Türkiye’nin havası en kirli şehri belli oldu!
Türkiye genelinde yapılan son çevre izleme ve hava kalitesi ölçümleri, solunan havadaki partikül madde yoğunluğunun kritik eşiklerin çok üzerine çıktığını gözler önüne serdi.
TİGRİS HABER - Aralarında deprem bölgesinin ve kritik sanayi merkezlerinin de bulunduğu pek çok kentte ölçülen değerler hayati risk taşırken, Iğdır metreküpte 118,17 mikrogram değerle listenin ilk sırasında yer aldı.
Çevre ve hava kalitesi izleme istasyonlarından elde edilen son veriler, Türkiye'nin hava kirliliği tablosundaki ürkütücü boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Yapılan detaylı ölçümlerde, hava kirliliğinin en yüksek seviyeye ulaştığı il Iğdır oldu. Metreküp başına düşen 118,17 mikrogram partikül madde yoğunluğuyla zirvede yer alan Iğdır’daki oranlar, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) öngördüğü güvenlik limitlerini tam 10 kata kadar aşıyor. Bu durum, bölge halkını kronik ve ölümcül sağlık tehlikeleriyle baş başa bırakıyor.
PARTİKÜL MADDE YOĞUNLUĞUNA GÖRE TÜRKİYE'NİN EN KİRLİ 10 İLİ
Hava kalitesi ölçüm istasyonlarının PM2.5 ve PM10 kayıtları doğrultusunda belirlenen, hava kirliliğinin en yoğun hissedildiği 10 il şu şekilde sıralandı:
- Iğdır (118,17 μg/m³ ile en yüksek seviye)
- Malatya (Deprem sonrası enkaz yıkım çalışmaları ve yoğun toz faktörü)
- Osmaniye
- Kahramanmaraş
- Hatay
- Ağrı
- Hakkari
- Mersin
- Şırnak
- Bursa
Listenin yanı sıra Erzincan ve Kütahya da kirlilik oranlarının yüksek seyrettiği diğer merkezler olarak dikkat çekti. Öte yandan büyükşehirlerden İstanbul ve Ankara'nın hava kalitesi ise "hassas" kategorisinde ölçüldü.
GÖRÜNMEYEN TEHLİKE PM2.5 VÜCUDA NASIL SIZIYOR?
Ölçümlerde sıkça adından söz ettiren PM2.5 tanımı; çapı 2,5 mikrometreden daha küçük olan tehlikeli toz, kurum ve kimyasal parçacıkları ifade ediyor. İnsan saç telinden yaklaşık 30 kat daha ince olan bu mikro tanecikler, solunum sisteminin doğal filtre mekanizmalarını kolayca aşarak akciğer dokularının en derinlerine ve oradan da doğrudan kan dolaşımına sızıyor.
Egzoz gazları, yoğun kömür kullanımı, sanayi bacaları ve termik santrallerden salınan kirleticiler için Dünya Sağlık Örgütü yıllık ortalama güvenli sınır olarak 5 µg/m³ değerini baz alıyor. Ancak Türkiye genelindeki birçok noktada bu sınırın 5 ila 10 kat üzerinde hava solunuyor.
BAZI İLÇELERDE YILIN 250 GÜNÜ "KİRLİ HAVA" SOLUNDU
Coğrafi dağılım incelendiğinde, kirliliğin özellikle Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu hatlarında kümelendiği görülüyor. Sanayi tesisleri ve termik santrallerin kıyısındaki Osmaniye, Bursa'nın Kestel ilçesi ve Şırnak gibi yerleşim yerlerinde yaşayan vatandaşların yılda 250 günden fazla "sağlıksız hava" soluduğu tespit edildi. İstanbul'da ise Sultangazi Cebeci bölgesi, taş ocaklarının da etkisiyle yılın 263 günü kirli hava parametreleriyle kayıtlara geçti.
KİRLİ HAVA HANGİ SAĞLIK SORUNLARINI TETİKLİYOR?
Uzmanlar, yüksek oranda partikül maddeye maruz kalmanın insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar ve sağlık verileri, kirli havanın şu kritik rahatsızlıklarla doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor:
- KOAH ve Kronik Solunum Yolu Hastalıkları
- İskemik Kalp Rahatsızlıkları ve İnme (Felç)
- Akciğer Kanseri
- Diyabete bağlı erken ölümler
- Demans (Bunama) riskinde artış
Ayrıca atmosferdeki ozon kirliliğinin de solunum yollarında kalıcı iltihaplanmalara ve akciğer kapasitesinde belirgin düşüşlere yol açtığı vurgulanıyor.
KİRLİLİĞİN TÜRKİYE EKONOMİSİNE YILLIK FATURASI
Hava kirliliğinin sadece insan sağlığına değil, ülke ekonomisine de ağır bir bedeli bulunuyor. Kirlilik kaynaklı erken ölümler, kronik sağlık sorunlarının tedavi masrafları ve buna bağlı iş gücü kayıpları ekonomik raporlara da yansıdı. Hazırlanan son hesaplamalara göre, hava kirliliğinin Türkiye ekonomisine oluşturduğu doğrudan ve dolaylı yıllık faturanın yaklaşık 138 milyar dolar seviyesinde olduğu hesaplandı. (Sözcü – Haber Merkezi)
Kaynak:Sözcü – Haber Merkezi




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.