Tabip Odası: Diyarbakır’da vaka sayısında artış var

Tabip Odası: Diyarbakır’da vaka sayısında artış var

Diyarbakır’daki koronavirüs tablosunu değerlendiren Tabip Odası Başkanı Elif Turan, sonbaharla birlikte virüsün bulaş riskinin artacağını belirterek, sağlık çalışanları ve risk grubundakiler başta olmak üzere tüm topluma grip aşısının yapılması uyarısında bulundu.

Tigris Haber / Özel

TİGRİS HABER - Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan, kentteki koronavirüs salgınında son durumu Tigris Haber’e değerlendirdi. Turan, Diyarbakır’daki vaka sayısında bir artış olduğunu ancak Temmuz-Ağustos dönemi kadar hastane kapasitesini zorlayacak bir artışın söz konusu olmadığını söyledi.

Koronavirüs salgınında Diyarbakır'da son durum ne?

Elif Turan: Son birkaç gündür vaka sayılarında ve hastaneye yatan hasta sayısında bir artış olsa da Temmuz ağustos aylarındaki gibi hastane kapasitelerini zorlayacak bir hasta artış hızı yok.

Vaka sayısı, filyasyon çalışmaları, karantina tedbirlerinin denetimi, evde karantina altındaki vakalarla ilgilenme durumu vs. sahada son durum ne?

Vatandaşlar karantinaya uymuyor

Elif Turan: Günlük vaka sayısı ortalama 450 civarında. Filyasyon ekiplerinin sayısı arttırıldı. Bakanlık tarafından önceden sadece semptomlu temaslılar veya kronik hastalığı olanlar veya 65 yaş üstü hastalardan alınıyorken şimdi tüm temaslılardan numune alınıyor. Karantina denetleme ekipleri (izolasyon denetim ekipleri) adıyla kaymakamlıklar bünyesinde kurulan imam, öğretmen, polis, zabıtadan oluşan ekiplerce denetlemenin yapılmakta. Periferde güvenlik endişesi ve coğrafik (dağlık) dağılımdan dolayı, merkezde ise vaka yoğunluğundan karantina tedbirleri geç alınmakta ve yeterli sosyal destek sağlanamaması nedeniyle de vatandaş karantinaya uyamamakta ve yurttaş bu konuda maalesef bir muhatap bulamamaktadır. Verilen kurumların (ilçe sağlık ilçe belediyeler kaymakamlıklar) telefonları ya ulaşılamamakta veya ulaşılsa dahi yurttaşın bu noktadaki (lojistik ve gıda) talepleri karşılanamamaktadır. Polisiye tedbirle değil yurttaşlara yeterli sosyal destek sağlanarak karantina uyumu arttırılmalıdır.

Sağlık çalışanlarında can kayıplarının artmasını neye bağlıyorsunuz. Sağlık çalışanlarında koruyucu ekipman yetersizliği var mı? Nöbet sıklığı, çalışma koşullarının zorluğu vs. durum nedir?

972 sağlıkçı koronaya yakalandı

Elif Turan: Sağlık çalışanlarının COVID-19 ile enfekte olma açısından yüksek risk kapsamında olduğu biliniyor. Hastalarla ilk temas edenler sağlık emekçileri olduğu için virüse daha çok maruz kalıyorlar. Sağlık çalışanlarının enfekte olmasının birçok nedeni olabilir; kişisel koruyucu ekipmanların yetersizliği, iş yoğunluğundaki artış(nöbetlerin 24 saat olması ve bu süre zarfında o kıyafetlerle çalışılmasının zorluğu) ve hastanelerin olumsuz koşulları bunların başında geliyor. Sahada aktif çalışan sağlık çalışanlarından aldığımız bilgilere göre kişisel koruyucu ekipmanların yetersiz verildiği, verilenlerin de standartları yakalamaktan çok uzak olduğudur. Özellikle aile sağlığı merkezlerinde bu daha ciddi bir sorun teşkil etmektedir. İki haftada bir 2 kutu cerrahi maske ve 1 litre dezenfektan dağıtılmakta hatta bazı aile sağlığı merkezlerine verilmemektedir. Dağıtılan bu ekipmanların sağlık çalışanlarına dahi yeterli olmaması, vatandaşın maskeyi bir sağlık kuruluşu olan aile hekimliğince karşılanacağını düşünüp maskesiz sağlık kuruluşlarına gelmesi ve bunu kurumun karşılaması gerektiği tartışmaları aile hekimleri ile vatandaşları da karşı karşıya getirmekte, ayrıca mevsim olarak da üst solunum yolu enfeksiyonlarının sık yaşanacağı bu dönemde sadece cerrahi maskelerle alınan önlemlerin yetersiz kalması ffp2-3 lerin aile hekimlerine veya poliklinik yapan hekimlere verilmemesinden kaynaklı sağlıkçılarda ölüm ve enfekte oranını yükseltmektedir. Kişisel koruyucu ekipmanlarını sağlık çalışanları kendileri temin etmek zorunda kalmaktadır. Sağlık çalışanları yoğun bir tempoda çalışıyorlar. Çalışma süreleri çok fazla, zaten ağlık personeli sayısı yetersiz, bir de enfekte olan sağlık emekçisinin iş yükü de arkadaşlarına kalmaktadır. Diyarbakır Sağlık Platformu olarak tespit edebildiğimiz kadarıyla 972 sağlık çalışanı tanı aldı. Maalesef 11 sağlık çalışanını önlenebilir bir hastalık olan Covid-19 hastalığından dolayı kaybettik. Daha önce geçirmiş olmalarına rağmen sağlık emekçileri tekrar Covid-19 hastalığına yakalanmakta ve hastaneye yatışı gerektirecek şekilde kötü geçiriyorlar. Bu durum sağlık çalışanlarının durumunu özetlemektedir.

Kentteki vaka sayısında, ölüm oranında bir düşüş söz konusu mu? Hastanelerde, yoğun bakım servislerindeki duruma ilişkin neler söylemek istersiniz?

Son birkaç gündür artış var

Elif Turan: Kentteki resmi vaka sayısı ve ölüm sayısı kaçtır bilmiyoruz. Sahadan aldığımız bilgilere göre son bir aydır vakalarda bir düşüş söz konusuydu fakat son birkaç gündür tekrar artış yaşanmaya başladı. Hastanelerde, servis ve yoğun bakımlarda da yatan hasta sayısında özellikle son birkaç gündür artış var.

Sağlık Bakanlığının günlük paylaştığı koronavirüs tablosundaki verilerin şeffaflığı hakkında ne düşünüyorsunuz, paylaşılan veriler sahadaki bilgilerle örtüşüyor mu?

Veriler örtüşmemekte

Elif Turan: Sahada aktif çalışan üyelerimiz aktivistlerimizden aldığımız verilerle tabloda yayınlanan veriler örtüşmemektedir. Zaten Sağlık Bakanı’nın en son yaptığı vaka-hasta ayrımından (tıp biliminde vaka eşittir hasta demektir) sonra tabloda sadece semptom gösterenlerin olduğunun belirtilmesiyle aslında TTB ve yerelde tabip odaları olarak söylediğimiz gibi, tabloda açıklananın üzerinde vaka olduğu anlaşılmaktadır.

Kış aylarında virüsün bulaş hızının artacağından bahsediliyor. DSÖ de birkaç ayın zorlu geçeceğine işaret etti. Kış aylarında ek tedbirler alınmalı mı bu konuda neler söylemek istersiniz?

Grip aşısı yapılmalı

Elif Turan: Sonbaharın gelmesiyle birlikte kapalı ortamlara geçilecek olması hastalık bulaş riskini artıracaktır. İnfluenza mevsimiyle birlikte daha kötü geçireceğimizi öngörüyoruz. Hele influenza virüsü ve korona virüsünün sinerjistik etkisiyle pandemi daha ağır seyredecektir. Bu yüzden sağlık çalışanları ve risk grubundakiler başta olmak üzere bütün topluma grip aşısı yapılmalıdır. Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durulmalı, ağzı ve burnu kapatacak şekilde maske takılmalı ve fiziki mesafeye dikkat edilmelidir. Fakat pandemiyle mücadelede sadece bireysel önlemlerle başarı sağlanamaz, kamusal iradenin de devreye girmesi gerekiyor.  Koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmeli, maske başta olmak üzere kişisel hijyen ürünleri ücretsiz dağıtılmalı, yeterli sosyal destek sağlanmalı, birinci basamak güçlendirilmeli, sağlık çalışanlarının çalışma koşulları düzeltilmeli ve özlük hakları verilmelidir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.