Mecliste iktidara AP raporu eleştirisi: Size tutulan bu aynaya özeştirel bir gözle bakın
DEM Partili Ceylan Akça Cupolo, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye raporunu okumadan reddeden iktidarı eleştirdi: "Bu rapor hukukun üstünlüğü ve demokrasi için bir aynadır; özeleştiri yapın ve muhalefeti dinleyin." pic.twitter.com/iCF3TED0kT
— Tigris Haber (@TigrisHaber) June 18, 2026
İbrahim İnanç Yıldız
TİGRİS HABER - TBMM Genel Kurulu’nda söz alan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) yayımladığı son Türkiye raporu ve iktidarın rapora yönelik tepkileri hakkında eleştirilerde bulundu. Raporun Türkiye için yapıcı bir yol haritası sunduğunu belirten Akça, Dışişleri Bakanlığı ve iktidar sözcülerinin raporu okumadan "yanlı" ve "temelsiz" olarak nitelendirdiğini iddia etti.
Konuşmasında raporun içeriğine ve Türkiye’nin üyelik sürecine dair önemli detaylar paylaşan Akça, Meclis kürsüsünden şu değerlendirmelerde bulundu:
“Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunda, Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme sunuyor. Rapor, yaklaşık 66 öneride bulunuyor ve bu önerilerini de temellendiriyor. Her bir önerisini belli bir olaya, belli bir olguya dayandırıyor. İktidar partisinin grup başkan vekili, bu rapora ilişkin konuşurken elindeki notu okuyarak ‘yanlı’ şeklinde bir değerlendirmede bulundu. Anladığım kadarıyla Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına bakarak böyle bir beyanda bulundu.”
"Güvenlik ve savunma söylemini artık bırakın"
Raporun hukukun üstünlüğü, demokrasi ve temel haklar olmak üzere üç temel sacayağı üzerine kurulduğunu vurgulayan Akça, askıya alınan sürecin canlandırılması için raporda somut bir yol haritası sunulduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Türkiye'yi sürekli "güvenlik ve savunma" üzerinden konumlandırmasını da eleştiren Akça, raporda bu duruma özel bir şerh düşüldüğünü belirterek şunları söyledi:
“Oysa rapor, üç temel saç ayağı üzerine kuruluyor. Bunlardan biri hukukun üstünlüğü, diğeri demokrasi, bir diğeri ise temel haklar. Buradan hareketle Türkiye’ye aslında yapıcı eleştiriler yöneltiyor. Hatta öylesine ileri gidiyor ki, raporun 10. ve 25. maddelerinde, 2018’de askıya alınan sürecin yeniden nasıl canlandırılabileceğine dair bir yol haritası sunuyor. Yol haritasını verirken de, ‘Kendi mahkeme kararını uygula.’ diyor. AİHM’yi bir kenara bırakıyorum; kendi mahkeme kararını uygula, diyor... Şimdi rapor bunu da öngörüyor. Diyor ki: ‘Türkiye’nin sürekli olarak savunma ve güvenlik bağlamında kendisini stratejik önem noktasında konumlandırması, yapıcı bir yol haritasının parçası olamaz.’ Bu söylemi artık bırakın, diyor.”
"Önce raporu okuyun, sonra muhalefeti dinleyin"
Dışişleri Bakanlığı'nın raporu "Türkiye karşıtı çevrelerin uydurması" olarak nitelendirmesine tepki gösteren Akça, bu yapıların arasında BM, UNESCO ve AYM gibi kurumların da yer aldığına dikkat çekti. İktidar sıralarına "Önce raporu okuyun" çağrısında bulunan Akça, muhalefetin AB sürecindeki yapıcı rolünün raporda da takdir edildiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yine rapor aslında ayna tutuyor. Neyiniz yanlış, neyiniz doğru, bunu gösteriyor. Oysa Dışişleri Bakanlığı, raporun yayımlanmasının hemen ardından, grup başkan vekili gibi muhtemelen okumadan, elindeki notu okumuş olsa gerek, ‘Temelsiz iddialar ve Türkiye karşıtı çevrelerin uydurduğu bazı şeyler.’ diyor. Şimdi, Türkiye karşıtı çevre diye listelendirdiği yapılar arasında Birleşmiş Milletler, UNESCO, AYM, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Freedom House ve Millî Dayanışma Komisyonu var. Demek ki komisyon da Türkiye karşıtı; çünkü Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına konu oluyor. Peki biz neyi öneriyoruz? Birincil olarak diyoruz ki; size tutulan bu aynaya öncelikle özeleştirel bir gözle bakmayı öğrenin ve kendinizi bilin. Ardından bu özeleştiriyi gerçekten doğru bir şekilde yapın. Ama önce raporu okuyun. Bakın, ben okudum; altını çizdim, notlar aldım. Eğer isterse grup başkan vekili, arada girip kendisine anlatmayı da isterim. Ve muhalefeti dinleyin. Raporda da bu söyleniyor.”
Meclis kürsüsünden "idam" çelişkisi eleştirisi
Akça, AB üyelik sürecinin en büyük kazanımlarından birinin idam cezasının kaldırılması olduğunu hatırlatarak, “Yirmi üç saniyem kalmışken bir eleştiriyle bitireceğim. Raporu hazırlayan gruba mensup bir parlamento üyesi, bir milletvekili çıkıp burada idamı savundu. Oysa AB’ye giriş süreci, idam cezasının kaldırılmasını sağlamış ve bunun yeniden uygulanmaması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu çelişkiyi de buraya bırakıyorum” dedi.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.