1. HABERLER

  2. GUNCEL

  3. ÖZEL HABER-RÖPORTAJ

  4. TEK ELLE ALKIŞ OLMAZ
TEK ELLE ALKIŞ OLMAZ

TEK ELLE ALKIŞ OLMAZ

Bilişim sektöründe İndeks grubunun üç bölgenin yöneticiliğini ve iş ortaklığını yapan Zülâl Koç aynı zamanda birçok STK’da yönetici ve üyelik görevini de yapmaktadır

A+A-

Bilişim sektöründe İndeks grubunun üç bölgenin yöneticiliğini ve iş ortaklığını yapan Zülâl Koç aynı zamanda birçok STK’da yönetici ve üyelik görevini de yapmaktadır. Sadece kağıt üzerinde ve fotoğraflarda kalacak hiçbir projeden yer almak istemediğini, insanları dinleyerek, onlara dokunarak daha doğru ve gerçekçi çözümler bulunabileceğini, daha önce Antep de çocuklar için geliştirdiği Tek Elle Alkış olmaz sloganının kadınlar içinde geçerli olduğunu belirterek; ‘Eğer biz ellerimizi birleştirmezsek, düşüncelerimizi yakınlaştırmazsak..’ aynı çizgide devam edileceğini; ama birbirimize dokunduğumuz, birbirimizi kalkındırdığımız zaman başarılı olacağımızın altını çizmektedir.

Kadın Meclisinden Zülâl Koç ayrıca; önce kendi bölgemizde ticareti geliştirmemiz gerektiği, yatımların ve malzeme tedarikinin önce bulunduğumuz yerden yapılmasını olmazsa en yakın yerlerden temin edilmesinin önemli olduğunu belirtmektedir.

Diyarbakır’ın önemli bir turizm potansiyeli taşıdığını, dünyada hiçbir kentle kıyaslanamayacağını, kentin bir bütün olarak turizme hazırlanması gerektiğini belirten DTSO Kadın Meclisi yönetiminde olan Zülâl Koç düşüncelerini Tigris Haber Gazetesine açıkladı.

TEK ELLE ALKIŞ OLMAZ

Mümin Ağcakaya

İş hayatınıza ne zaman başladınız?

Diyarbakırlıyım. Dicle Üniversitesi lisans mezunuyum. Muhasebe sonra İşletme. Aslında ben bilişim sektöründeyim. Bilişim sektörüne girerken de çok tesadüfî girdim diyebilirim. Benim aslında hayalim babamın muhasebeci olması ve onunla birlikte mali müşavirlik. Ama bilişim sektörüne girmem halamın oğlunun bu sektörde olması ve Diyarbakır'ın en büyük bilgisayar firması olan Hasel Bilgisayarda iş ortaklığı yapması vesilesiyle orada stajyer olarak başladım. Bilişim sektöründe satış bölümünde aktif olarak; insanlarla bir arada olmak, onlarla kaynaşmak benim için çekici oldu. O sebeple de bilişim sektörüne girdim. Bilişim sektörü gerçekten insanın bakış acısını değiştiren, gelişen bir alan olduğu için ilgimi çekti. Staj dönemi bittiğinde İndex grubunun Diyarbakır’da bir yapılanması vardı. Burada çalışırken, Erol Bilecik'ten bir teklif geldi. İndeks Grubu A.Ş bilişim sektöründe önemli bir dağıtım merkezi. Şu an onun şube müdürlüğünü yapıyorum. 19 yıldır index grubu camiasındayım. Toplamda 3 bölge, 13 il sorumluluğun. Sürekli aktif saha çalışmaları yaptım ve halen de yapıyorum. Bu da benim için inanılmaz bir done oluşturdu. Bu iş sahasında bin çeşit insanla, değişik karakterlerle karşılaşıyorsunuz. Bu sebeple de çok insan tanımış oluyorsunuz. O yüzden de bakış açınız da ona göre değişiyor ya da şekilleniyor. Tüm bölgelerden bir şeyler alıyorsunuz. Adana’lıyım Hatay’lıyım, Mersin’liyim, Antep’liyim Diyarbakır’lıyım, Mardin’liyim Urfa’lıyım diyebilirim. Çünkü bütün illerden kendime bir pay çıkardım. İş anlamında da sektörel anlamda da gelişimin içerisinde bulundum. Yaklaşık 500 iş ortağımızla muhatap oldum. Mali müşavirliğin vermiş olduğu bir avantajla da; tüm iş ortaklarımıza bir nevi danışmanlık, finansal bilgiler verme, onlara her türlü iş hayatlarında nasıl geliştirecekleri konusunda da destek olup, farklılaşmaya,  yaptığımız işi de farklılaştırmaya çalıştım.

YÖNETİCİLİK YAPTIĞIM DERNEKLER

Başka hangi alanlarda çalışmalarınız oldu?

5-6 derneğin üyesiyim. Birincisi: Muhtaç Çocukların Koruma ve Yardım Derneği. Bu derneğin başkanlığını yaptım, yönetim kurulu üyesiyim. Bu dernek benim için gerçekten çok önemlidir. Çocuklara dokunduğunuz zaman, iyi çocuklar yetiştirdiğiniz zaman, geleceğini şekillendirmiş oluyorsunuz. Bu sebeple de bizim burslarla okuduğumuz, sayısını bile bilemediğim birçok öğrencimiz oldu. Eğitim önceliğimiz. Eğitimin dışında da; Bayram Kardeşliği, Bayram Çocuklarımız var. Sur’daki hemen hemen her noktadaki çocuklara ulaşmaya çalıştık ve elimizden geleni yaptık.

Bir de hasta, kanserli, şeker hastası çocuklarımıza ulaşmaya çalıştık. Çocuklarımızı nasıl tatile götürebiliriz, nasıl planlama yaparız diye uğraşırken; baktım Selçuk Mızraklı Beyin çocuklarla ilgili bir tweet atmış belki onu değerlendirip, çocuklarımızı tatile götürebiliriz.

Türkiye Yüksek Teknoloji ve Ekonomi Derneğimiz var. Bu derneğimizde Gaziantep'tedir. Gaziantep'teki bilişimci arkadaşlarımız, iş ortaklarımız, sanayicilerimiz, mali müşavirlerimizin olduğu geniş kapsamlı bir ekonomi derneğimiz var. Burada da başkan yardımcılığı görevini yapıyorum. Bu işimiz de biraz Entegre Danışmanlık. Aslında nasıl katkı sunarız, işimizi nasıl daha iyi yönetiriz yönünde konusunda çalışmalar yapıyoruz.

Kızılay'ın Diyarbakır'daki üyeleri içerisindeyim.

tek-elle.jpg

RESİMDE KALACAK HİÇ BİR ÇALIŞMADA YER ALMAK İSTEMİYORUM

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası 10. komite başkanlığı yapıyorum.

Tabii 19- 20 yıl içerisinde bir birikimlerimiz, yaptıklarımız, yapmak istediklerimizle buralara geldik. Bunlar öyle çok kolay öyle bir derneğe üye olayımla olmuyor. Karşımıza bazı fırsatlar çıkıyor bunları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Katkıyı da doğru anlamda sunacaksınız. Resimde kalan hiçbir şey benim işim değil.  Resimde kalacak hiç bir çalışma içerisinde yer almak istemiyorum.

Yeni dönemde de son 3 aydır seçimle geldim. Türkiye Odalar Borsalar Birliği kadın girişimciler kurulu başkanlığını aktif olarak yapıyorum. Buradaki asıl amacımız da; üreten kadına ulaşıp neler yapabiliriz, nasıl yol gösterebiliriz, nasıl yol açabiliriz. Buna kendim de dâhil olmak üzere çok eksikliklerimiz var. Bunu hem Ticaret Odalar Ve Borsalar Birliği'nin avantajını kullanarak, öncelikle kendimde, tüm üyelerle, hatta tüm Diyarbakır kadınlarının eğitimlerle yolumuzu açmak için bir eğitim almamız gerekiyor.

Eğitim derken, eğitim yapıp arkasını boş bırakmak değil de bize yol gösterecek eğitimlere başlıyoruz. Şu an devam edecek olan 3 projemiz var. Birincisi; bu eğitim programı. Bizim protokol ve insan ilişkileri, öfke kontrolü ile ilgili eğitimler almamız gerektiğini düşünüyorum. İkinci eğitimimiz de; Diyarbakır'da Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğüne müracaat eden bir sürü kadınımız var. Bu kadınlarımızla ilgili biz kurul olarak çalışmalar yapmak istiyoruz. Kadınları nasıl rehabilite ederiz, nasıl hayata kazandırırız, nasıl iyi çocuklar yetiştirecek, özgüveni yüksek, para kazanan kadınlar oluşturabiliriz. Daha çok yolu açmak, nasıl yol açarız. Bu tür çalışmalar benim aslında önceliğim olacak. Onun dışında tabii ki, bizim oluşumuz iş kadınlarıyla. İş kadınlarımız var ama daha çok küçük ölçekli,  Bu kadınlarımızın iş hacmini nasıl yükseltebiliriz, bu kadınlarımızın iş hacmini nasıl büyütebiliriz, istihdam artırıcı, içini dolduracağımız nasıl çalışmalar yapabiliriz. Var olan mevcut durumlarını nasıl iki kademe, üç kademe yukarıya çıkarabiliriz. Onların refahını nasıl daha da artırabiliriz. Nasıl daha çok kadına ulaşabiliriz.

Kesme çiçeklerle ilgili bir çalışmamız var. kesme çiçek bize verilen bir alanı Borsa Başkanı Engin Bey'e de çok teşekkür ediyorum. icra Kurulu'nun kendisini ziyaretindeki ilk kalemi idi. Bize bir alan sağlayacağının sözünü verdi. Bu alanda kesme çiçek yapacağız. Dışarıdan gelen bu çiçeklerin maliyetleri de artıyor. Burada Suriyeli kadınlarımızı, çalışmak isteyen üretmek isteyen tüm kadınlarımızı içine katarak üreteceğiz. Ve daha az maliyetle kurumlara kuruluşlara satacağız. Böylece hem kentin hem de kadın ekonomisine katkıda bulunacağız.  Bir lavanta bahçemiz belki bir gül bahçemiz olacak. Ticaret Odasının, Borsanın ve başka kurumların da desteğini alarak, böyle bir adım atarak, çalışmaya başlayacağız.

Buradaki tüm amaç üretmek isteyen, çalışmak isteyen kadınlarımızın bize ulaşmasını sağlamak. Biz Kalkınma Ajansı ile da bir danışmanlık protokolü imzaladık. Kırsal Kalkınma, KOSGEB, İŞKUR gibi kurumlarımızla da bu görüşmeleri yapacağız. Bu protokolün amacı, bizden giden müracaatların biraz daha önemsenmesi ve öncelik kazanması içindir.

Eğer biz doğru mesajları verirsek, içini doldurursak doğru sonuçları da alırız. Ben kesinlikle buna inanıyorum. Boş resim sadece resimde kalır. Unutulur. Unutulmayacak, iz bırakacak, katkı sağlayacak, verim alacağımız çalışmalar benim için önceliklidir. İcra kurulu olarak her sektörden arkadaşlarımız var. Yemek sektöründen, hizmet sektöründen eczacı, mühendis, eğitimci, bilişimci arkadaşlarımız var. Her sektörden bir karma oluşturunca, herkes birbirine değerler katıyor. Bu değerler bir harman oluşturacak. Daha da güzelleşecek. Yeter ki birbirimize doğru bakalım. Bunlarda önemli bazen doğru bakamıyoruz. Bazen yapacağımız işleri de yapamaz hale getiriyoruz. Daha genel bakabilmeliyiz.

İNSANLARI DİNLEYEREK, ONLARA DOKUNARAK ÇÖZÜMLER BULURUZ

Dünyada tek başına hiçbir iş başarılamaz bu bir ekip işidir. Bu ekibin daha da genişlemesi lazımdır. Böyle yaygınlık ve dokunma. Her zaman daha iyi faydayı burada görürüz. Dokunmadığın zaman, sadece resimde, kitapla kalan hiçbir şeyden fayda göremeyiz. İnsanlara dokunalım ve onları dinleyelim. Ancak böyle çözümler buluruz.

Sorunları aşabilmek için herkesin işin bir ucundan tutması önemli. Kadınlar ne yapmalı?

Öncelikle kadınların birbirini sevmesi lazımdır. Birbirimizi seversek, insanı seversek, sevgi oluşursa her şey çözülür. Ama birbirimizi sevmiyorsak, hiçbir şey çözülmez. Diyarbakır önemli bir kenttir. Turizm açısından önemli bir kenttir. Anlattığımız bu projeler sadece küçük bir düşüncedir. Bunu daha da artırmak ve yaygınlaştırmak gerekir. Kentin kalkınması için turizme her sektöre yansıtmalı ve bütün bu çalışmaların içinde kadının da olması gerekir.

Çocuklarla ilgili derneğin 45 yıllık bir geçmişi var. Ben de 12 yıldır bu Derneğin içerisindeyim çok değerli insanlar da var içinde. Yakın zamanda başkan yardımcımız; Emel Kaya’yı kaybettik. Bizim için değerliydi. Onu da çok katkısı vardı. Ona minnettarlığımız da çok büyüktür. Çocukların gerçekten mutlu olacakları bir oluşum düşünüyorum. Bunun detaylarını şu an netleştirmedik ama yapılacak bir çalışma ile eğitimlerini, yaşam standartlarını bir nebze de olsa yükseltmek için bir çalışma düşünüyoruz. Bu işe gönül vermiş insanlarla beraber yürüyerek, bir çalışma planlıyoruz.

tek-elle-001.jpg

TEK ELLE ALKIŞ OLMUYOR

DTSO’da kadın meclisi olarak iş kadınları olarak aranızdaki dayanışma, girişimci olmak isteyen kadınlara yardım etmesi, toplumsal bir gelişmeye nasıl yol açacak?

Sosyalleşirsek her şeye katkı sunabiliriz. Kadın meclisi gerçekten çok önemli bir oluşumdur. Dünyada bir ilktir. Bunun yapılanması içerisinde öncelikle iş kadınlarının aktifliğini artırmak. İşini yeni kuran kadınlarımıza danışmanlık yapmak, iş kurmayı düşünenlere deneyimlerimizi aktarmak, güç vermek. Sosyalleşirsek ve bunu çalışmaların içine entegre edersek çok şeyi başarabiliriz.

Tek elle alkış olmuyor. Eller birleşince çok şey olur. bu çocuklar için yaptığımız bir slogandı. Kadınlar da tek başına hiçbir şey yapamaz. Kadın Meclisinin kurulma amaçlarından biri de budur bence. Beraber olup büyümek, gelişmek.

Tek elle alkış olmayacağını kadınlar için de söyleyebiliriz.

Çocuklarımız için geliştirdiğimiz bu slogan; kadınları da hatta herkesi de kapsıyor. Eğer biz elleri birleştirmezsek, düşüncelerimizi yakınlaştırmazsak, kalıp düşünceleri yıkamazsak, birbirimizi kalkındırmazsak maalesef aynı çizgide devam ederiz. Ama birbirimize dokunmak, birbirimizi kalkındırmak, asıl amaçlarınızdan biri olursa; bence başarılı oluruz.

TİCARETİMİZDE YEREL OLANI TERCİH ETMELİYİZ

Bazı ortaklık sistemlerine herkes karşıdır ama ben büyük ortaklıkların büyük işler başaracağını, hem iş hayatımızda hem özel hayatımızda bunu böyle görüyorum. Gerçekten öncelikle birbirimizi destekleyelim. Bu Diyarbakır için de çok önemlidir. Biz kendi ticaretimizi de yerel olandan tercih etmeliyiz. Eğer yerelde bulamıyorsak en yakınımıza gidelim. Orada da bulamıyorsak Adana'ya gidelim. Eğer orada da bulamıyorsak İstanbul'a gidelim. Yani bir zincir kurarak önce kendimize destek olalım. Benim yaptığım işin tersinden olan bir şeydir. Ben Adana'da yaptığım bir iş ortağımın gelip Diyarbakır'da iş yapmasını istemiyorum. Diyarbakır'daki bir iş adamının da gidip başka bir yerde iş yapmasını istemiyor. Çünkü herkes önce kendi bölgesinde çalışırsa sonra dünyanın öbür ucunda da iş yapabilir. Öncelikle kendimizi yaşadığımız yerde geliştirmek lazımdır.

Bu tedarikten hizmette kadar böyle olmalıdır. Bölgesel kalkınmalarda buradan geçer. Önce kendimize yatırım. Sonra çevreye. Bazen yakınımda kaliteli ürün bulamayız deniyor. Hayır, daha iyisini üretmeye teşvik edebilirsin. Daha iyisi üretilirse, ürettiğimiz bölgede satılır. Dünyaya satılır Ve kalkınmış oluruz. Birçok insan istihdam edilir. Birçok insan kalkınır. Erkek de, çocuk da, kadında kalkınır.

Diyarbakır büyük bir turizm potansiyeli taşıyor dediniz. Önümüzdeki süreçte turist akını daha da artacaktır. Her arkeolojik kazı da ortaya çıkan bulgular insanlık tarihini 5.000, 10.000 yıl geriye götürüyor. Ciddi anlamda dünyada insanlığın büyük ilgisini çekiyor. Bu turist akınını nasıl karşılayacak?

Burada iş bize düşüyor. Biz kadın girişimcilere düşüyor. Ticaret Odasına düşüyor. Ticaret Borsasına düşüyor. Sivil toplumlara düşüyor

Geçen sene mesela çok güzel çalışmalar yapıldı. Altın Elma Ödülü alındı.

DİYARBAKIR DÜNYADA HİÇ BİR KENTLE KIYASLANAMAZ

Kentin turizme hazır bir kent haline getirilmesi gerekiyor?

Yurtdışına gidiyorsunuz Türkiye gerçekten çok güzel bir ülke. Diyarbakır'ın tarihi dokusu çok zengindir. Dünyada hiçbir kente kıyaslanamaz. Diyarbakır güzel, Diyarbakır’ın insanları daha güzeldir. Çünkü insanlık duygularını içinde barındıran, gerçekten insana değer veren insanlarımız var. Bu da yok olmayacak. O yüzden de biz seven bir toplumuz.

Sıcaklığının gelenleri hemen aktarabiliyor. Mesela bir tokalaşmada bunun samimiyetini karşı taraf hemen hissedebiliyor.

Ben bir toplantıda gelen misafirlerimizle tokalaşırken organize yapan firmadan;’bir şey dikkatimi çekti’ dedi. ‘Siz tokalaşıyorsunuz ama diğer elinizi mutlaka üstüne koyuyorsunuz.’ Ben de öyle çok bilerek yaptığım işler değildi. Zaten o gerçekten bir samimiyetin ifadesidir. Duygularımızı gerçek anlamda yansıtırsak, bu karşı tarafa da geçiyor ve muhteşem oluyor. İçten gelen bir samimiyetle dokunduğunuz zaman, gerçek olursak biz her şeyi başarırız.

Erkeklerden de erkek işadamlarından sizin bu oluşumlarınıza karşı yaklaşımları nasıl oldu?

Sanırım erkekler başta bunu çok gerekli görmediler. Şu anda bu kırıldı ve Ticaret ve Sanayi Odası içerisinde yapılandı. Yapılan projeler, yapılan etkinlikler yapılacak katkılara inandığımız vakit olay çözülmüş olacaktır. Kendi cephenizden bir çözüm buluyorsunuz, erkek kesimi de bunu böyle algılamalı ve dolayısıyla kendi cephesinden güç ve desteği vermeli. Kadınlar da kendi cephesinden buna güç ve destek vermeli, düşlerini birleştirmelidir.

Turizme dönecek olursak, tur firmaları sabah Urfa'dan sonra Diyarbakır'a gelip burada iki saat kaldıktan sonra Mardin'e geçiyorlar. Dolayısıyla burada yemek, konaklama, alışveriş yapamıyorlar ve sadece geçiş güzergâhı olarak kullanıyorlar gibi esnaftan bir yakınma var. Dolayısıyla bu turları kente maddi olarak bir katkısı olmuyor deniyor. Ne tür girişimler yapmak gerekiyor?

Bu konular önceden çok konuşuldu. Yurtdışında Amerika’dayken sohbet ettiğimiz İzmir’li bir kişiye; ‘Diyarbakır'a hiç geldiniz mi?’ Diye sordum. Bana; ‘GAP turu yaptık, fakat bize tur firması; Diyarbakır hala problemli dediğini. Bu yüzden; Urfa'dan Mardin'e, Mardin'den Batman'a gittik.’ Dedi. Ona;’Mardin Batman sıkıntılı değilse bir buçuk milyonluk kentte mi sıkıntılar var.’ Dedim. Ondan tur firmasının ismini aldım ve gerekli girişimlerde bulundum. Bu tür yaklaşımlar da olan firmalara uyarı için elimden gelen şeyleri yapıyorum. Bu durum hangi kent için olursa olsun aynı şeyi yaparım. Ticaret Odası özellikle birçok girişimlerde bulundu. Altın Elma ödülünde de girişimler yapıldı. Bu konuyla ilgili, Turizm firmalarının yöneticileriyle Diyarbakır'da toplantı yapıldı. Otel dolulukları zaten bu durumu ortaya çıkarıyor

Bunu sadece odaların sorunu değil, turizm ile uğraşan bütün esnaf ve sanatkârların da kendisine bir pay çıkarması lazım.

KENT OLARAK TURİZME HAZIRLANMAMIZ GEREKİYOR

Diyarbakır bir turizm kenti olması, kentin bir bütün olarak turizme hazırlanması gerekmiyor mu? Diyarbakır'da yaşayan insanlarıyla birlikte otel, lokanta, turistik eşya satanlarla birlikte bir altyapıya hazırlık yapması gerekmiyor mu?

Meksika'da güvenlik nasıl dedik. Bizde turisti halk koruyor dediler. Neden koruyorlar. Çünkü Meksika'da Jamaika’nın tek gelir kaynağı turizm. Meksika'nın kendi halkı turisti polisten daha çok koruyor. Asla hırsızlık olmuyor. Olsa dahi onun zararını halk karşılıyor. Öyle bir bilinç lazımdır. Diyarbakır üretimde büyük atakları yapıyor, yapacak. Üretim olmazımız zaten. Çünkü gerçekten gelişmek, büyümek için üretime ihtiyacımız var. Topraktan üretime ihtiyacımız var, Sanayide üretime ihtiyacımız var. Şu an yeni yetişen nesil toprağı bilmiyor. Eğer çocukları toprağa dokundurursak, topraktan nasıl bir verim alacağını öğrenir. Her şeyi oradan kaynaklanıyor. Alttan yukarıya doğru geliyor. Çocuklarımızı nasıl yetiştirirsek öyle de verim alırız. Toprakta öyle. Öncelikle çocuğu mutlu edecektir. Çocuğu alıştırmak zorundayız. Bir yerden başlamak gerekiyor. Bunun bir politikası olmazsa, lokal işlerle olmaz.

Diyarbakır gerçekten dünyanın sayılı kültür kentlerinden biri olacaksa buna dönük olarak her türlü hazırlığın yapılması gerekiyor.

Gelen turistin sadece surları, eski yapıları görmesi değil; buradaki yaşamı da görebilmesi önemli, organik, doğadan korkmayan bir yaşamı görmesi farklılaştıracaktır.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Diyarbakır'dan yükselen bir yıldız yapacağız kadını. Bilişimle ilgili olarak da bir şey söylemek istiyorum. Ticaret Odasında biz bilişimciler olarak; Diyarbakır diğer katmış yazılımcılarımız var. Yazılım üreten firmalarımız var. Bu da yerelden ülkeye bir katkıdır. Zamana ayak uydurmak gerekiyor. Çünkü Çağımız dijital çağı oldu. Dijital firmalar oluşturacağız. Bu da başkanlığını yaptığım onuncu komitenin ödevlerinden bir olacak.

Zengin düşünce ve önerilerinizle kente büyük katkı sunacağınıza inanıyoruz. Temennimiz sizinde dediğiniz gibi düşüncelerin kağıt üzerinde kalmaması ve hayat bulmasıdır. Diyarbakırın gelecekte daha iyi olacağına olan inancımızla çalışmalarınızda başarılar diliyor ve bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Ben de size bu duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ediyor. Hep beraber başaracağız diyorum.

ZÜLAL KOÇ KİMDİR?

Diyarbakır, Çüngüş doğumlu. Dicle üniversitesi lisans mezunu. İndeks grubunun 19 yıldan beri Diyarbakır şube müdürlüğü yapmaktadır. İndeks firmasının üç bölgesinin sorumlu şube müdürlüğünü, danışmanlığını ve iş ortaklığı yapmaktadır. Birçok STK’da yöneticilik, serbest muhasebeci, mali müşavirlik yapmaktadır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.