Okuyan-Us

Yazının icadıyla beraber dünya kültür evreni ciddi etkilenmiş ve özellikle matbaanın icadıyla bilginin yayılması ve bilgi birikimi hızlanmıştır. Tabi bu iki önemli buluş enformasyon toplumu olma yolunda kritik rol almıştır. Günümüz toplumlarında bilgiye ulaşmanın kanalları çeşitlenerek, bilgiye erişim son derece kolaylaşmıştır. İnsanlık develerin sırtında kitap taşımaktan dijital kitap dönemine geçmiş olmasına rağmen aktif okuyucu olma durumu ciddi şekilde tartışılması gereken niteliktedir. Moderniteyle beraber, bilgi çağına giren insanlık, okuma konusunda asırlar öncesinden daha iyi mi daha kötü mü? Açıkçası büyük bir şüphe…!

Bilgi kirliliğinin arttığı, kitlelerin düşünsel dünyasına nüfus eden sosyal medya türevleri, okuyan-us olmayı öldürdü mü? Cevapları çok tartışma götürecek olan bu sorular son dönemlerde artmıştır.Belki de esas sorgulanması gereken şey gerçekten okuyor muyuz yoksa ciddi bir manipülasyonunetkisinde miyiz?

Teknolojinin hayatımızın her alanına sirayet ettiği post modern zamanlardayız.Dolayısıyla her şeyin zıddıyla kendisini yeniden yapılandırdığı bu süreçlerde elbette klasik okumanın yerini başka okumaların almış olması kaçınılmazdır.Her şeyin dijitalleştiği bir zamanda yazılı, basılı eserlerde de azalmalar sözkonusudur. Örneğin basılı gazete sayıları neredeyse sembolik düzeydedir. Aynı şekilde edebiyat ve felsefe dünyasında eser üretimi bilhassa bilimsel kitapların üretimi ciddi şekilde gerilemiştir. Günümüzde eser basımının Rönesans döneminden daha geride kaldığını söylemek abartı olmayacaktır.(Dünya gazeteler ve yayınlar birliği WAN-IFRA verileri mevcut)

Burada temel sorunsal teknolojik ilerlemenin yarattığı sanal gerçeklik paralelinde ortaya çıkan sanal yayınların( dijital yayınlar) hızla artmış olmasıdır. Bu da klasik okuma dediğimiz yani okurken okunanın altını çizme, notlar alma, önemli yerleri işaretleme gibi aktif okumayı sekteye uğratmıştır.Tabi ki bilgiye erişimin imkânlarından faydalanılmalıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şey, bilgi üretimi ve paylaşımının niteliksel olarak sürdürülmesinin gerekliliğidir.

Dijital okuyuculukla, klasik okuyuculuk arasında benzerlikler ve farklılıklar olacaktır.Burada vurgulamaya çalıştığım şey dijital okuyuculuğun yüzeysel olma ihtimalinin çok yüksek olmasıdır.Okuyuculuk deyincesadece kitap okuma değil, tüm okumaları kastederek bir kıyas yapma çabasındayım.

Sosyal medya okumaları, yapılan paylaşımların sadece görülmesi, dijital makalelerin yüzeysel okunması, haberlerin adeta tarayıcı gibi hızla geçilmesi karşımızda duran önemli okuma ya da okumama sorunlarıdır.

Okuyan-us, anlamak için okuyan, tartışan ve paylaşan us ’tur.Aksi hal dijital-us tur.Bu da gerçek okuma kültüründen( dokunan, tartışan ve paylaşan) uzak olanı yansıtır.İstediğimiz veya istemediğimiz kadar teknoloji çağını yaşayalım, dijitalleşelim hiçbir şey klasik okumaların yerini tutamaz. Dünya teknoloji devlerinden Google ile Microsoft kurucuları dahi çocuklarının eğitimini İngiltere’deki klasik yöntemle( yaparak yaşayarak ve kara tahta eğitimi) sağlamaktadırlar. Dünyanın en teknolojik ülkelerinde dahi insanlar bir araya gelerek çeşitli topluluklar kurarak okumalar yapmaya başlamışlardır. Burada temel amaçları; dijital okumaların yarattığı duygusuz ve niteliksiz okumaların önüne geçmektir. Nitelikli okumalar…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şeyhmus Kaya Arşivi

Kayıp Halk: DOMLAR

02 Eylül 2024 Pazartesi 00:02

Dünyayı Ardında Bırak

27 Temmuz 2024 Cumartesi 00:01

Çin Kalkınma Modeli

28 Haziran 2024 Cuma 00:02

Neandertallerin Sırları

30 Mayıs 2024 Perşembe 00:02

İç Sesin Anlam Arayışı

27 Nisan 2024 Cumartesi 00:02

Psikolojik Restorasyon

27 Mart 2024 Çarşamba 00:03

Kürt Çoban

28 Şubat 2024 Çarşamba 00:05

Post Klasik Eğitim

11 Ocak 2024 Perşembe 00:10

Olasılık

26 Aralık 2023 Salı 00:10

Şilili Filistinliler

23 Kasım 2023 Perşembe 00:10