Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

YANINDAKİ KAHRAMAN

Hayatımızda kahramanlar hep ayrı ve özel bir yer tutmuştur. Çocukluk, gençlik ve daha sonraki yaşam evresinde; kendimize idol olarak gördüğümüz birçok kahramanımız mutlaka olmuştur. Her zaman öykündüğümüz kahramanlar gibi olmak; onun gibi konuşmak, onun gibi davranmak ve onun gibi akıl yürütmek istemişizdir. Hatta yaşam tarzımızı ve alışkanlıklarımızı da kahramanımıza benzetmeye çalışmışızdır. Kahramanlara öykünme sadece kişileri için değil, genelde insanlık içinde söz konusu olmuştur. Bu yüzden kişiler ve toplumlar; kahramanların dilini, kültürünü ve yaşadığı coğrafyayı bir kenara bırakarak; yaş ve cinsiyet farklılıklarını gözetmeksizin aralarında kopmaz bir bağ oluştururlar. Adeta kendilerinden biri olarak görürler.

İnsanlık, antik çağlardan beri sürekli kahramanlara ihtiyaç duymuşlardır. Bu yüzden geliştirdikleri yazılı ve sözlü mitolojilerin çoğunun ana teması; kahramanlar ve kahramanlıklar üzerine kurgulanmıştır. İnsanlar bu mitolojileri binlerce yıldır sadece dinlemekle kalmamışlar; bu kahramanlarını ölümsüzleştirmek ve unutturmamak için birçok edebiyat ve sanat eserlerine konu etmişlerdir.

Kahramanlar sadece cesaretleriyle değil; akıl ve öngörüleriyle de çözüm gücü olmuşlardır. Sadece zalime, haksızlığa baş kaldırmakla yetinmeyerek; aynı zamanda doğrudan, haktan ve adaletten yana olmuşlardır.  

Kahramanlar kendilerini hayatın her türlü zorluklarına, geleceğe karşı hazırlayan, gelecek yaşamın yollarını açan ve kendilerini feda etmekten çekinmeyen insanlardır.  Mitolojiler ve kahramanlar toplumsallaşmada, toplumların kurtuluşunda, bireylerin hayata tutunmasında, yaşam umudunun korumasında; bir katalizör rolü oynamışlardır. Dolayısıyla kahramanlar ve onların kahramanlıkları; zorda kalanın hiç tereddüt etmeden gölgesine sığınacağı bir liman; şaire, edebiyatçıya ve sanatçıya ilham kaynağı olmuşlardır.

Dinlediğimiz, okuduğumuz mitolojik anlatılar ve öykülerin; insanlara başarıyı göstermek, yeni ve istenen bir toplum yaratmak, zorlukların üstesinden gelmek üzerine kurulduğunu görmekteyiz. Kahramanlar, ihtiyaç duyulan örnek davranışları sergilerken; gösterdikleri tepki, tavır ve davranışlar bir kıstas olurlar. Yaşamın zorlukları bitmez. Çünkü yaşam devam ettiği müddetçe zorlukların biri biter diğeri başlar. Problemlere çözüm gücü olur. Yolunda gitmeyen yaşam akışına bir düzen getirirler. Düşeni kaldırır ve ayakta tutarlar.

Kahramanların en önemli rollerinden biri de moral güç, ilham kaynağı ve karanlıklara umut ışığı olmasıdır. Nerede karşımıza çıkacağı belli olmayan kötü insanlara karşı, iyi insanlarında olduğunu göstermek için var olurlar. Onlar yaşayan kahramandırlar. Onlar bu tavrı gösterirken kahraman olacağım diye kendilerini adeta ateşe atmazlar. Doğru bildiğini yaparlar. Daha sonra yaşamın akışı onları farklı bir noktaya taşır. Bu yüzden kahramanlar bazen hiç beklemediğimiz bir anda yanı başımızda olurken bazen de mitolojik öykülerde geçtiği gibi çok uzağımızdadırlar.

Mümin Ağcakaya

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mümin Ağcakaya Arşivi

SONBAHARIN KAÇINILMAZ YOLCULUĞU

26 Kasım 2025 Çarşamba 00:02

YAPRAKLAR SARARIP DÜŞERKEN

14 Kasım 2025 Cuma 00:03

Duygularımızda da Depremler Bitmiyor

13 Ağustos 2025 Çarşamba 00:03

ÇÖLLEŞME KAPIDA MI?

01 Ağustos 2025 Cuma 00:04

Aç gözlü olanı ne doyurur?

18 Temmuz 2025 Cuma 00:03

Sönmeyen ateş, kapanmayan yara; Madımak

03 Temmuz 2025 Perşembe 00:02

Asgari ücrete mahkûm olmak

24 Haziran 2025 Salı 00:02

Ayşe Şan Artık Doğduğu Topraklarda

18 Haziran 2025 Çarşamba 10:15