M.Latif Yıldız

M.Latif Yıldız

TÜRKİYE FUTBOLU DÖRTTEN BÜYÜKTÜR.

Sayın Cumhurbaşkanının BM’ler kürsüsünde dile getirdiği “ Dünya 5’ten büyüktür” sözünü ben de Süper Lig maçlarında yarışan futbol kulüplerine uyarlayarak varsa yoksa Dört Büyükleri gören Türk medyasına “ Türkiye 4 kulüpten büyüktür” diyorum ve sahanın ötesindeki bazı gerçekleri dile getireceğim.

Nedeni, Türk Medyasının görmezden geldiği bir körlüğün yıllardır sürmesi.

Süper ligin başlaması ile aldığı sonuçların yanısıra AMED Spor’un Dostluk ve Diyarbakır’ın Ev Sahipliğinde oynanan maçlarda perde arkasını; Türk medyasının görmek istemediği AMEDSPOR ve Diyarbakır şahsında olup bitenleri sizler için özet olarak yorumlayacağım.

Değerli okuyucular ve takipçilerim. Yıllarca spor medyasının yüksek tirajlı gazeteler ola Günaydın ve Sabah ( tirajları 1 milyonun üstündeydi) gazetelerinde 10 yıllar spor yazarlığı yaptım.

Uzun yıllar Konya stadı ve rakip sahalarda Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzon ve de liglerde yer alan tüm futbol dünyasını yakından takip ettim. Her hafta verdiğim yıldız tablosu ve yorumlarımı okudunuz, kritik ettiniz.

Yıllar sonra tecrübeli bir gazeteci gözü ile saha içinde oynanan Amedspor - Beşiktaş maçı yanısıra tribünler ve de dışarda olanları Türk medyasının ( taraflı, tarafsız) nasıl kayıtsız kaldığını derin üzüntü ve hayretle izledim.

Senelerce Beşiktaş’ı BJK olarak bildik, biliyoruz. Konya’da gazeteci olduğum için Konyaspor taraftarı, bir zamanlar da ( İdmanyurdu ile birleştiğinde) seçici üyesi oldum. Fenerbahçe’ye şahsen gönül verdiğim için resmi üyesiyim.

Son yıllarda ise okuduğum, yıllarca havasını solduğum ve gönül bağımın olduğu Diyarbakır’ın parlayan yıldızı Amedspor FK’nın heyecanına ortak oldum.

Ancak Sporumuzun en çok ihtiyaç duyduğu "kardeşlik ve birleştiricilik" ruhu Diyarbakır’da sahnelenirken, ulusal spor medyasının bu tabloya kör ve sağır kalması kabul edilebilir gibi değildir.

Süper lige çıktığı ilk gün ve ilk maçında Diyarbakır halkı, 7’den 70’e kentlerine gelen bütün rakip takım ve taraftarını bağrına bastı, misafir olarak ağırlamayı kültür meselesi olarak gördüler. Beşiktaş maçında da farklı bir durum yaşanmadı.

Beşiktaş taraftarlarını sabahın erken saatlerinde Diyarbakır’ın geleneksel ciğerli kahvaltı sofrasında ağırlayan AMEDSPOR’lu gençler oldular.

İstanbul’dan gelen BJK’li gençlerin "Biz kesinlikle böyle bir karşılama beklemiyorduk" diyerek şaşkınlıklarını ve memnuniyetlerini dile getirmeleri tesadüf değildi.

Kent esnafı, Beşiktaşlı futbolseverlerden aldığı çayın, yediği yemeğin ücretini dahi almak istememesi, taraftarların zorla ödeme yapması bu coğrafyanın köklü misafirperverliğinin en canlı göstergesiydi.

Hatta tribünlerde açılan Türk bayrağının yanına asılan "sadece sizin değil, hepimizin!.." pankartı, spordan öte toplumsal birlik ve beraberlik adına tarihi bir mesajdı.

6-7 yaşındaki küçücük bir çocuğun yarısı Amedspor, yarısı Beşiktaş temalı atkısıyla verdiği masum ve derin anlamlı mesaj, ekranlarda saatlerce konuşulmayı hak ediyordu.

Nitekim Beşiktaş Başkanı dahi maç sonrası yaptığı değerlendirmelerde sahadaki skordan ziyade Diyarbakır halkının gösterdiği yüksek hoşgörü, misafirperverlik ve olgunluktan övgüyle bahsetti.

Peki, ulusal spor kanalları ve yaygın medya ne yaptı? Ne yazık ki koskoca bir HİÇ.

Sosyal medyada milyonlarca kez izlenen, insanı gözyaşlarına boğan bu kardeşlik manzaraları, AMED ve Beşiktaş tribünlerinde ortaklaşa atılan slogan ve tezahürat yazık ki spor ekranlarında tek bir dakikaya bile değer görülmedi.

Medya, Diyarbakır halkının hakkı olan övgüyü teslim etmek yerine, güzellikleri tamamen yok saymayı tercih etti.

Üstelik sadece tribündeki dostluk değil, sahadaki futbolun gerçekleri de unutturulmak istendi. Türk futbol tarihine geçecek nitelikteki 13-14 dakikalık uzatmalar, tartışmalı kırmız, sarı kart kararları Beşiktaş Başkanı’nın bile eleştirmekten çekinmediği penaltı kararı ortadayken; hakemlerin yönetimi ve yaşanan rekor uzatmalar derinlemesine analiz edilmedi.

Göz göre göre yaşanan bu yayıncılık anlayışını spor yazarı olarak kınıyorum.

Spor; ayrıştırmak, ötekileştirmek veya güzel olanı saklamak için değil; insanları birleştirmek için var olan temaşa sporudur.

Diyarbakır halkı o gün sahada ve tribünde kardeşlik dersi vermiştir. Medya görmek istemese de, o güzel sahneler bu ülkenin hafızasına ve vicdanına kazınmıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M.Latif Yıldız Arşivi

BABAM, AĞABEYİM ve DOSTUM

10 Nisan 2025 Perşembe 00:01

ANNEM EMİNE

20 Ocak 2025 Pazartesi 00:01

SANAL ÂLEMDE KÖŞE YAZARLIĞI

07 Ağustos 2024 Çarşamba 00:03

KİŞİLİKLİ YAŞAMIN ÖZETİ ve SABIR

11 Mayıs 2024 Cumartesi 00:03

Selahattin Demirtaş, siyaset, HDP ve Kürdler

03 Haziran 2023 Cumartesi 00:08