Abdullah Öcalan’dan 8 Mart mektubu

Abdullah Öcalan’dan 8 Mart mektubu
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Abdullah Öcalan’ın kadın hareketine gönderdiği mesajı yayımladı.

TİGRİS HABER - 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Abdullah Öcalan’ın kadın hareketine gönderdiği mesaj yayımlandı. Mesajda, kadınların tarihsel rolüne dikkat çekilerek, “Sürecin temel gücü kadındır; bu nedenle kadının kendi şahsını daha fazla politikleştirmesi gerekmektedir” denildi.

Abdullah Öcalan’ın mektubu şöyle:

“Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınları selamlıyor, kadın özgürlük mücadelesinin tarihsel anlamını bir kez daha vurgulamak istiyorum. Kadın meselesi yalnızca bir eşitlik sorunu değil, aynı zamanda toplumun özgürleşmesinin de temel koşuludur.

Kadın tarihsel olarak toplumun kurucu öznesidir. Toplumsallaşma, üretim, yaşamın örgütlenmesi ve kültürün oluşumu büyük ölçüde kadın etrafında şekillenmiştir. Bu nedenle yeni bir toplum inşasından söz edilecekse bunun öncülüğünü de kadınların yapması kaçınılmazdır.

İçinden geçtiğimiz süreç, kadınların daha etkin rol oynayabileceği bir süreçtir. Kadınların özgürlük bilinci ve örgütlülük düzeyi, yeniden inşa sürecine öncülük edebilecek güçlü bir potansiyel taşımaktadır. Bu potansiyelin açığa çıkarılması, kadınların kendi güçlerini daha fazla politikleştirmeleri ve örgütlü hale getirmeleriyle mümkündür. Kadın kurtuluş ideolojisinin, kadın kurtuluş politikleşmesine dönüşmesi bu açıdan büyük önem taşımaktadır.

Tarih boyunca egemen sistemler kadını hem ruhen hem de bedenen tüketen bir düzen kurmuşlardır. Kadının toplumsal varlığını bastıran bu anlayış yalnızca kadını değil, aynı zamanda toplumun tamamını da özgürlükten uzaklaştırmıştır. Bu nedenle kadın özgürlüğü mücadelesi aynı zamanda insanlığın özgürleşme mücadelesidir.

Kadınla kurulacak eşit, özgür ve etik bir yaşam ilişkisi olmadan gerçek bir insanlık ve demokratik toplum mümkün değildir. Kadınla yaşamın gerçek anlamına ulaşılmadan insanlığın özgürlük arayışı tamamlanamaz. Bu nedenle kadın mücadelesi yalnızca bir hak arayışı değil, aynı zamanda yeni bir yaşam ve yeni bir toplum yaratma çabasıdır.

Bugün kadınların yürüttüğü mücadeleyi bir “kadın kahramanlık dönemi” olarak değerlendirmek mümkündür. Kadınların cesareti, örgütlülüğü ve özgürlük arayışı çağımızın en güçlü demokratik dinamiklerinden birini oluşturmaktadır.

8 Mart’ın tüm kadınlar için özgürlük, dayanışma ve mücadele bilincini daha da güçlendiren bir gün olmasını diliyor; kadınların yürüttüğü özgürlük mücadelesini saygıyla selamlıyorum.”

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.