1. HABERLER

  2. GUNCEL

  3. ÖZEL HABER-RÖPORTAJ

  4. HİÇBİR ŞEY GEÇ DEĞİLDİR
HİÇBİR ŞEY GEÇ DEĞİLDİR

HİÇBİR ŞEY GEÇ DEĞİLDİR

Diyarbakır Ticaret Odası İş Kadınları Meclis üyesi Beşenk Kaya ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

A+A-

Mümin Ağcakaya/ Özel Röportaj

Önceleri iş yaşamının dışında kalan, eşi iflas edince artık bende bu işlere varım diyerek iş hayatına atılan Beşenk Kaya şirketin yöneticisi olarak kararlarda söz sahibi olmaya başlar ve eşiyle eşit koşullarda çalışma yaşamına devam eder. Yaşadıklarından ders çıkararak hayallerini gerçekleştirmek için önüne hedefler koyan, kararlar alan bir iş kadını olarak sadece evinde değil işinin de başında, ben de başarabilirim diyerek geçmişi geride bırakır ve artık geriye değil geleceğe bakar.

İş yaşamınıza adım atmanız nasıl başladı?

Temizlik ve hizmet sektöründe hizmet veren şirketim var. Eşimle beraber çalışıyoruz. Daha önceleri resmiyette vardım daha sonra işe bir bütün olarak dâhil olmaya karar verdim.

Taşeronluk firmaydık. Taşeronluk kalkınca şimdi eşimle ile beraber inşaatta yöneldik. İnşaat sektöründe ince işler dediğimiz işler yapıyoruz. Birkaç yerde yapımını üslendiğimiz işler aldık. 

İş hayatına atılmaya ne zaman karar verdiniz?

Daha önceden eşimin çok büyük işleri vardı iflas etti. Önceleri beni işlerine karıştırmıyordu. İflasından sonra sunduğum destekten sonra artık her şeye beraber karar vermeye başladık. Böylece iş hayatına atıldım. Kendim yeni bir şirket kurdum. Bu arada eşim bana yardımcı oldu. Önce küçük işlerden başladım.

20190906_152745.jpg

Eşiniz iflas edince ne düşünmeye başladınız? Bu işler sadece erkeklerin değil bende pek ala bu işleri daha iyi yapabilirim mi dediniz?

Zaten bunu baştan beri söylüyordum. Bende bu işlerle uğraşmak istiyor hatta ara sıra müdahale ettiğimde oluyordu ama beni uzak tutmak için elinden geleni yapıyordu. Sonra iflas edince kendisi çalışmam için bana teklif getirmeye başladı.

İflas edince bileziklerimi satıp bir şirket kurdum. Üniversitede de küçük bir hizmet alımı işi vardı. Kuraya kalmıştık. Kurayı çektim iş bizde kaldı. İlk işim bu oldu. Bu işi başarıyla bitirdim. İş bitince kurum da çok memnun kaldı.   Hatta kurum sizinle tekrar çalışmayı istiyoruz dedi. Bana bağlı olan personeller benimle devam ettirmeyi çok istediler. Ama bu arada taşeronluk kalktığı için devam ettiremedik. Yeni iş alanlarına bakmaya başladık.

 Daha önceden de iş hayatına atılmayı düşünüyor muydunuz?

Çocukluğumdan itibaren böyle bir istek vardı. Babam biz biraz farklı büyüttü. Babam modern düşünen bir insandı. Babam voleybol antrenörüydü. Sağlık ve spor bakanlığı Beden Terbiyesinde çalışıyordu. Urfa Kapı Sporun kurucularındandı. Birçok sporcu yetiştirdi. Bizi de öyle yetiştirmeye çalışıyordu. O dönemde Diyarbakır’da yaşayan kız çocuklarına göre daha iyi büyütüldük. Babam kızlarını hep ön planda tuttu. İki erkek kardeşim vardı ama biz kızlara da aynı değeri veriyordu. Hatta bize daha fazla değer verdiğini söyleyebilirim. Kız kardeşim folklor ekibindeydi Avrupa’ya gönderdi. Kardeşi o zaman daha on yaşındaydı. Benim tüfek atıcılığında Türkiye birinciliğim, ikinciliğim, üçüncülüğüm var. Hep sporla içi içe büyüdük.  Öyle klasik anlamda büyümedik. 

 

Okul hayatınız nasıldı?

Lise mezunuyum.  Üniversite sınavında iyi puan alamadım. Açıkçası biraz da ben okula devam etmeyi pek düşünmedim. Daha çok çalışmayı istedim. Evlenmeden önce de iş hayatı ilgimi çekiyordu.

Evlenmeden önce taşeron bir firmada Fakültede otomasyon bölümünde çalıştım. Evlendikten sonra çalışma hayatım bitmişti. Eşim çalışmama izin vermemişti. O zaman eşimin işleri de iyiydi. Bana senin çalışmana gerek yok diyordu.  Maddi sıkıntında yok. Özel arabam kapıda duruyor. Kısacası o dönem beni lüks yaşattı. Bende madem öyle istiyor dedim, sadece çocuklarımla ilgilendim.

 Daha sonra işleri iyi gitmemeye başladı. Ona bu kadar kazancın varken nasıl zarar edebiliyorsun dedim. Çünkü kendisi işlerinin yürütülmesini başkasına bıraktı. Kendisi işleriyle ilgilenmedi. Birden baktık inanılmaz derecede devlete, bankalara borçlanmışız. Birkaç evimiz var bankalarda satılmak üzere, hepsi ipotekli olmuş. Bu arada durumumuz çok iyiyken etrafımız inanılmaz insanlarla doluydu. İflas ettiğimizde kimse kalmadı. Kimse kalmayınca eşime çok büyük destek olmaya başladım. Daha önce durumumuz iyiyken aldığım bilezikleri sattım. Üzülmemesi için de elimden geleni yaptım. Borçları birlikte kapatmaya başladık. Bu arada yine işler yapıyoruz ama buradan gelen paraları da borçları kapatmak için kullanıyorduk. Eşim bu desteği görünce artık benim verdiğim kararlara uymaya başladı. Demir Tur adlı bir şirket satılıyordu, onu satın aldım. Bu şirket üzerinden iş yapmaya başladım. Taşeronluk sistemi kalkmasaydı daha fazla ve iyi işler yapmaya başlayacağıma eminim. Çünkü yaptığımız işlerde firmamızın yaptığı işler beğenildiği için bize destek de veriyorlardı.

Ne tür işler yapıyordunuz?

Hizmet alımı, hastanede otomasyon, beyaz eşya, e-mar, tomografi gibi araçlara teknik hizmetler veriyorduk. Sonrasında da inşaat işlerine başladık. Şimdi İstanbul'da, Uşak’da, Diyarbakır’da inşaatta ince işler dediğimiz; duvar kâğıdı, fayans, kalebodur, seramik, alçı gibi işleri yapıyoruz.

İşlerin yönetimi size geçtikten sonra eşinizin yaklaşımı nasıl oldu?

Eşim benim bu işleri yapamayacağımı düşündüğü için beni işlerine karıştırmak istemiyordu. Ama şimdi işleri yürütmede kendisini geçtiğimi ve başardığımı görüyor. Mesela şimdi internet bankacılığını kullanamıyor. Ama ben işlerimi evden de yürütüyorum. Şimdi kendisi artık geri planda duruyor

Gelecekte nasıl bir hedefiniz var mı? Bu işleri nasıl büyütmeyi düşünüyorsunuz? Bu konuda bir hayaliniz var mı?

Biraz da ekonomik gidişata bağlıdır. Ama insanların ailece gelip huzurla oturacakları, hoşça vakit geçirecekleri büyükçe bir sosyal tesis, ya da cafe açıp işletmeyi düşünüyorum.

Ama ilk başlardan itibaren çalışma hayatına girmediğim için çok pişmanım. Eşimi dinlemeyip işin içine girmeyi çok isterdim. İşin içerisine girdiğim zaman dışarıdan görüldüğü gibi hiç de zor olmadığını gördüm. Bir kadının da rahatlıkla bu işleri yapabileceğini, hatta bazı işleri erkelerden daha da iyi yapıp başarmaları mümkündür.

Aslında bende biraz da tembellik ve rehavet var diye düşünüyorum. Çünkü güzel bir yaşam sürerken, gezip eğlenirken; ne gerek var diye düşünüyorsun. İstediğim yere gidiyorum, maddi hiçbir şeye ihtiyaç duymuyorum. Hepsi karşılanıyor. Tamam deyip koşulların cazibesine kapılıyorsun. Yani kendini her hangi bir iş konusunda ispat etmeye gerek duymuyorsun. Kararlarda iradenin ortaya çıkmasına gerek duymuyorsun. Bu durumda biraz da eşimin; yapamaz, bu işi yürütemez, benim gibi iş ortamlarına giremez gibi gelenekçi bakış açısı da rol oynamıştır. Ama şimdi hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum. Bir şeyleri becerebileceğimi gördüm.

20190906_153120.jpg

Kadın Meclisinde yer almanız da ne etkili oldu?

Kadınların kendi arasında bir dayanışmaya ihtiyacı var. Toplumsal bir sistemin içerisinde kadınlar uzun yıllar iş hayatının dışında bırakılmış, iradesini ortaya koyamamıştır. Dayanışma açısında burada bulunmak gerektiğini düşündüm.

 Hayattan ne öğrendiniz diye bir soru gelse ne cevap verirdiniz?

İş yaşamına da adım atınca insanın kendine olan güveni artıyor. Kabuğunuzu kırmaya başlıyorsunuz. Ve bende varım diyorsunuz. İnsanın ben de varım demesi sadece maddi zenginlik anlamında değildir. Zengin olabilirsiniz bu ayrı bir şeydir ama iradi olarak ben varım diyorsunuz. Önceden çok rahat koşullarda yaşıyorsunuz ama ben varım diyemiyorsunuz. Maddi olanakları size eşiniz sağlıyor. Bu olanaklar daralınca ya da ortadan kalkmaya başlayınca; yaşamın çıplak gerçekliğiyle karşılaşıyorsunuz ve ben de varım diyorsunuz. Bu aşamadan sonra kadın isterse başarabilir sonucunu yaşayarak daha iyi anlıyorsunuz. İhtiyacınız olan her şeyin hemen karşılanması yaşama ortak katıldığınız anlamına gelmiyor. Ortak yaşama katılmak birlikte karar verebilmektir. Karara ortak olabilmenizdir. Bu koşullarda özne olamıyorsunuz.  Ama hayatta hiçbir şey geç değildir. Yaşam devam ediyor. Geriye takılmamak gerekiyor. Her zaman ileriye bakmak gerekiyor. Çünkü geçmiş zamanı geri getirmek mümkün değildir. Yaşananlardan doğru dersler çıkarmak gerekiyor.

Bu ilginç yaşam öykünüzü bizimle paylaştığınız ve bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyor, iş yaşamınızda başarılar diliyoruz.

Bende size kadınların çalışmalarına gösterdiğiniz duyarlılıktan dolayı teşekkür ediyorum.

http://Beşenk Kaya, DTSO İş Kadın Meclisi,

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.