1. HABERLER

  2. GUNCEL

  3. ÖZEL HABER-RÖPORTAJ

  4. Hayatlara dokunabilmek
Hayatlara dokunabilmek

Hayatlara dokunabilmek

Öğrencilerinin iyi yetişmesi için 3o yıldan fazla emek harcayan Ayşe öğretmen, etrafında yaşananları öyküleri yazmaya başlıyor ve bir kitaba dönüştürüyor. Kitabın satışından elde edilecek tüm geliri ihtiyaç sahibi kız çocuklarının acil ihtiyaçlarında kullanmak amacıyla Yayınağacı Kitapevinde okurlarıyla buluşan Ayşe Erdoğmuş Seçgin'le bir söyleşi gerçekleştirdik

A+A-

Mümin Ağcakaya

Yazma fikri nasıl oluştu?

Tigris Haber- Yazma eylemini hiçbir zaman düşünmedim. Arkadaşlarım siz yazın derken, ben okurum diye söylerdim. Fakat geçen yıl katıldığım bir eğitim koçluğunda, orada bulunanlar yazmamı istediler. Yazma serüvenim böyle başladı diyebilirim. Orada bir söz verdim. O söz verildikten sonra, ben bunu yapmazsam geriye dönüp baktığımda o sayfanın boş olacağını düşündüm.  Bu nedenle mademki söz verdim yazmalısın diye düşündüm.

Yazmaya başlayınca ben de şaşırdım. Çünkü bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim. Hepsi yaşanmış öykü olduğu için kolay yazdım. Zaten edebiyat yapmıyorum, sade bir dille yazdım. Konuşur gibi yazdım. Bu nedenle beni çok yormadı. Beklediğimden iyi bir şekilde sonuçlandı. Eğitim boşluğunda üç ay boyunca yazma, Üç aydan sonra, Eylülde de basıma geçmemiz, Ocakta da kitabı çıkaracağımıza söz verdim. Yayıneviyle de görüştüm. Ocakta kitabımız çıktı.

Kaç yıllık öğretmensiniz? Öğrencilerinizi yetiştirirken en çok neyi gözetiyorsun?

Ben 33 yıllık öğretmenim. Benim hayata bakışımda kişilik çok önemli. Çünkü toplumda birçok sıkıntının kişiliğimizin tam oturmamasından kaynaklandığına inanıyorum. Çok güzel yerlere gelmiş insanlarımız var, ama mesleğini kötüye kullanabiliyor. Bu nedenle kişiliği sağlam bir insanın, mesleğini de çok güzel icra edeceğine inanıyorum. O nedenle çocuklarımı yetiştirirken hep şunu söyledim. Siz bir kişi değişir, dünya değişir. Bu felsefeyi sürekli onların yüreklerine kazıdım. Kimse görmeden doğru yapıyorsan sen bilinçli insansın, bu anlayışı sürekli öğrencilerime anlattım. Daha sonra onları okutan öğretmenlerimiz bana şöyle bir dönüşte bulunuyorlar. Ayşe hocam sizin sınıfınız gerçekten komple, yanlışına sahip çıkan çocuklar daha böyle yararlı olmak için, daha dürüst olmak için çaba sarf ediyorlar. Kopya çekmeleri bile pek olmuyor. Böyle başarıdan çok, kişilikle beraber başarı olsun isteyen bir öğretmenim. Kişiliğimiz sağlam olduktan sonra çocuklara matematik, Türkçe öğretmek o kadar da zor değil. Bunları öğretiyoruz. Ayakları biraz yere sağlam bassın istiyorum. Okuyan çocuklar olsun istiyorum, sıradan olmasınlar. Her şeyde sıradan değil sıra dışı olsunlar istiyorum. Çocuklarıma sürekli bunları vermeye çalışıyorum. Başarıyı görmek de beni mutlu ediyor.

photo5994611457507045019.jpg

Yazmak öğrenmede bir motivasyon kaynağı olarak sayılabilir mi?

Yazmak için öncelikle bir birikim olmalı. Birikim olmadan yazmak kesinlikle kolay olmaz. Yazmayı sadece istemekle olmuyor. Çok okumak gerekir. Sosyal hayatından taviz vermek gerekir. Yazmak çok etkili bir araçtır. Söz uçar yazı kalır diyoruz. Bu nedenle yazmak isteyenlere çok okumalarını tavsiye ediyorum. Bir kitap çıkarırsınız ama sonuçta güzel dönüşler almak da önemlidir. Sıradan olmamak gerekir diye düşünüyorum. 

Yazarken öğrendiğiniz oluyor mu?

Yazarken hatırlama, geriye dönmek mutlaka oluyor. İyi yapmışım dediğim, o anı daha iyi, daha farklı yaşasam dediğim olmuştur. Yazarken tabiki insan yeni şeyleri öğreniyor.

Önceden çok genç yaştaki öğrencileriniz şimdi 20-25 yaşlarında ve şu an sizin okurunuz. Bu bir öğretmen için nasıl bir duygu?

Tarifi zor bir duygudur. Böyle güzel yerlerde görmek mutlu ediyor. Öncelikle bu etkinliğe her öğrenci katılmaz diye düşünüyordum. Öğretmenim yazmış gidip alayım diye değil de, kitaba ilgi duyan öğrenci burada bulundu. Tabiki onları gelişmiş olarak, güzel yerlerde görmek, sorunlarıyla baş etmeyi görmek beni çok mutlu ediyor. Kitabı okuyan arkadaşlarımızda görecek ki, anlattığım olaylarda çocukların büyük, beklenmeyen olaylara girişmişler, bunda da başarılı oldular. Hastalıkla baş ettiler, babalarını kaybettiler baş ettiler. Bunlarda öyle kolay şeyler değil. İyi bir anne babadan gelmek, tabiki çok önemli. Fakat öğretmenin de üzerine koyması daha da önemli. Hamuru güzel çocukların üzerinde bizler de hamuru şekillendiriyoruz. İyi sonuçlar alıyoruz diye düşünüyorum.

Hikâyeleriniz bir sıra dışılığı taşıyor mu?

photo5994611457507045017.jpg

Ben edebiyat yazmadım. Birçok öğretmen okuduğunda belki, onlarda buna benzer yaşanmışlıkları vardır. Bizde öğrencilerle böyle bir şey yaşadık diyeceklerdir. Bunu okuyucuya bırakmak daha iyi diye düşünüyorum. Benim kitabı böyle net yorumlamam doğru olamaz. Ben okuduğum zaman güzel hisler besledim. Arkadaşlarımın okuduğu zaman da yüreklerini ısıtacağına inanıyorum.

Birçok eser yayınlanıyor, bu eserler okuyucuyla yeterli buluşmayı sağlıyor mu?

Çok değerli kitapların okuyucuyla buluşmadığına inanıyorum. Günümüzde her alanda olduğu gibi kitap konusunda da reklam insanları çok etkiliyor. O nedenle bazı kitapların değerli olduğunu düşünüyorum.  Bunların okuyucuya ulaşması çok önemli. Okuyucu kitap seçerken önce hangi alanda beyinlerini yüreklerini geliştirmek istiyorlar. Ona önem vermeleri gerekiyor. Tarih alanında mı, kişisel gelişim alanında mı? Otobiyografi alanında mı? Kendilerine hitap ediyorsa o alanda kitap bulmaları kendileri için daha verimli olur. Yalnızca öne sürülen yazar ya da kitaplar okunması kitaplar olabilir. Ama okuyucuyla buluşmayı bekleyen kitaplar da var.

Küçük yaşta yazmak isteyenlere nasıl bir öneride bulunursunuz?

Kitap yazmak kesinlikle bir birikim istiyor. Bu ya yaşanmışlık olacak, ya katkılarınız olacak, ya da birikiminiz olacak. Bu arada notların tutulmasından yanayım. Yazdıkça insanlar daha iyi yazabiliyor. Bazen bir söz bir düşünce insanı yazması için tetikleyebiliyor. Bu konuda çocukları sürekli cesaretlendirmek gerekir. Hatalarını görsek bile çocuklarımızı yüreklendirmekten yanayım.

Bu kitabı çıkarırken özel bir amacınız vardı. Bu konuda da neler söylemek istersiniz?

photo5994611457507045018.jpg

Bu kitabı çıkarırken bir söz verdim. Bu kitabı çıkarırken tamamen bütün finansını üslendim. Kitabın satışından elde edilecek tüm gelirini tek kuruşuna dokunmadan Diyarbakır’daki kız çocuklarının eğitimine ayırdım. Ne kadar gelirse çorbada tuzumuz olsun, karınca kararınca havuzumuz var ne kadar birikirse çevremde bulunan öğrencilerin acil ihtiyaçlarına göre harcayacağız. İki yıldır her akşamları televizyon izlerken; kaşkol, atkı örüyorum. Arabamla ışıkta durduğum zaman çocuklara veriyorum. Böyle ufak şeyler beni mutlu ediyor. Yararlı oluyor ama bu yararın dönüşü yüreğimi genişletiyor. Bu his tarif edilmiyor. İnsanların yardımsever ve iyi model olmalarından yanayım.  Söz verip yerine getirmek çok önemli. Çocuklarımıza, gençlerimize hepimizin yardımcı olması gerekir. Herkes elini taşın altına koymasından yanayım. Sınıfımızda çok sıkıntı yaşayan öğrencilerimiz oldu. Okul çapında onlara yararlı olduk. Hayatta dokunmak güzel bir duygudur.

Böyle güzel ve örnek davranışınızdan dolayı tebrik ediyoruz ve benzer davranışların daha da yaygınlaşması dileğiyle başarılar diliyor teşekkür ediyoruz?

Bende sizlere teşekkür ediyorum. Yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

 

Bu haber toplam 3153 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.