Sen benim kralım değilsin

Avustralyalı bağımsız senatör, Aborjin kökenli Lidia Thorpe, Ekim 2024'te parlamentoda İngiltere Kralı III. Charles'a yönelik olarak "Sen benim kralım değilsin" çıkışıyla dünya gündeminde yer almıştır. Thorpe, Kral'ın konuşması sırasında "Burası senin toprağın değil, sen benim kralım değilsin" diyerek İngiliz monarşisinin sömürgeci geçmişini ve yerli halklara yapılan soykırımları protesto etmiştir.

İngiltere’den 17 bin km uzakta olmasına rağmen, 1788 yılında işgal edilen Avustralya, bu gün hala, Büyük Britanya İmparatorluğu şemsiyesi altında, İngiltere’nin sömürgesi durumundadır.

Avustralya’nın İngiltere tarafından işgal edildiği 18’inci yüzyılda, Avrupa’da matematik analizler yapılıp, elektriğin icadı ve depolanması gibi icatlar ile buhar gücü makineleştirilerek, sanayi devrimi yaşanırken, Avustralya’nın yerli halkı Aborjinler, insanlığın on iki bin yıl öncesindeki yaşam şekli olan, avcı ve toplayıcı yaşam şeklini sürdürüyordu.

Yerli halkı insanlığın ilkel çağlarını yaşayan Avustralya’nın, İngiltere tarafından işgal edildiği yıllarda, başta İngiltere olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde bilim akademileri ve buralarda eğitim veren bilim adamları ile bilim eğitimi alan öğrenciler vardır.

Takdir edersiniz ki, bilim adamının da, bilim eğitimi alan öğrencinin de, ilimle beslendiği ana kaynağı kitaptır!

Onun içindir ki kitapla dost olup, onu kendine baş tacı edinenler, zihinlerini kullanabilmeleri, iletişim becerileri ile duygusal nitelikleri açısından güçlü olup, geniş kelime dağarcığına sahip, etkileyici anlatım ile iyi birer dinleyici olmalarının yanında, analitik düşünme yeteneği ile hoşgörü ve mütevazılık özelliklerine sahiptirler.

Ülkeleri, bilim çağı yaşayan İngiltere tarafından işgal edilirken, insanlığın ilkel çağlarını yaşayan Avustralya’nın yerli halkından bir Aborjin, topraklarının işgalinden 236 yıl sonra, Avustralya parlamentosunda milletvekili olup, ülkesini hala işgal altında tutan ülkenin kralına, “sen benim kralım değilsin” diyebilme gücüne sahip ise, bu gücün kaynağı, aldığı eğitim ve bu eğitimde sindirdiği kitaplar ile yazılı dokümanlardır.

İnsani ve toplumsal yaşamımızda kral veya tebaa olmamızda bu kadar etkisi olan kitabın, yazılışı ve okuyucuya ulaşmasının, çok ta kolay olmadığını ifade etmekte yarar vardır!

Kitabın yazarı öncelikle bir konu ve bu konunun hedef kitlesini belirler, konuya ilişkin kitaplar okuyup araştırmalar yapar, günler, aylar ve hatta yıllar alan bir yazım serüveninden sonra, kitabın ilk taslağını tamamlar. Bu taslak bir redaktöre gönderilip, yazım kurallarına göre düzeltmesi ve bir grafik tasarımcısı tarafından kapak çalışması yapılır. Basıma hazır olan kitap bir yayınevine verilir, yayın evi kitabın basımına ilişkin yasal süreçleri tamamlayıp basımını yapar. Özetini paylaştığımız bu aşamalardan sonra, kitabın okuyucuya ulaşması için, muhtelif platformlarda tanıtımı yapılır ve konusu kendisine hitap eden okuyucu kitabı satın alarak okur.

Bunca emekle hazırlanıp, her birinin içerisinde ayrı bir âlemin yer aldığı kitap, satın alınıp okununca ne olur?

Kitabı okuyanın; kelime haznesi gelişir, hafızası güçlenir, düşünme gücü gelişir, yeni şeyler öğrenmesini sağlar, yaratıcılığını arttırır, mantıklı düşünme ve yorum yapmasını sağlar, stresini azaltır, yaşamına dair yeni bir pencere açar ve disiplin katar, kişiliğini geliştirerek başarılı olmasını sağlar, iletişim becerilerini arttırır, analitik becerilerini arttırıp hoşgörülü olmasını sağlar, karar verme becerisini arttırıp uzmanlaşmasını sağlar, iyi bir arkadaşı olup yalnızlıktan kurtardığı gibi, uyku kalitesinin iyileşmesine yardımcı olmak gibi, daha nice etkileri ile yaşam kalitesini arttırır.

Bundan dolayıdır ki ülkesinde okuma alışkanlığının azalıp, sosyal medya kullanımının arttığı Singapur’da devlet, okudukları her kitap için vatandaşlarına para ödüyor. Davranış bilimcileri ile psikologların değerlendirmelerine göre, bu uygulama ile toplumda kitap okuma alışkanlığının yeniden arttırılıp, insanların sosyal medya köleliğinden kurtulması sağlanmış olacaktır.

Singapur’da Eylül 2026’da başlanan, kitap okuyana para verilmesi programının, toplum üzerindeki etkisi ile sonuçlarının nasıl olacağını zaman gösterecek olsa da, Ülkemiz ve özellikle Diyarbakır’ımızda, insanlarımızın okuma alışkanlıkları ile sosyal medyaya bağımlılıklarının Singapur’dan farklı olabileceği hususunu da, okuyucularımızın değerlendirmelerine sunuyorum!

Ancak bu günlerde, özellikle çocuklarımıza kitap sevgisi ile okuma alışkanlığı kazandırmak için, 26 Eylül-04 Ekim tarihleri arasında açık olacak, Diyarbakır kitap fuarı ile diğer illerimizde açılacak kitap fuarları, çok iyi birer fırsattır.

Binlerce kitap ile onların yazarlarının hazır bulunduğu bilgi okyanusu, kitap fuar alanlarını ziyaret etme fırsatını değerlendirmek, velilerimizin çocuklarına, öğretmenlerin öğrencilerine sunacakları iyi birer armağan olacaktır.

Ayrıca çocukların anne-babalarının hangi sıklıkla kitap okuduklarını sorgulama hakkını kendimizde göremiyor olsak ta, çocukların anne-babalarını kendilerine model aldıkları bilimsel bir gerçektir!

Bundan dolayıdır ki, çocuklarımızın başkalarının tebaası olmasını istemeyip, kendi yaşamlarının kralı olmasını istiyorsak, onları kitap okumaya isteklendirip, yönlendirmemiz ve hatta bunun için de onlara örnek olmamız çok ama çok önemlidir.

Çocuklarımızın, geleceklerindeki meçhul engeller ve olumsuzluklara karşı, Avustralyalı Aborjin milletvekili gibi, ‘sen benim kralım değilsin’ diyebilecek kadar azimli olmaları için, insani özellikleri ile güçlü olmaları ve bunun için de kitap ile dost olabilmeleri gerektiği hususunu, okuyucularımızın takdirlerine sunuyorum!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Selim Kaplan Arşivi

Kendimizi seviyor muyuz?

15 Eylül 2026 Salı 00:02

Nebbaşlara rahmet okutmasak mı?

08 Eylül 2026 Salı 00:02

Ortadoğu’da kıyamet kopmayacak

25 Ağustos 2026 Salı 00:03

Sünni Dolunayı yolunda ilk imzalar

18 Ağustos 2026 Salı 00:02

Kunta Kinte yaşamlar

04 Ağustos 2026 Salı 00:02

Valilerimize arzımızdır

21 Temmuz 2026 Salı 00:02