“Hükümet ve cemaat krizi atamalar yüzünden başladı”

“Hükümet ve cemaat krizi atamalar yüzünden başladı”

Cemaate yakın medyada 20 yıl çalışan Levent Gültekin, Gülen Cemaati ile AK Parti hükümeti arasında yaşanan çatışmanın nedenlerine ilişkin www.diken.com'dan Müjgan Halis'e konuştu.

 

 

 

Cemaate yakın medyada 20 yıl çalışan gazeteci Levent Gültekin, Fethullah Gülen’in Başbakan Erdoğan’a, Güneydoğu’ya atanması için 150-200 kişilik üst düzey bürokratların listesini sunduğunu belirterek, hükümet ve cemaat kavgasının Erdoğan’ın listeyi reddetmesiyle başladığını ileri sürdü.

 

DİYARBAKIR - Cemaate yakın medyada 20 yıl çalışan Levent Gültekin, Gülen Cemaati ile AK Parti hükümeti arasında yaşanan çatışmanın nedenlerine ilişkin www.diken.com'dan Müjgan Halis'e konuştu. Gültekin, cemaate ve AK Parti'ye yakın medya ile yollarını ayırmasını, "Son 3-4 yılda gördüklerim, duyduklarım, yaşadıklarım bana dürüst, ahlaklı, nazik, saygılı, adil, özgürlükçü biri olmak için İslamcıların arasında durmanın akıllıca bir iş olmadığını gösterdi" sözleriyle açıkladı.

Çatışmanın kaynağı 'bölgeye hâkim olmak'

Gülen Cemaati ile AKP hükümeti çatışmasının Oslo görüşmelerinin basına yansımasının ardından patlak veren "MİT krizi" öncesinde başladığını söyleyen Gültekin, Fethullah Gülen'in Başbakan'a kendisine bağlı 150-200 kişilik bir liste yolladığı, belirtilen isimlerin bölgeye atanmasını istediği ve Erdoğan'ın bunu reddettiğini ve krizin böylece başlamış olduğunu belirtti. Gültekin, krizi şu sözlerle açıkladı:

"MİT krizinden bir yıl kadar önce. Çok konuşulan bir olay vardır. Fetullah Hoca, üç buçuk yıl önce Başbakan'a içinde 150-200 kişilik isim listesi de olan bir mektup gönderiyor. Diyor ki, 'Güneydoğu'da belli başlı kadrolara bu isimleri atayın, göreceksiniz Kürt sorunu diye bir şey kalmayacak. Öğretmen, doktor, başhekim, emniyet müdürü, yargıç gibi önemli kadrolar. Mantık şu: Benim yetiştirdiğim insanlar toplumla diyalog kurmada daha mahir. Bunlar bölge halkıyla çok sıcak bir diyalog geliştirecek ve toplumla devleti barıştıracaklar. Kürt sorunu diye de bir şey kalmayacak' Başbakan listeye bakıyor ve kendi alanına bir müdahale olduğunu söyleyip teklifi reddediyor. İlk güvensizliğinin temeli odur. Ondan sonra sırtlarını birbirlerine karşı sağlama alma ihtiyacı hissetmeye başladılar. Baş gösteren güvensizlikten sonra Başbakan, 'O kadar verdik, ben sizin önünüzü açtım, ama ben açtıkça siz benim önümü kapamaya başladınız' aşamasına geldi. Örtülü bir çekişme başladı akabinde. Bu böyle giderken MİT operasyonu oldu ve orada her şey koptu. İktidar artık atamalarda cemaate göz açtırmamayı prensip edindi."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.