Diyarbakır Barosu’ndan yeni adli yıl açıklaması: "Yargı bağımsızlığı ve adalet ihtiyacı devam ediyor"
Haber: Şirvan Oktay GÖRER
TİGRİS HABER - Diyarbakır Baro Başkanı Abdülkadir Güleç tarafından okunan metinde; yargı bağımsızlığı, insan hakları ihlalleri, cezasızlık politikaları ve savunma makamının yaşadığı mesleki ve ekonomik sorunlar öne çıkarıldı.

"YARGI BAĞIMSIZLIĞI OLMADAN HUKUK DEVLETİNDEN SÖZ EDİLEMEZ"
Konuşmasına yeni adli yılın adaletin egemen olduğu bir ortamda başlaması temennisiyle başlayan Güleç; adil yargılanma hakkı, uzun tutukluluk süreleri ve yargı üzerindeki baskıların hâlâ en temel sorunlar olduğunu vurguladı. Hâkim ve savcıların hiçbir dış etkiden çekinmeden, yalnızca Anayasa ve kanunlara bağlı olarak karar vermesi gerektiğini belirten Güleç, yargı bağımsızlığının sağlanamadığı bir düzende hukuk devletinin inşa edilemeyeceğini ifade etti.

AİHM VE AYM KARARLARI İLE KAYYUM UYGULAMALARI
Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmamasını eleştiren Baro Başkanı Güleç; Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay kararlarına atıfta bulunarak mahkeme kararlarının bağlayıcılığının esas olduğunu hatırlattı. Ayrıca Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin "umut hakkı"na ilişkin tavsiyelerinin infaz mevzuatına yansıtılması gerektiğini belirtti.
Halk iradesine yönelik müdahalelere değinen Güleç, seçilmiş belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılarak yerlerine kayyum atanmasının olağan bir yönetim pratiğine dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
"SAVUNMA HAKKI VE AVUKATLIK MESLEĞİ BASKI ALTINDA"
Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve tutuklamalarla karşılaşmasının doğrudan savunma hakkını ve vatandaşın adalet arayışını zedelediğini belirten Güleç, mesleğin ekonomik boyutuna da dikkat çekti. Özellikle genç avukatların yaşadığı ekonomik darboğaza değinilerek şu talepler sıralandı:
CMK Ücretleri: CMK hizmeti karşılığında ödenen ücretlerin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile uyumlu hale getirilmesi ve insan onuruna yaraşır seviyeye çekilmesi,
Vergi Yükü: KDV tevkifatı ve vekalet ücreti taleplerinde istenen "borç yoktur" yazısı gibi uygulamaların kaldırılması veya esnetilmesi,
Kamu Avukatları: Kamu avukatlarının özlük ve disiplin haklarının iyileştirilmesi amacıyla müstakil bir kurul oluşturulması,
HMGS Sınavı: Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nın (HMGS) fakülte eğitimine ve muhakeme gücüne uygun biçimde yeniden düzenlenmesi.
HAK İHLALLERİ, HASTA MAHPUSLAR VE ÖZGÜRLÜKLER
Gazetecilere, sivil toplum örgütlerine yönelik baskıların toplumsal özgürlük alanını daralttığını belirten Güleç; kadın ve çocuk haklarının korunması, ekolojik tahribatların önlenmesi ve infaz sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkıp cezalandırmaya dönüştüğünü kaydeden Baro Başkanı, ağır hasta mahpusların durumlarının bağımsız mekanizmalarca değerlendirilerek tahliyelerinin önünün açılması çağrısında bulundu.
KÜRT MESELESİ, HAKİKAT VE CEZASIZLIKLA MÜCADELE
TBMM’de kabul edilen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’u çatışmaların sona ermesi ve toplumsal barış adına önemli bir adım olarak gördüklerini ifade eden Güleç; Kürt meselesinin çözümünde eşit yurttaşlık, anadilde eğitim, yerel demokrasi ve demokratik temsilin şart olduğunu vurguladı.
Kalıcı barışın geçmişle yüzleşmekten geçtiğini belirten Güleç, Katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılamamasını cezasızlık algısının açık bir göstergesi olarak niteledi. Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri’nin adalet taleplerinin karşılık bulmasının toplumsal barışın temeli olduğunu altını çizdi.
Diyarbakır Barosu’nun her zaman hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmaya devam edeceğini belirten Abdülkadir Güleç, tüm yargı çalışanlarının ve meslektaşlarının yeni adli yılını kutlayarak konuşmasını tamamladı.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.