İbrahim Ateşoğlu
Bir Arkeolog, Bir Kent Sevdalısı, Bir Mücadele Kadını: Nevin Soyukaya

Diyarbakır onun için yalnızca doğduğu şehir değildi.
Çocukluğunun geçtiği sokaklar, surlar, Hevsel, eski evler, hanlar, hamamlar ve mahallelerin çok sesli hayatı; yıllar sonra mesleğinin de yönünü belirledi.
Nevin Soyukaya, Diyarbakır’da dünyaya geldi.
İlk, orta ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladı.
Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümü’nden mezun oldu.
Diyarbakır’a döndü.
Çünkü bu şehirde yapılacak çok işi vardı.
1989’da Büyükşehir Belediyesi’nde Kültür ve Sanat Müdürü olarak göreve başladı.
Sonraki yıllarda Diyarbakır Müzesi’nde arkeolog, ardından müze müdürü oldu.
Ama onun için mesele yalnızca geçmişi ortaya çıkarmak değildi.
Ortaya çıkanın kaybolmamasıydı.
Surları…
İçkale’yi…
Eski evleri…
Hevsel Bahçeleri’ni…
Yapıları yalnızca taş olarak değil, şehrin geçmişinden bugüne kalan birer emanet olarak gördü.
En büyük mücadelelerinden biri Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri için oldu.
UNESCO Dünya Miras Listesi’ne hazırlanma sürecinde Alan Başkanı olarak sorumluluk üstlendi.
Yönetim planından adaylık dosyasına kadar yıllarca emek verdi.
Surlar ile Hevsel’in birbirinden koparılmadan, bir bütün olarak korunması için çalıştı.
Ve 2015 yılında Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girdi.
Bu yalnızca bir tescil değildi.
Yıllarca savunduğu bir mirasın dünyaya kabul ettirilmesiydi.
Diyarbakır’ın kültür envanteri, evleri, surları ve arkeolojik geçmişi üzerine çalıştı; projelerde, yayınlarda ve sivil toplum çalışmalarında yer aldı.
Bugün de kentin tarihî ve kültürel mirası için çalışmaya devam ediyor.
Nevin Soyukaya…
Suriçi’nde büyüyen bir kız çocuğundan, doğduğu şehrin mirasını korumak için yıllarca mücadele eden bir arkeoloğa uzanan bir hayat.
Diyarbakır’ı yalnızca seven değil;
onu geleceğe bırakmak için mücadele eden bir Diyarbakır kadını.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.