Manastrın gerçek sahipleri aranıyor!

Manastrın gerçek sahipleri aranıyor!

Süryani Rönesansı döneminde ilim ve din merkezi olan, 1915 yılına kadar Keldani Kilisesi olarak kullanılan, 7 tepede bulunan 7 kiliseye bakan Mor Yakup Hbişoyo Manastırı, 1915'ten bu yana kendi kaderine terk edilmiş durumda.

SİİRT - Siirt Gökçebağ beldesinde yaşayan Evin ailesi Siirt'tin güney kısmında şehre 5 kilometre uzakta yer alan arazilerinin üzerinde bulunan Mor Yakup Hbişoyo Manastarı'nı gerçek sahiplerine iade etmek istiyor. 1915 yılına kadar Keldani Kilisesi görevi gören ve son Keldani Metropoliti Mor Ayad Şer'in öldürülmesinden bu yana kullanılmadan tarihe meydan okurcasına ayakta kalan Mor Yakup Manastırı 9 ile 12. Yüzyıllar arasında Süryani Rönesansı'nın gerçekleştiği dönemde önemli bir ilim ve din merkezi işlevi gördü. 1915 yılından bu yana kendi kaderine terk edilmiş, herhangi bir restorasyon çalışmasına tabi tutulmamış manastırın tapu sahibi Mehmet Evin Emin (55) manastırın içerisinde bulunduğu toprakları gerçek sahiplerine teslim etmek istediğini belirtti. Çok geniş arazilere ve köylere yayılmış durumdayken şimdi dönemini kalıntıları, taş yığınları ile çökmeye yüz tutmuş bir kalıntı halinde olması dikkat çekiyor. 
Manastır 7 tepede bulunan 7 kiliseye bakıyor
1915'de yılında manastırda yaşayan son Keldani Metropoliti Mor Ayad Şer öldürülmesi üzerine manastır bu tarihten bu yana boş kalmış ve define avcıları tarafından kullanılmış. Manastıra yöre halkı, "Mîr Yakup" diyor. Manastır aynı zamanda kentin eski yapılanmasına göre çok stratejik bir konumda olup tarihi İpekyolu ve İskender yolunun yanında yer alırken, etrafındaki 7 tepede bulunan 7 kilise, Sinêp, Kalender, Derşimş, Kutmis, Fersaf, Sedağ ve Handevi kiliselerini de görebilen bir konumda yer alıyor.

1915'e kadar kilise merkezi bir görev gördü
Evin, Mor Yakup Manastırı'nın tarihini büyüklerinden dinlediği kadarıyla köklü bir geçmişi olduğunu belirtti. Manastır çevresinin 1915 yılına kadar merkezi bir görev gördüğünü, çevre halkının da buraya sık sık alış veriş, bilim, din merkezi olarak kullandıklarını aktaran Evin, manastır binasının 1915 yılı sonrasında bozulmaya başladığını ifade etti.

'Manastırı devlete hibe etmem için işkence gördüm' 
1993 yılında Siirt Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürü İbrahim Şahin tarafından manastır arazisinin devlete ve kendilerine verilmesi için çok baskı gördüğünü aktaran Evin, "İşkence yaptılar. Kiliseyi kendilerine hibe etmem için tugay komutanı ve Şahin'in ekibi beni ölümle tehdit ettiler" diyerek ne olursa olsun araziye vermediklerini vurguladı.

'Tarihi gerçek sahiplerine iade etmek istiyorum'
Manastırın yıkılmasını ve yok olmasını istemediklerinin altını çizen Evin, "Mor Yakup Manastırı'nın asıl sahiplerinin manastıra sahip çıkması için çağrıda bulunuyorum. Manastır arazisi adıma tapulu olabilir, ancak burada yatan tarihi gerçek sahiplerine vermek istiyorum. Manastırın sahibi olan kişi ya da kurumlara çağrımdır buradaki tarihe sahip çıkalım. Buyurun bu tarih sizindir, gelin sahiplenin" diye seslendi. 

mor-yakup-1.jpg

mor-yakup.jpg

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.