1. HABERLER

  2. GUNCEL

  3. ÖZEL HABER-RÖPORTAJ

  4. HAYAL EDİN GERÇEKLEŞTİRELİM
HAYAL EDİN GERÇEKLEŞTİRELİM

HAYAL EDİN GERÇEKLEŞTİRELİM

TÜYAP Diyarbakır Fuar ve Kongre merkezine; Madamesso firmasıyla katılan Taner Balıkçıyla bir söyleşi gerçekleştirdik.

A+A-

 

Balıkçı; “Diyoruz ki, hayal edin gerçekleştirelim. Onlara geniş bir yelpaze sunuyoruz. Siz kafanızda canlandırın, getirin biz çizelim. Size uygulayalım. Ya da siz çizmemizi istemiyorsanız, internetten orijinal resimler getirin bire bir aynısını yapalım. Yeniyse istedikleri eskiye, eskiyse de istedikleri yeniye çeviriyoruz. Böylece ikinci yenileri oluyor

                                             

Merhaba, antika, eskitme, ahşap, ferforje üzerine orijinal değerde işler yapıyorsunuz. Ortaya çıkardığınız bu işlerin hepsi neredeyse sanatsal değerde oluyor. Farklı ve orijinal, bu mesleğe nasıl ve nerede başladınız, bu iş sizi böyle nasıl sarıp sarmaladı, nasıl yürütüyorsunuz?

Biz Diyarbakır Modamesso olarak dört yıldır faaliyet yürütüyoruz. Fakat ben yirmi yıldır bu sektörün içerisindeyim. Türkiye ve dünyada yakından takip ederim. Gelişmeleri, çalışmaları, ahşabı, metali; yani bize gelen müşteri hazır olanı almaz. Yani bize gelen müşteri evinin fotoğrafını, görsellerini getirir. Derki;’ biz buraya şunu çalışmak istiyoruz’. ‘Biz şuraya ayna, ahşap işte metal ferforje, balkon’ istiyoruz der. Biz hepsini yaparız. Otel, cafe, restorasyon işleri yapıyoruz. İç dizayn, tasarım, uygulama, sandalye, masa, kütük, masif; ahşapla metalle ilgi akla gelebilecek her türlü işleri yapabiliyoruz. Bu yüzden müşterilerimize butik tasarımlar yapıyoruz. Diyoruz ki hayal edin gerçekleştirelim. Onlara geniş bir yelpaze sunuyoruz. Diyoruz ki, siz kafanızda canlandırın, getirin biz çizelim. Size uygulayalım. Ya da siz çizmemizi istemiyorsanız, internetten orijinal resimler getirin bire bir aynısını yapalım. Biz burada zaten müşterimizin ayağına gidiyoruz. Müşterimiz bizi çağırıyor, keşfe gidiyoruz, keşifte kendilerine izah ediyoruz. Burada şu kullanılabilir, burada bu kullanılabilir. Eskitme istiyorsa, kantru istiyorsa, retru istiyorsa, spor istiyorsa modernize her şeyi müşterinin isteğine göre; yani müşteri bizde istediklerini yaptırabileceği bir mağaza, atölye. Yerel bir marka olan Madammeso için, ilk yatırımımızı Diyarbakır’da yaptık ve bir mağaza açtık. Daha sonra Ankara’da atölye ve Van’da da bir şubemizi hizmete soktuk. Şimdi bu markayı ve yaptığımız bu işleri daha da genişleterek; Türkiye ve dünyaya açmayı düşünüyoruz. Diyarbakırlı olduğumuz için güneş doğudan yükselir mantığıyla batıya buradan çoğalmayı düşünüyoruz. Françayzlar veriyoruz, mağazalar açtırıyoruz. 2019 yılında bir şubeyi de Diyarbakır’da açacağız. Biz işimizi zevkle yapıyoruz, keyf alıyoruz. Müşterimize de bu keyfi hissettiriyoruz. Müşterilerimizde bize hazır bir şey için gelmezler. Yani şu sehpayı çok beğendim, bu ölçüde yapabilir misiniz diye gelirler. Bizde onların istediği ölçüde, istediği renkte metali ve ahşabı konuşturuyoruz. Kendilerine istedikleri aksesuarı, istedikleri eşyayı; masayı, sandalyeyi, duvar objesini, istedikleri tarzlarda yapıp kendilerine sunuyoruz. Proje haline getirip fiyatlandırıp, okeyleştikten sonra otuz gün içinde teslim ediyoruz.

         Siz bu şekildeki çalışmalarınızla; insanlara hayal ettirip sonrada bu hayallerini canlandırmış oluyorsunuz? Peki, bu çalışmalar çok yorucu mu?

         Bundan dolayı keyf alıyoruz. Ben bu işe girerken, öyle bir iş yapmalıyım ki; insanlar bizi arayıp bulsun istedim. İnsanlara reklam yapıp gitmeyelim diye düşündük. Biz iki yılda burada müşteri sayımızı 2500’ün üzerine çıkardık. Yeni kurulan bir mağazada bu sayıyı yakalamak çok kolay değildir. Müşterilerimizi de çeşitlerimizi de sürekli yenileriz. Satılan ürünü bir daha yapmayız. Aynısını satmayız. Böyle olduğundan dolayı da müşterilerimiz mağazamızı keyfle, zevkle ziyarete gelirler. Bu da bizim için, yorgunluğu unutturan ve bizim içinde keyif verici bir iştir. Satış bizim için önemli değil, karşı tarafın memnuniyetini daha önemli buluyoruz. Mesala biz bir ünite yaparız, bu ahşaptandır. O ünitede sorunlar çıkabilir. Kesildikten sonra da yaşayabilen tek canlı ağaçtır. Yani sizin elinizde değil, iklime göre değişir. Soğuğa göre değişir, soğuğa göre değişir. Tropikal iklimdeki ağaç, kurur, çatlar. Bizde genelde kullandığımız ağaçlar ceviz ve Sibirya çamıdır. Kullandığımız Sibirya çamı, dış mekânda, iç mekânda yağmurda yese, çamurda da kalsa, güneşte de kalsa hiçbir şey olmaz. Biz bunları müşterimize söyleriz. Altı ay sonra bel verebilir. Bilginiz olsun, kullanacağımız malzemeler konusunda müşterimizi bilgilendiririz. Müşterimiz tercini yapar. Bizde yaptırması önemli değil. Çünkü biz fiyat olarak kimseyle rekabet etmiyoruz. Ben etmekte istemiyorum. Çünkü biz kalitemizi anlatarak sunarsak, onlarda bütçelerine göre, ben meşe ağacından istiyorum, dişbudak ağacından istiyorum. Cevizden, çamdan istiyorum, kayından, gürgenden istiyorum dediğinde hepsini tek tek fiyatlandırıyoruz. Tek ürün sunup onu kısıtlamaktansa metalin de kaplamanın da, ahşabında her şeyin alternatiflerini sunarak geniş bir yelpaze sunuyoruz. Bunu da Diyarbakır ve Türkiye’de yapan çok mağaza yoktur. Olanların sayısı da, bir ikiyi geçmez. Çünkü bu işler biraz özverilidir. Sabır işidir. Keyf alınarak yapılması gereken işlerdir. Bazı ürünlerimiz iki ayda da bitmeyebilir. Kurumamış ağaç oluyor, onu ayrıca fırınlamamız gerekiyor. Çok zahmetli ve meşakkatli bir iştir. El emeğimizin bedelini müşterilerimize anlattığımızda doğru, bakıldığında sehpa, ama emek verilen bir sehpa. Bu yüzden bütçesi dar olanlar pahalı der. Fakat bununla ilgili olumsuz hiçbir geri dönüş sağlamazlar.

         Siz daha çok orta kesim üzeri, elit kesimlere hayal ettiği bir mekân sunuyorsunuz? Yaşadıkları mekânı yeniden dizayn ediyorsunuz. Adeta onlara adeta birer müze ev yapıyorsunuz?

 İşe o taraftan bakarsanız evet. Yeniden hayata geçiriyoruz. Yeniyse istedikleri eskiye, yeniyse de istedikleri eskiye çeviriyoruz. İkinci yenileri oluyor. Bu da bize keyf veriyor. Duvar objeleri, tuğlalar, ahşap olarak kültür tuğlaları; şu anda moda biliyorsunuz. O duvar tuğlaları dâhil, müşterimizin isteğine göre biz satın aldırıyoruz, çalışmasını yine biz yapıyoruz.

Dekoratif bir şey yapıyorsunuz. Kurduğunuz hayali size gelen müşteriyle paylaşıyorsunuz. Ortaklaşıyorsunuz.  Bunun teknik ve sanatsal olarak eksiklikleri varsa da tamamlıyorsunuz. Hayata geçiriyorsunuz?

         Müşterimize söylüyoruz. Yaptığı zaman artıları, eksileri anlatıyoruz. Müşteriyi bilinçlendiriyoruz. Müşterimiz ne isterse, bütçesine göre sipariş veriyor. Kendi bütçesi ve hayalini hayata geçirmek için bize bir fırsat veriyor. Biz de onu yapmaya çalışıyoruz. Geri dönüşler alıyoruz.