Eczacılar Odası Başkanı açıkladı: İlaçta “15 gün” yanılgısı
Hevi SEVİM-Mihrican NİLÜFER
TİGRİS HABER - Yaşar, “İlaçların 15 gün içerisinde alınması gerektiği yönünde bir uygulama yok” dedi.
Kronik hastalıkları bulunan vatandaşların ilaçlarına erişimi ve raporlu ilaçların ulaşımı konusunda kamuoyunda oluşan bazı yanlış anlaşılmalara Eczacılar Odası Başkanı Ahmet Turgay Yaşar açıklık getirdi.
Yaşar, özellikle “raporların 15 gün içerisinde alınması gerektiği” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, ilaç kullanımında asıl önemli noktanın hastanın tedavisinin aksamaması olduğunu vurguladı.
RAPOR, HASTANIN İLACA ERİŞEBİLMESİ İÇİN DÜZENLENİYOR
Raporun ne anlama geldiğini anlatan Yaşar, kronik hastalığı bulunan vatandaşların belirli ilaçları kullanabilmesi için doktorlar tarafından yapılan muayene, teşhis ve tedavi süreçlerinin ardından rapor düzenlendiğini söyledi.

Raporların hastalığın ve tedavinin niteliğine göre günübirlik, 3 aylık, 6 aylık veya 1 yıllık olarak düzenlenebildiğini ifade eden Yaşar, reçetenin yazılmasının ardından ise farklı bir sürecin başladığını belirtti. Yaşar, reçetenin eczaneden alınmasıyla ilgili sürenin 4 iş günü olduğunu belirterek şu örneği verdi: “Hasta perşembe günü hastaneye veya sağlık kuruluşuna gitti ve raporlu ilacını yazdırdı. İlacını aynı gün almadığında 4 iş gününü hesaplıyoruz. Hafta sonları iş günü olmadığı için pazartesi ve salı gününe kadar alma hakkı bulunuyor.” dedi.
İLACI AYNI GÜN ALMAK HASTANIN AVANTAJINA
İlacın reçetenin düzenlendiği gün alınmasının hastanın yararına olduğunu belirten Yaşar, bunun temel nedeninin ilaç kullanım süresinin reçetenin sisteme işlendiği tarihten itibaren başlaması olduğunu ifade etti.
Yaşar, “Örneğin bir kutuda 28 tablet varsa ve iki kutu yazılmışsa 56 günlük bir kullanım süresi söz konusu. İlaç 4 gün sonra alındığında da bu 56 günlük süre işlemeye devam ediyor. Bu nedenle ilacın aynı gün alınması hastanın avantajınadır” dedi.
Ancak ilacın aynı gün temin edilememesinin her durumda hastanın hak kaybına yol açmadığını da belirten Yaşar, ilaç bulunamaması veya vatandaşın reçetesini eczaneye geç götürmesi gibi durumların tedavi hakkını ortadan kaldırmadığını söyledi.
İLAÇ YOKLUĞUNDA ECZANELER BİRBİRLERİYLE İLETİŞİM KURUYOR
Dönemsel olarak bazı ilaçlarda tedarik sıkıntısı yaşanabildiğine de belirtten Yaşar, eczacıların hastaların ilaca ulaşabilmesi için birbirleriyle iletişim halinde olduğunu söyledi.
İlacın bir eczanede bulunmaması halinde eczacıların whatsapp grupları aracılığıyla çevredeki diğer eczanelerde ilacın bulunup bulunmadığını araştırdığını belirten Yaşar, hastaların ilaca ulaşabileceği eczaneye yönlendirildiğini ifade etti.
Yaşar, bazı durumlarda ise ilacın dağıtım depolarında bulunması nedeniyle ulaşabilme süresinin uzayabildiğini belirterek, “İlaç İstanbul'da veya başka bir şehirdeki depoda bulunabiliyor. Bunun hastaya ulaşması zaman alabiliyor” dedi.
15 GÜN ÖNCEDEN İLAÇ ALMA HAKKI VAR
Vatandaşlar tarafından en fazla yanlış anlaşılan konulardan birinin de “15 gün” uygulaması olduğunu belirten Yaşar, bu sürenin ilacın 15 gün içerisinde alınması zorunluluğu anlamına gelmediğinin söyledi.
Yaşar, bazı kronik hastalıklarda vatandaşların ilaçlarını bitiş tarihinden 15 gün önce yeniden ulaşabilme hakkına sahip olduğunu söyledi.
Bunun özellikle ilacını kaybeden, başka bir yerde unutan veya çeşitli nedenlerle ilacına erken ihtiyaç duyan hastalar açısından önemli olduğunu belirten Yaşar, sistemin tedavinin kesintiye uğramaması amacıyla bu imkânı sağladığını ifade etti.
Yaşar, “Vatandaşımız ilacını kaybedebiliyor, bir yere gittiğinde yanında bulunan ilacını unutabiliyor. Özellikle 28 tabletlik ilaçlarda iki blisterdan birini kaybettiğinde yeniden ilaca ihtiyaç duyabiliyor. Bu nedenle hastaneye veya aile sağlık merkezine başvurduğunda, bazı ilaçları 15 gün önceden alma hakkı bulunuyor” dedi.
HER İLAÇTA 15 GÜN UYGULAMASI YOK
15 gün önceden ilaç alma hakkının bütün ilaçlar için geçerli olmadığını da vurgulayan Yaşar, tedavinin niteliğine göre farklı uygulamaların bulunduğunu söyledi.
Günübirlik tedavilerde kullanılan ve aynı gün içerisinde uygulanması gereken bazı ilaçların bu kapsamın dışında olduğunu belirten Yaşar, bazı kronik hastalık ilaçlarında ise 6 aylık veya 1 yıllık tedavi süreçleri bulunduğunu ifade etti.
Yaşar, sistemin temel amacının hastanın ilaca kesintisiz ulaşmasını sağlamak olduğunu belirterek, “Hastanın bir gün dahi ilacını kullanmaması ölümcül veya farklı sonuçlara yol açabilecek durumlar oluşturabiliyor. Bu nedenle Medula sistemi, hastanın mağdur olmaması ve tedavisinin devam edebilmesi için bazı ilaçlarda 15 gün önceden alıma izin veriyor” diye konuştu.
EN ÇOK KRONİK HASTALIK İLAÇLARINDA UYGULANIYOR
Söz konusu raporlu ilaçların özellikle kalp-damar hastalıkları, tansiyon ve diyabet gibi kronik rahatsızlıklarda kullanıldığını belirten Yaşar, bazı kanser ilaçları ve günübirlik kan ürünü reçetelerinin de rapor kapsamında düzenlenebildiğini söyledi.
Vatandaşlarda oluşan bu 15 günlük uygulamanın ilaçların mutlaka 15 gün içerisinde alınması gerektiği anlamına gelmediğini, belirli ilaçlarda hastaya tedavisini aksatmaması için tanınan bir erken ulaşabilme hakkı olduğu öğrenildi.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.