VİDEO - Diyarbakır DEVA Başkanı Genel merkez gibi düşünmüyor

VİDEO - Diyarbakır DEVA Başkanı Genel merkez gibi düşünmüyor
Şeyh Sait çıkışıyla geçen yıl genel merkezde bazı yöneticilerin eleştirilerinin hedefi olan DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen, tezkereye “çekimser” kalınması konusunda da partisi gibi düşünmüyor. Ülsen, “Evet demememiz çok önemli.

TİGRİS HABER - Suriye ve Irak’a asker gönderilmesini sağlayan tezkere Meclis’te AK Parti ve MHP oylarıyla onayladı. CHP ve HDP “hayır” oyu kullanırken, Kürt sorunuyla ilgili radikal çıkışlarıyla gündeme giren DEVA Partisi “çekimser” kaldı. Partinin bu tavrı, bölgede parti yöneticilerinin eleştirilerin hedefi olmasına neden oldu. DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen ile, partilerinin gündeminde olan 5 ana başlığı konuştuk. Ülsen, tezkere, anadilde eğitim, “Kürdistan söylemi”, “Şeyh Sait ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması”, “tencere tava” eylemleri ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Partiniz tezkere oylamasında “çekimser” kaldı. Neden?

Biz tezkereye “evet” demediğimiz söylüyoruz. Evet demememiz çok önemli. Biz Diyarbakır İl Teşkilatı ya da kendi şahsım olarak söyleyeyim “hayır” çıkmasını bekliyordum. Deva Partisi demokratik süreçlerin işlediği bir parti, böyle olunca da farklı görüşlerin olması önemli. Ama bu fikirlerin ortak bir yerde durması da önemli. Çekimser kalınmasının çeşitli sebepleri var.

Nedir?

Tezkerenin bitmesine iki üç gün kalmıştı. Olası bir hayır oradaki askerlerin dönüşünü ya da kalmasını uluslar arası anlamda sıkıntıya sokacaktı. Tezkerenin ayrıntıları belli değildi. Önceki dönemlerde olduğu gibi hükümet bu tezkerenin başını sonunu, ne amaçla çıkarıldığını dair net belirlemeler yapmıyor. Cumhurbaşkanının imzasına indirgenmiş bir tezkereydi. Hem son dönemlerde Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’ye yönetememe kabiliyeti, dış politikada atılan akıl almaz kararlar var. Bir yıllık mutat sürenin neden iki yıl olduğuna dair bir açıklama yoktu. Bütün bunlar nedeniyle insanların kafasında soru işareti oluşuyor. Bunlar haklı soru işaretleri.

Oylamadan önce parti merkezi ile istişare ettiniz mi? Görüşlerinizi belirttiniz mi?

Biz kendi görüşlerimizi sunduk. “Hayır” denilmesi gerektiği yönünde fikirlerimizi söyledik. Ama kurumsal bir parti olduğu için GMYK’dan çıkan bir karar. 

deva-cihan-1.jpg

DEVA’nın için de “ulusalcı” bir taban mı var?

Deva kurulduğunda toplumun tümünü davet etti. Şartı şuydu, demokrat ve özgürlük çizgisizinde buluşabiliriz. Farklı toplumsal tabandan gelen insanların oluşturduğu bir parti. Farklı görüşler var. Tezkereye “hayır” denmesi benim kişisel görüşüm. Herkes, kendi kişisel görüşünü söyledi. DEVA “evet” demedi.

Nasıl tepkiler aldınız, mesela partiden istifalar oldu mu?

Hayır, istifalar olmadı. Beklediğimden daha az tepki geldi. Sosyal medyadan bazı tepkiler geldi. DEVA’nın kesin ve kesin “hayır” demesi gerektiği yönünde tepkiler geldi. Toplum detayları bilmediği için “evet ve hayır” arasında gidip geldi. İki tarafın da haklı ve haksız yönlerini görüp, partimiz “çekimser” kaldı. Ben bir rapor hazırlayıp gönderdim. İnsanların eleştirilerini de yazıp gönderdim.

Anadilde eğitim parti programınızda yer alıyor. Anadilde eğitim derken, fizik, kimya, matematik gibi derslerin Kürtçe verilmesini mi kast ediyorsunuz?

Anadilde eğitim tek demiyoruz. Parti programımızda anadil hakkı var. Anadil hakkı derken, insanların anne babasıyla anadilini konuşmasını kast etmiyoruz. Bu meseleyi çok basite indirger. Biz anadilde eğitim konusunda, tartışmasız bir şekilde, anadilde eğitim alınabilecek bir süreçten bahsediyoruz.

Şeyh Sait ve arkadaşlarının idam yıldönümünde atmış olduğunuz bir tweet bayağı tartışıldı. O dönem istifa etmeniz beklendi. Neden istifa etmediniz?

İstifa etmek en kolayı. Bizim birbirimizi ikna etmemiz lazım. Biz bölgede olanlar farklı düşünüyoruz. Bu konuda tartışma yaşadığımız genel merkez üyelerimizle oturup konuştuk. Benim tavrım hala aynı. O dönemde yaşananlara baktığımız zaman İstiklal Mahkemesi yargılamaları affedilmiş. Türkiye Cumhuriyeti bu yargılamalardan sarfı nazar etmiş. (Geri çekilmiş). Ben hukukçuyum, o dönem yapılan yargılamaları olmadığını artık herkes biliyor. İtirazı olmayan yargılama olmaz. O dönem yargılama yapan hakimlerin hatıraları ortada. “Yargılama yapmadık, emir talimat geldi” şeklinde anıları var. Ben bu meselelere ilkesel olarak bakıyorum. Partim farklı düşünse bile onları ikna etmem lazım. İstifa etmiş olsaydım, ne kazanacaktım. Bir mevziiyi terk edecektim.

Hala aynı noktada mısınız?

Önümüzdeki yıl yine o insanların mezarlarının bulunmasını isteyeceğim. DEVA iktidar da olsa aynı noktada olacağım.

Siirt’te “Kürdistan” dediği için bir vatandaş gözaltına alındı, serbest bırakıldı….

Bunun akılla izanla açıklanır bir tarafı yok. “Kürdistan” kelimesini Osman Baydemir Meclis’te kullandı diye ceza aldı. Ben o zaman Diyarbakır Barosu’ndaydım. Biz cezasını kınadık, diye hakkımızda soruşturma açıldı. Davamız devam ediyor. “Kürdistan” kelimesi bu toprakların en güzel kelimelerinden biridir. Bunu kullanmak, bu toprakları ayrıştırmaz, birleştirir.

DEVA siyasi meselelerin yanı sıra, sosyal, ekonomik meselelere de dikkat çeken bir parti. Tencere tava eylemi yaptınız en son.

İstihdam, zamlar, genç işsizliği, enflasyon… Bütün bunları konuştuğumuzda hepsinin nedeni Türkiye’nin hukuk devletinden uzaklaşmasıdır. Hukukun tahkim edilmediği ülkelerde, ekonominin de iyi gitmediğini görüyoruz. Biz aslında ekonomi - sosyal meselelere temas ediyoruz. Bunu yaparken şunu söylüyoruz, hukuku tahkim edin. Bakın bugün Türkiye’de hiçbir vatandaş mahkemeye düşmek istemiyor. Çünkü adil bir şekilde yargılanacağını düşünmüyor. İnsanların adalete güvenmediği bir yerde ekonomi nasıl düzelecek? KHK da, kaynayan tencere de, sağlık çalışanlarının durumu da hukuktur.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.