Diyarbakır’da gazetecilerden sansüre karşı yürüyüş
Diyarbakır’da bir araya gelen gazeteciler, basın özgürlüğüne yönelik baskılara, sansüre, erişim engellerine ve medyadaki kayyım uygulamalarına karşı adliye önünden BTK Bölge Müdürlüğüne yürüdü.
Haber: Şirvan Oktay GÖRER - Şaban YILMAZ
TİGRİS HABER - “Özgür basın susturulamaz” sloganları atan gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını ve basın üzerindeki baskıların sona ermesini istedi.
????#Diyarbakır’da bir araya gelen gazeteciler, basın özgürlüğüne yönelik baskılara, sansüre, erişim engellerine ve medyadaki kayyım uygulamalarına karşı adliye önünden BTK Bölge Müdürlüğüne yürüdü.
— Tigris Haber (@TigrisHaber) October 24, 2026
????“Özgür basın susturulamaz” sloganları atan gazeteciler, tutuklu… pic.twitter.com/GXbILbvhv0
Diyarbakır’da gazeteciler, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik baskılara dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelerek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Bölge Müdürlüğüne yürüdü. Yürüyüş boyunca “Özgür basın susturulamaz” sloganları atan gazeteciler, “Artık yeter! Nefes alamıyoruz!” diyerek sansür ve baskı politikalarına tepki gösterdi.

Eyleme DEM Parti Diyarbakır milletvekilleri Serhat Eren ve Adalet Kaya, Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile siyasi parti ve sendikaların temsilcileri de destek verdi. Yürüyüşün ardından basın açıklaması Kürtçe ve Türkçe okundu.
“GAZETECİLİK SUÇ, HABER TEHDİT SAYILIYOR”
Basın meslek örgütleri adına yapılan açıklamada, Türkiye’de gazeteciliğin suç, haberin tehdit ve gerçeğin sakıncalı sayıldığı bir ortamın yaratıldığı belirtilerek, gazetecilerin yanı sıra itiraz eden herkesin sansür, baskı ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.

Televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerine erişim engelleri getirilmesi, gazetecilerin tutuklanması ve sosyal medya hesaplarının kapatılmasına dikkat çekilen açıklamada, gazetecilerin güvencesiz çalışma koşulları ve ekonomik sorunlarla da mücadele ettiği vurgulandı.
Açıklamada, “Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef hâline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez” denildi.
“GAZETECİLİK HALKTAN YANADIR”
Gazeteciliğin iktidarların, siyasilerin ya da sermayenin değil, halkın yanında olması gerektiği vurgulanan açıklamada, işçilerin hak mücadelelerinin, kadınlara yönelik şiddetin, gençlerin sorunlarının, yoksulluğun ve kamu kaynaklarının kullanımının haberleştirilmesinin gazeteciliğin kamusal sorumluluğu olduğu belirtildi.

Açıklamada, “Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil” ifadelerine yer verildi.
Gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama, ev hapsi ve mesleki güvencesizlik uygulamalarının yalnızca basın emekçilerini değil, toplumun haber alma hakkını da hedef aldığı kaydedildi. Sansür ve otosansürün demokratik haklara yönelik bir müdahale olduğu belirtilerek, halkın gerçeklere ulaşmasının engellendiği ifade edildi.
KAYYIM VE ERİŞİM ENGELLERİNE TEPKİ
Açıklamada, son dönemde televizyon kanallarına yönelik kayyım uygulamaları ile haber sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri de eleştirildi. JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı ve Kaos GL gibi haber mecralarına yönelik erişim engellerine dikkat çekilen açıklamada, farklı medya kuruluşlarının ve gazetecilerin çeşitli kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığı belirtildi.

Kamu reklam ve ilanlarının dağıtımında adaletsizlik yaşandığı savunulan açıklamada, ekonomik baskılar nedeniyle çok sayıda yerel gazete, internet sitesi ve televizyon kanalının yayın hayatını sürdürmekte zorlandığı ifade edildi.
“DAYANIŞMAYI BÜYÜTÜN, SANSÜRE KARŞI YAN YANA GELİN”
Gazetecilerin birbirlerinin haklarını savunmasının mesleki dayanışmanın temel koşulu olduğu vurgulanan açıklamada, sansüre uğrayan gazetecilerin kimliği, dili, siyasi görüşü ya da çalıştığı kurum üzerinden ayrım yapılmaması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, “Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir” denildi.
Topluma gazetecilerle dayanışma çağrısı yapılan açıklamada, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, tüm toplumun sorunu olduğu vurgulandı.
GAZETECİLERİN TALEPLERİ
Basın açıklamasında şu talepler sıralandı:
Açıklama, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” mesajıyla sona erdi.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.