

  Öykünüzde geçen Xalef kişiliği ne kadar gerçek ve ne kadar kurgu?

Dedemin definesi, bir kısmı otobiyografiktir. Kızıltepe’de benim büyüdüğüm bahçede, feqî mevzuna ve define meselesine hepimiz aşinayız. Burada örtük bir mahcubiyet var, çünkü buradan kovulmuş bir millet var. Sünni Kürtler olarak bizimde; günahımız, kusurumuz, mahcubiyetimiz var adına ne sıfat koyarsak koyalım. Çocukluğumda kırk Ermeni öldürürsen cennete gidersin cümlesi kulağımda. Bu yokmuş gibi davranmak da bana çok sevimli gelmiyor doğrusu.

Bir gün Faqî Xalef bizim bahçeye geldi. Mobil faqîler vardır biliyorsun, çoğumuzun evine gelmiştir. Gelirler yer içerler, evin büyüğü ona hürmet eder. Onun genelde uzakta bir oğlu vardır. Ya da evlenmek üzere olan bir kızı vardır. Her zaman paraya ihtiyacı vardır. Ama bunu söylemeye mahcup olur, sen bir şekilde onun cebine sıkıştırırsın. Böyle anlamsız zamanlarda telefonlar gelir ona. Fal bilir. Fal bilmediğini iddia eder. Sen ısrar edersen bakar o fala. Falda tabiî ki orada bir yerde define olduğu ortaya çıkar. Ve eğer evin sahibi define aramaya müsaitse o defineyi arar ve çok mahcup olur. Defineyi bulamaz. Bir ton para harcamış olur. Bizim hikâyede de, yani dedemin definesindeki otobiyografik kısmı, Faqî Xalef figürüdür.

Öykünüzde anlatıcının dedesinin define ararken bir mahcubiyetinden bahsediyor. Neden mahcubiyet duyuyor?

 Burada bir yüzleşme gayreti var. Buradaki anlatıcı özür bile dilemeyeceğini fark ediyor sonunda. Aslında dedesinin orda çok büyük bir mahcubiyeti var. Utanıyor aslında. Define aradığını birileri duyması durumunda; buna muhtaçmış gibi bri algının ortaya çıkacağından dolayı utanıyor. Ama bir yandan da çok arzu ediyor. Bir taraftan da eskiden komşu oldukları; Ermeni definesi, altınları var.

Faqî Xalef figürü bölgede köy köy dolaşan bir kişilik mi?

Bilkent’te yüksek lisans yaparken Alphan diye bir şair arkadaşımız vardı. Selim Temo ağbi de vardı. Birbirimize şaka yaparken Alpan,”sizin bu kuyulu şiirlerinizden ne kadar var?” Diye espri yaparak sordu. Ben “siz bunu mecaz sanıyorsunuz ama mecaz değil. Benim büyüdüğüm bahçede dedem define arıyordu. Amcam bize salıncak yapmıştı. Salıncağın arkasında kocaman bir kuyu vardı. Bütün çocukluğum o kuyuya düşmemeye çalışarak geçti. Bu somut, öyle mecaz değil.” Dedim. Selim abi ‘bu ne zaman oluyor’ dedi. Ben 92 falan dedim. Sonra konu konuyu açarken; “bu kim, ‘Xalef’, nasıl biri” diye detaylı sorunca, onu tarif ettim. Selim ağbi ‘o bizim eve de geldi.’dedi. Demek ki Faqî Xalef, Merinadan Adil Hekim amcayı da kandırmış, sonra da bize gelmiş. Selim ağbi Alphan’a; ‘bak mecaz mıymış’ dedi. ‘Aynı adam iki kuyuya sebep olmuş.’dedi. Adam Batmandan kalkıp bizim oraya gelmişti. Otobiyografik kısmı o.  

Kürt edebiyatının geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürtçede çok önemli bir atılım oldu. Çok iyi yayınevleri kuruldu. Kürtçe yazılan kitaplar geldi, Türkiye’de de önemli kitaplar basılmakta. Kürtçe, Türkçe ve başka dillerde önemli işler yapılıyor. Sadece edebiyatta da değil sinema, müzik, resimde ve güncel sanat alanlarında da, iyi bir ürünün yapıldığını gördüğümde açıkçası gururlanıyorum. Ve oradan bir şey öğrenmeye bakıyorum.

Siz de genç bir edebiyatçısınız, yazarsınız. Gençlere önerileriniz, tavsiyeleriniz neler olabilir?

Öncelikle iyi okurluk öneriyorum. Artık internetin başka imkânları da var. Kitap ve dergiler çok önemli. Kitapçılara uğramak iyi bir alışkanlıktır. Herkese gerçek ve hakiki okurluk öneriyorum. İyi okur olunmadan iyi yazar asla olunamaz.

dedemin-define-macerasi-(3).jpg

Tigris Haber okurlarına ve Diyarbakır’daki okurlarınıza söylemek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Tigris Haberin, yerel sesinin çok daha iyi duyulacağı ve kendisini büyüteceği kesin. Diyarbakır’da herkesin göreceği ve okuyacağı bir mecra olmasını umuyorum. Çok başarılar diliyorum ve teşekkür ediyorum.

Bende size başarılar diliyorum. Teşekkür ediyorum.

 

Özel Röportaj: Mümin Ağcakaya

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.