Öcalan mesajına yorumlar

Öcalan mesajına yorumlar

Katırcıoğlu: AKP'yi bu meselede daha ciddi davranmaya davet etmek siyasetin ta kendisidir

Toplumun hemen her kesiminin heyecanla beklediği PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın mesajı, Diyarbakır Newroz'unda açıklandı. Diyarbakır'da milyonların katıldığı Newroz kutlamalarına gönderdiği mesajda, PKK Lideri Abdullah Öcalan, "Tarih bize göstermiştir ki eğer kararlı bir barış önderliği sergilenmezse tarihsel sorunlar bildiğini okur ve genellikle çok kayıplı dönüşümlerle cevaplarını üretirler. Önümüzde en yakıcı bir şekilde cevap bekleyen şey, birbirini tekrarlayan darbelerle mi yoksa tam ve radikal bir demokrasiyle mi yola devam edeceğimiz sorusudur. Bütün ara yollar ve geçici biçimler artık miadını doldurmuştur" dedi. Öcalan'ın mesajı Türkiye kamuoyu tarafından heyecanla karşılandı. Akademisyenler ve gazeteciler Öcalan'ın mesajını yorumladı.


Katırcıoğlu: AKP'yi bu meselede daha ciddi davranmaya davet etmek siyasetin ta kendisidir

Geçtiğimiz yıl Newroz'da Öcalan'ın mektubunun okunmasının ardından "Muhalefet bulunmuştur Türkiye'de" diye bir yazı yazdığını hatırlatan Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu ise, "Bugünkü konuşmasını da Öcalan muhalefet lideri olarak yaptı. Çok kapsayıcı, barışı vurgulayan ve iktidara da daha ciddi olmasını söyleyen bir konuşmaydı. Doğrusu benim de beklentim böyle bir yerdeydi. Verilmesi gereken mesajı hükümete verdi. Bizlere de biraz daha geniş düşünmemiz gerektiğini kapitalizmin kimsenin tarihi için aşılmayacak bir şey olmayacağını söyledi. Bir anlamda geniş bir vizyondan söylenmiş sözlerdir" dedi. "Din kardeşliği" söylemi ile hükümetin bu işleri idare edemeyeceğini belirten Katırcıoğlu, Öcalan'ın bu konuda çok doğru vurguları olduğunu belirterek, "Özellikle AKP'ye söyledi. Yani oyalama taktiği uyguluyor gibi bir ima etti. 'Bunlara karnımız tok' dedi bir bakıma. 

Çalışlar: Öcalan Türkiye'nin geleceğini yönlendirici bir tavır alıyor

Gazeteci-Yazar Oral Çalışlar ise Öcalan'ın mektubunu son derece önemli gördüğünü söyledi. Çalışlar, "Bu kargaşa ortamında Öcalan tavrını net bir şekilde barıştan yana koymuştur. Bu nedenle barışçıl tutumunda ısrar ediyor ve barışı kurma noktasındaki kararlılığıyla gerçekten Türkiye'nin önümüzdeki süredeki döneminin de nasıl geçeceğine dair önemli bir mesaj verdi" dedi. Öcalan'ın iki tarafı da sorumluluğa çağırdığını belirten Çalışlar, "Hem hükümete hem de BDP'ye yönelik bir sorumluluk çağrısı var diye okudum. 'Barış savaştan daha zordur. Biz direnirken de korkmadık barışırken de korkmayacağız' mesajı önemlidir. Gladio'ya dikkat çekmesi önemli. Darbe girişimlerine ve paralel yapıya tavrını net bir şekilde sürdürüyor. Bu açılardan bakıldığı zaman önemli ve Türkiye'nin geleceğini yönlendirici bir tavır alıyor. Bir yıl önceki mesajından daha anlamlı ve daha derin buluyorum" dedi. Yasal zeminin hazırlanması noktasında Öcalan'ın yaptığı çağrının önemli olduğunu belirten Çalışlar, "Olumlu yönde ilerleyeceğini düşünüyorum" dedi. 


Margulies: Öcalan uzun zamandır belirlediği net tavrını koruyor

Gazeteci Yazar Roni Margulies ise Öcalan'ın hükümete önemli çağrılar yaptığını ve görüşmelerin tekrar yasal zemine oturtulması gerektiğini vurguladığını söyledi. Margulies, "Tehdit yok, zaman sınırlaması dayatması yok. Ama uzun zamandır belirlediği çok net tavrını tekrar vurgulamış. Adım atılmasını bekliyor. Her zamanki gibi çok olumlu, umutlu ama belli ki top artık hükümetin sahasında. Adım atılmasını yasal zemine geçmesini istiyor ve tümüyle haklı tabi ki" dedi.

Kalaycı: Mesaj, hükümete yasal çerçeve çağrısıdır

Akademisyen Doç. Dr. Hüseyin Kalaycı Öcalan'ın mesajını, hükümeti yasal çerçeveye çağırma bildirisi olarak değerlendirdi. Hükümetin oyalama taktiği uyguladığını belirten Kalaycı, "Bu nedenle de, görüşmeler, acil olarak yasal statüye kavuşturulmalı. Silahlar sustu. Bundan sonra asıl görev Türkiye Cumhuriyeti'ne düşüyor" dedi. Hükümeti yetersiz bulduğunu belirten Kalaycı, "Konjonktür Kürtlerden yana. İsteselerdi hükümeti zorlayabilirlerdi zorlamadılar. Bu da iyi niyetli olduklarını gösteriyor" diye konuştu. Hükümetin KCK tutuklularını elinde koz olarak tuttuğunu hatırlatan Kalaycı, hükümetin bu ikircikli tavrını son derece ikiyüzlü bulduğunu söyledi. Kalaycı, "Hükümet yolsuzluk meselesinde çamura batmış durumda. Bu nedenle de anayasal düzenleme yapacak durumda değil. Kendi derdine düşmüş. Bu hükümetten demokratik adım beklemek zor. Ama Öcalan gereken uyarılarını yaptı. Demokratikleşme çalışmalarının hızlandırılması çağrısını okudum ama hükümetin ama bunu karşılaması zor" dedi. 

Üstündağ: Herkes ders çıkarmalı

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nazan Üstündağ, mesajı "şahane" diyerek tek kelime ile tanımladı ve "Çok umut dolu. Herkesin kendisine ders çıkarması gereken bir mesaj. Herkes kendisine bir görev çıkarmalı. Öcalan bir kez daha Ortadoğu'nun en önemli liderlerinden biri olduğunu kanıtladı. Dört dörtlü bir mektuptu. Türkiye halkları da üzerlerine düşeni yapacaktır. Demokrasi ve barış hareketinin yükseltmesi gerektiğinin heyecanını yaşadık Öcalan sayesinde" dedi. 

Berkan: Öcalan barış ne kadar kıymetli bunu bir kez daha gösterdi

Gazeteci İsmet Berkan da, mesajı "Tam bir barışa bağlılık iradesi" olarak değerlendirdi. Geçen yıl ki mesajın daha ayrıntılı ve talimatlar içeren bir mesaj olduğunu bu yılkinin ise daha heyecan dolu olduğunu belirten Berkan, mesajı umut verici olarak değerlendirdi. Berkan, "Barış ne kadar kıymetli bir şey işte bu mesaj bunu bir kez daha gösterdi" dedi. 

Uçak: Tekrar çatışmalı sürece dönülmez

Yazar Emine Uçak Erdoğan da mesajın sürecin devamından yana olan ifadelerinin güçlü olduğunu belirterek, "Öcalan yasal çerçeve konusundaki haklılığını gözler önüne serdi. Mesajda, Anayasa meselesinin ivedilikle çözülmesi gerektiği belirtiliyor" dedi. Öcalan'ın seçim meydanlarındaki dile dikkat edilmesi noktasında da uyarı yaptığını belirten Erdoğan, "Bütün tarafla müzakerenin hassasiyetine dikkat göstermesi gerekiyor. Öcalan da mesajın da buna vurgu yapıyor. Böyle bir normalleşme sürecinin ardından ancak kalıcı barış gelir. Tekrar çatışmalı sürecin başlaması düşünülemez. Türkiye'nin böyle bir lüksü yok" diye konuştu. 

'Kamuoyunun beklentilerini karşıladı'

Gazeteci-Yazar Mustafa Sönmez, "Barışta ısrar edilmesi, silahlı çatışmaların bir daha başlamaması gibi bir beklentim vardı bu da Öcalan'ın mektubunda oldu" dedi. Sönmez, "Haklı olarak sonuç bekleniyor. Geçen Newroz'dan bu yana silahlar sustu bu çok önemli çatışmaya girilmedi, bu da önemli. Ama beklentiler tam olarak karşılanmış değil. Ne anadilde eğitim noktasında ne de demokratik özerklik konusunda elle tutulur bir yol alınmış değil. Göstermelik bazı adımlar var anadilde eğitim konusunda. Bu da beklentilere cevap veren bir durum değil. Türkiye kamuoyunun da beklentisi mutlaka barışa devam ve müzakereler yoluyla problemin halli yönündedir" dedi. AKP'nin bulunduğu yer itibariyle çok hızlı bir düşüş içerisinde olduğunu belirten Sönmez, iktidarın muhatap olmaktan neredeyse çıktığını söyledi. Sönmez, "Kürt siyaseti bunu da görecektir. Hedeflerine ulaşması konusunda muhatap kim olacak? Bunlar önemli. Bunların iktidara bağlı şeyler olmadığı açık" dedi.

Bağdat: Mesaj umut verici

Gazeteci Hayko Bağdat da mesajı umut verici bulduğunu söyledi. Yasal mevzuat değişiklerinin mutlaka yapılması gerektiğinin bir kez daha ortaya çıktığını belirten Bağdat, "Bu değişiklikler Ergenekon davasındaki gibi eli kanlı katiller, Serap'ı katleden MİT'ciler için değil, yaşamı savunan özgürlük savaşçıları için olmalı" dedi. "Kürtler bu noktadan sonra artık eskisi gibi yaşamayacak" diyen Bağdat, "Tansiyonu dengeleyen bir mesajdı. Kürt halkının bu başarısı Türkiye halklarına da bizlere de umut veriyor. Ceberrut devletin baskısı altında olan tüm kesimlere umut veriyor. Umarız herkes üzerine düşeni yapar" diye konuştu.

Öymen: Herkes görevini yerine getirmeli

Mektubunun içeriğinin ve üslubunun güzel olduğunu söyleyen gazeteci Altan Öymen ise " Mektupta öne çıkan önerileri reddedilmemesi gereken öneriler olarak görüyorum" dedi. Bu önerilerim içeriğinin doldurulması gerektiğinin altını çizen Öymen, barışın Türkiye'de bütün ilgili unsurların katılması ile sağlanabileceğine dikkat çekti. Bundan sonra atılacak olan adımların bu yönde atılması gerektiğini ifade eden Öymen, "Hükümetin çok rasyonel bir çizgide düşündüğünü ve hareket ettiğini sanmıyorum" dedi. Sürecin ilerleye bilmesi için mektupta da belirtildiği gibi KCK tutukluların ve hasta tutsakların serbest bırakılması gerektiğini söyleyen Öymen, Öcalan'ın, "Her savaşın sonunda bir barış vardır" sözünün ise çok doğru olduğunu söyleyerek, barışın Türkiye'ye gelmesi için herkesin görevini yerine getirmesini istedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.