Oktay GÜVENER
Kırk Dakikamı Kim Çaldı?
Dün sabah üniversiteye bir saatte gittim. Akşam eve yirmi dakikada döndüm. Şimdi bu nasıl oluyor diyorsanız. Durum şu:
Dün sabah işe gitmek için yola çıktığımda yollar kapalıydı. Çünkü Seyrantepe 450 Evler kavşak çalışması devam ediyordu. Trafik o kadar ağır ilerliyordu ki orada çalışanlara soru sorma fırsatım bile oldu. Bugün asfalt işi bitti öğleden sonra 2 3 gibi yol açılacak dedi.
Her zamanki güzergâhımda ilerlemek neredeyse bir sabır testine dönüşmüştü. Üniversiteye ulaşmam tam bir saat sürdü.
Akşam dönüşte ise aynı şehir, aynı yollar, aynı araçlar vardı.
Ama bu kez yol çalışması tamamlanmıştı.
Eve ulaşmam yalnızca 20 dakika sürdü.
Aradaki 40 dakikalık fark bana bir kez daha şunu düşündürdü:
Diyarbakır'ın trafik sorunu yalnızca araç sayısı meselesi değil.
Bu aynı zamanda planlama meselesi.
Ulaşım yönetimi meselesi.
Alternatif güzergâh meselesi.
Ve belki hepsinden önemlisi, şehrin geleceğini bugünden okuyabilme meselesi.
Bir kavşak değişti, sorun çözüldü mü?
Sonra gözüm 450 Evler Kavşağı'na takıldı. Bu güzergâhı kullanan herkesin bildiği bir mesele var: Burada trafik yalnızca bugün yaşanan bir problem değil.
450 Evler, Silvan Yolu üzerindeki ulaşım zincirinin önemli noktalarından biri. Ancak gelinen noktada 450 Evler'de daha kapsamlı bir battı-çıktı yerine kavşak düzenlemesiyle soruna müdahale edildiğini görüyoruz.
Elbette kavşak düzenlemesi gereksiz değildir.
Tam tersine, doğru tasarlanmış bir kavşak düzenlemesi trafiği rahatlatabilir.
Ama burada sorulması gereken soru başka:
Bu çözüm, Diyarbakır'ın bugünkü trafiğini mi çözüyor, yoksa Diyarbakır'ın yarınının trafiğini de hesaba katıyor mu?
Çünkü trafiği birkaç ay veya birkaç yıl rahatlatmakla, trafik sorununu çözmek aynı şey değildir.
Peki, planlanan diğer yedi kavşak ne olacak?
Asıl soru burada başlıyor.
2025 yılında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın, Diyarbakır'da trafik yoğunluğunun yaşandığı YİKOP, Ahmet Arif, Mahabat, İntim, Araştırma Hastanesi, 450 Evler ve Talaytepe kavşaklarını kapsayan 7 kavşak ve bir altgeçit projesi üzerinde çalıştığı kamuoyuna yansıdı. Bu gelişme, Diyarbakır'ın trafik sorununun artık yalnızca belediyenin değil, merkezi yönetimin de gündeminde olduğunun önemli bir göstergesiydi.
Daha da önemlisi, mesele Meclis'e taşınmıştı.
Peki, bugün neredeyiz?
İşte Diyarbakırlının cevabını bilmek istediği soru tam olarak bu.
Yedi kavşak projesinin hangi aşamasındayız?
450 Evler için başlangıçta düşünülen proje değiştirildiyse neden değiştirildi?
Battı-çıktıdan vazgeçildiyse bunun teknik gerekçesi nedir?
Yeni yapılan kavşak düzenlemesi kaç yıllık trafik projeksiyonuna göre tasarlandı?
Ve en önemlisi:
Diyarbakır'ın 10, 30, 50 yıl sonraki araç yoğunluğu hesaba katıldı mı?
Ben bir Diyarbakırlı olarak merak ediyorum.
Ergani yolu üzerinde yapılması planlanan beş ve Urfa yolu üzerinde yapılması planlanan iki adet battı çıktı yapılıp şehir trafiğini rahatlatmak varken neden kavşak çalışmaları ile kısa vadeli çözümler yapıldı.
Diyarbakır büyüyor, trafik de büyüyor
Diyarbakır artık eski Diyarbakır değil.
Kayapınar'ın büyümesiyle kentin batıya doğru gelişimi hızlandı.
Yeni yerleşim alanları oluştu.
Üniversite çevresindeki hareketlilik arttı.
Hastaneler, kamu kurumları, alışveriş alanları ve yeni konut bölgeleri kent içindeki günlük hareketliliği artırdı.
Bütün bunların doğal sonucu olarak araç trafiği de büyüyor.
Dolayısıyla bugün yapılan bir kavşak hesabı, yalnızca bugünkü araç sayısına göre yapılamaz.
Yol yaparken bugünün aracını değil, yarının Diyarbakır'ını hesaplamak zorundasınız.
Bir yol kapandığında sistem kilitleniyorsa, sistemin alternatifleri yetersizdir.
Bu nedenle merkezi yönetime de yerel yönetime de aynı soruyu sormak gerekiyor:
Diyarbakır'ın ulaşım master planı nedir?
Nereye, neden, hangi ihtiyaca göre ve kaç yıllık öngörüyle yol, kavşak, köprü yapıldığını bilmek istiyor.
Bir yolun bugün trafiği rahatlatması başarı olabilir.
Fakat o yolun beş yıl sonra yeniden kilitlenmesini engellemek daha büyük bir başarıdır.
Diyarbakır'ın artık günü kurtaran ulaşım projelerinden çıkıp, uzun vadeli ve bütüncül bir ulaşım vizyonuna geçmesi gerekiyor.
Çünkü şehir büyüyor.
Ve şehir büyürken biz hâlâ yalnızca sıkışan kavşağı konuşursak, yarın çok daha büyük bir sorunu konuşmak zorunda kalacağız.
Dün yaşadığım o bir saatlik yolculuk bana bunu bir kez daha hatırlattı.
Sabah sıkışık bir kavşak 60 dakikamı aldı.
Akşam aynı kavşak 20 dakikada eve ulaşmamı sağladı.
Aradaki 40 dakika aslında yalnızca benim zamanım değildi.
O kavşakta bekleyen yüzlerce insanın zamanıydı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.