1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. Diyarbakır Barosu, ‘Baro Koşusu’nu kaldırdı
Diyarbakır Barosu, ‘Baro Koşusu’nu kaldırdı

Diyarbakır Barosu, ‘Baro Koşusu’nu kaldırdı

Diyarbakır Barosu bünyesinde her yıl düzenlenen “Baro Koşusu” bir daha düzenlenmemek üzere kaldırıldı.

A+A-

Diyarbakır Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Hayvan Hakları Merkezi olarak Baromuz adına yıllardan beri düzenlenmekte olan Baro Koşusu’nun kaldırılması yönündeki çabalarımız sonuç vermiş olup Baromuz Yönetim Kurulunca alınan karar ile Baro Koşusu bir daha düzenlenmemek üzere kaldırılmıştır.” denildi.

 “Baromuzun hak savunuculuğu tarihi ile örtüşmediğini düşündüğümüz bu organizasyonun…”

2014 yılından beri her yıl Diyarbakır Barosu bünyesinde yapılan koşunun kaldırılmasına ilişin yapılan açıklamada  “Baro Koşusu adıyla” at yarışları düzenlenmekte idi. Ancak her ne kadar dışarıdan zararsız, masumane ve eğlenceli görülse de at yarışları ciddi bir hayvan hakkı ihlalidir. Baromuzun hak savunuculuğu tarihi ile örtüşmediğini düşündüğümüz bu organizasyonun kaldırılması gerek sembolik anlamda gerekse hak savunuculuğunun bütünlüğü ilkesi yönünden önemli bir adımdır. İnsanların tarihte ilk evcilleştirdiği hayvanlardan olan atlar yüzyıllardan beri insanların ulaşımını sağlamış, yüklerini taşımış, savaşlarda koşturulmuş, gıda olarak tüketilmiş, kısacası akla gelecek her anlamda kullanılmış, sömürülmüştür. Günümüzde de devam eden bu sömürünün en acı yönlerinden biri ise tüm bunların insanlara yeterli gelmemiş olması ve atların ayrıca eğlence amaçlı da kullanılmalarıdır. Ancak insanlar için eğlence, düzenleyen kurumlar için ise prestij aracı olan bu aktivite atlar için tam anlamıyla bir ömürlük acı demektir. Yarış atları henüz kemik sistemleri tam oturmadan zorlu antrenmanlara maruz kalmakta, doğal ortamlarından koparılarak antrenmanlar dışında neredeyse ömürleri boyunca kapalı bir alanda tutulmaktadır. Bunun yanı sıra doğal beslenme şekilleri olan otlanmak yerine daha iyi koşmaları için yoğun tahılla beslenmektedir. Bunun sonucu olarak ise ülser gibi hastalıklara yakalanmakta, vücutlarının aşırı zorlanmasıyla soluk borusu veya ciğerlerinde kanama meydana gelmektedir. Diğer taraftan, yarış atları genellikle “emekli” olmadan önce ciddi kemik kırılması, aşınması gibi fiziksel zararlara uğramaktadırlar. Düz koşu yapamayacak hale gelen atlar ise çoğu zaman engelli koşularda yarıştırılmakta ve daha büyük ölüm riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Tamamen yarışamayacak hale gelen atlar ise çoğu zaman sahipleri tarafından öldürülmekte veya öldürülmek üzere mezbaha yahut kesim yerlerine gönderilmektedir.” ifadelerine yer verildi. (Haber Merkezi)

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.