
Hazro’da toprağa bağlı bir hayat yaşadı.
Toprağı biliyordu.
Emeği biliyordu.
Bir ürünün yetişmesi için sabrı, bir ailenin geçinmesi için çalışmanın ne demek olduğunu biliyordu.
Çünkü o her şeyden önce bir çiftçiydi.
1887 yılında Hazro’da dünyaya geldi.
Babası Bedri Efendi, annesi Hatice Hanım’dı.
Hayatının önemli bir bölümü tarım ve ziraat işleriyle geçti.
Yıllar içinde yalnızca kendi işiyle değil, yaşadığı bölgenin meseleleriyle de ilgilenmeye başladı.
Silvan’da çeşitli idari görevler üstlendi.
Diyarbakır İl Genel Meclisi’nde görev yaptı.
Sonra Cumhuriyet kuruldu.
Ülke yeniden şekilleniyordu.
Hazro’da toprağın başında geçen yıllardan sonra onun yolu bu kez Ankara’ya uzandı.
Diyarbakır milletvekili olarak Meclise girdi.
Ama Ankara’ya giderken geride bıraktığı hayatı unutmadı.
Mecliste Tarım, Posta ve Telgraf komisyonlarında çalıştı.
Belki de çiftçilikten gelen tecrübesi nedeniyle, toprağın ve üretimin ne anlama geldiğini en yakından bilen isimlerden biriydi.
Hazro’dan başlayan yolculuk, böylece Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar ulaştı.
Ama bu yol uzun sürmedi.
Henüz milletvekilliği görevini yürütürken, 1925 yılında hayata veda etti.
Ardında uzun bir siyasi hayat bırakmadı.
Ama toprağa bağlı bir yaşam, memleket için alınmış sorumluluklar ve Hazro’dan Ankara’ya uzanan kısa ama onurlu bir ömür bıraktı.
Mehmet Nuri Budak…
Toprağın içinden gelip memleketinin sesini Meclis’e taşıyan bir Diyarbakırlı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.