Sur'da uyuşturucu ve fuhuşa karşı halk toplantısı

Sur'da uyuşturucu ve fuhuşa karşı halk toplantısı
"Rabin" hamlesi kapsamında Sur'da gerçekleştirilen halk toplantısında, uyuşturucu ve fuhuşun toplumda yarattığı tahribata dikkat çekilerek çözüm arayışları tartışıldı.

TİGRİS HABER - Şiyar Be platformunun başlattığı "Rabin" hamlesi kapsamında Sur ilçesine bağlı Kabê Mahallesi'nde "Mahallene sahip çık. Uyuşturucuya hayır" şiarıyla halk toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya konuşmacı olarak Şiyar Be Platformu'nun Eşsözcüleri Gülşen Demir ve Murat Kan, Sur Belediyesi Eşbaşkanı Adnan Örhan katılırken çok sayıda mahalleli yer aldı.

Uyuşturucu ve fuhuşa karşı mücadelede belediye ve halkın ortaklığıyla çözüm üretmeyi amaçladıklarını belirten Gülşen Demir, "Nisan 2025'te duyurduğumuz platformumuzla; şehirlerde, mahallelerde ve köylerde toplumsal bilinci artırmak, çocuklarımızı ve gençlerimizi bu krizin etkilerinden korumak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadınlar ve gençler bu sürece öncülük etmediği sürece tek başımıza başarıya ulaşmamız mümkün değildir" dedi.

‘TÜM HALKIMIZI GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMALI'

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında mahallelerde halk toplantıları düzenlediklerini aktaran Gülşen Demir, "27 Şubat 2025 yılında Sayın Öcalan'ın yaptığı çağrı doğrultusunda, demokratik yaşamı ve onurlu, kalıcı bir barışı inşa etme mücadelesini büyütüyoruz. Yerellerde yaşayan yurttaşlarımızın kendi sorunlarını en iyi bilenler olarak kararlarını kendilerinin alması ve iradelerine sahip çıkmaları esastır. Başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm halkımızı düşüncelerini, önerilerini ve eleştirilerini paylaşarak çözümün bir parçası olmaya ve geleceğimize sahip çıkmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'ÖRGÜTLENME OLURSA UYUŞTURUCU TOPLUMDAN UZAK OLUR'

Örgütlenme ve ortak bir yaşamın sağlanması sonucunda demokrasi, eşitlik ve özgürlüğün mümkün olacağını kaydeden Adnan Örhan, bununla beraber uyuşturucu gibi kötü alışkanlıkların da toplumun yanından geçmeyeceğini ifade etti. Sorumluluğun her birey ve ailenin omuzlarında olduğunun altını çizen Örhan, "Gençlerimizin geleceğinin kararmasını, çocuklarımızın 8-9 yaşlarında okullarda bu kötü işlerle kirletilmesini istemiyoruz. Bu yük sadece halkın veya belediyenin değil; kolluk kuvvetleri, valilik ve kaymakamlık gibi devlet kurumlarının da sorumluluğundadır ve onların da üzerlerine düşeni yapması gerekir" şeklinde konuştu.

'RABİN HALKIN KENDİ GELECEĞİNİ KURTARMA HAMLESİDİR'

Egemenlerin son 10-11 yıldır toplumsal bütünlüğü bozmak ve değerleri dejenere etmek için uyuşturucu, fuhuş, kumar ve çetecilik gibi özel savaş yöntemlerini yaygınlaştırdığını kaydeden Murat Kan, bununla yapılmak istenenin kendine kimliğine yabancılaşmış, bilinci ve örgütlülüğü olmayan kontrol edilebilir bir toplum yaratmak olduğunu belirtti. Şiyar Be Platformu'nun eylemleri sonrasında bölgede artan devlet operasyonlarının da bu stratejinin bir parçası olarak sorgulanması gerektiğini dile getiren Kan, "Bugün uyuşturucu kullanım yaşı 9’a düşmüş, halk güvenlik endişesiyle sokaklara çıkamaz hale gelmiştir. Yaşamın her alanını mücadele alanına çevirerek bu hastalıklara karşı durulmalıdır. 15-20 kişilik platformumuz sadece bir öncüdür. 'Rabin' hamlesi halkın kendi geleceğini kurtarma hamlesidir. Tüm halkımızı bu toplumsal savunmaya destek vermeye ve sürecin öncüsü olmaya çağırıyoruz" dedi.

'SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ KENDİ DEĞERLERİMİZİ YARATMAKTAN GEÇER'

Özsavunmanın yıllardır çarpıtılmaya çalışılan bir olgu olduğunu kaydeden Kan, özsavunma ile akla sadece eline silah alıp sokağa çıkmanın gelmemesi gerektiğini söyledi. Kan, konuşmasını şu şekilde bitirdi: "Özsavunma dediğimiz şey esasen toplumsal bilinçtir, farkındalıktır. Toplumun kendisini kendi değerleri, kimliği, dili, örf ve adetleri üzerinden örgütlemesidir. Ahlaki-politik bir toplum oluşturma stratejisidir. Söz konusu sorunların çözümü kendi değerlerimizi yaratmaktan geçer. Bir yerde halk kendi kendisini yönetebilecek, kendi değerleri üzerinden toplumsallığını inşa edebilecek ve öz örgütlülüğünü yaratabilecek duruma gelmişse orada bu hastalıklar olmaz ya da asgari düzeye düşer. Halk olarak elimizi taşın altına koymamız gerekiyor".

Kaynak:Mezopotamya Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.