Nilay Esmer: Tehdit edildim, susturuldum, ama vazgeçmiyorum
TİGRİS HABER - Kızı Nilay Esmer'e yıllarca cinsel saldırıda bulunmaktan Erdoğan Esmer'e, 15 Eylül 2022'te "basit cinsel saldırı" suçundan Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce 7 yıl hapis cezası verildi. Sanığın suçu kızına karşı işlemesinden kaynaklı cezayı 10 yıl 6 aya çıkaran mahkeme, "suçu tek bir kişiye karşı değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirmesi" nedeniyle cezayı bir kez daha arttırarak, 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verdi. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7'ci Ceza Dairesi, jandarma tarafından suçüstü yapılarak tutuklanmasına rağmen, "Sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması" iddiasıyla 23 Kasım 2022'de sanığın beraatine ve tahliyesine karar verdi.
Ayrıca sanık hakkında Ergani 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nce 24 Nisan 2024'te, "hakaret" suçundan 2 ay 15 gün, "İmzasız mektupla veya özel işaretlerle tehdit" suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün ve "Israrlı takip" suçundan 1 yıl 8 ay; toplamda 6 yıl 3 ay 25 gün hapis cezası verildi. Dosya İstinaf Mahkemesi'ne taşındı. 14 Ocak 2025'te ise hakkında "çocuğun cinsel istismarı" suçundan hakkında dava açılan Esmer'e, Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından beraat verildi.
'KARŞI KOYUNCA ŞİDDET UYGULADI, TEHDİT ETTİ'
Nilay Esmer yaşadığı istismara, yargı sürecine ve mücadelesinin duyulması, sanığın cezalandırılmasını istedi. 7 yaşından 25 yaşına kadar babası tarafından cinsel istismara uğradığını belirten Nilay Esmer, ilk zamanlar ne olduğunu anlayamadığı için konduramadığını ve tepki veremediğini söyledi. Yaşı ilerledikçe, neyin ne olduğunu anladıkça, kendisini sevme şeklinin daha da ileri gittiğini fark edince bunun baba sevgisi olmadığını anladığını dile getiren Nilay Esmer, "Ben çocukluğumdan beri ondan çok korkuyordum. Sert bir tavrı vardı. Evde çok büyük bir baskısı vardı. Anneme karşı şiddetlerine de şahit olduğum için ondan çok korkuyordum. Bana karşı sevme şekli, bana karşı ilgisi daha da ileriye gidince karşı koydum. Bu defa bana karşı şiddet uygulamaya başladı. Bu beni daha çok bastırdı. Daha çok korkmaya başladım. Sesimi çıkaramadım, bir şey diyemedim. Çünkü istemediğimi söylediğim zaman bana karşı şiddeti oluyordu. Kardeşlerimle, annemle tehdit ediyordu. Onlara zarar vermekle beni susturuyordu. Kimseye hiçbir şey anlatamadım. Anneme çok söylemek istedim, ama bana inanmaz diye konuşamadım, anlatamadım. Susmamı da fırsat bilip daha da ileriye gitmeye başladı" ifadelerini kullandı.
EVDEN UZAKLAŞINCA DA EYLEMLERİNE DEVAM ETTİ
Liseyi okumak için Amed'e geldiğini ve Amed'de de yine istismara maruz bırakıldığını dile getiren Nilay Esmer, "Beni kendi annesinin evine çağırıp, onları görme bahanesiyle tekrar cinsel istismarına devam ediyordu. Karşı koyduğum zaman şiddetle yine susturuyordu. Anneme, kardeşlerime ne kadar düşkün olduğumu biliyordu. Onlarla sürekli tehdit edildim. Onlara zarar gelmesin diye ben kendimden vazgeçmek zorunda kaldım" diye konuştu.
Üniversite zamanında "kaçış noktası" olarak tanımladığı Dêrsim'e gittiğini söyleyen Nilay Esmer, "Kurtuldum zannettim. Bu defa kendi çalışma yerini Tunceli'ye verdi. Tunceli'ye gidiş-geliş yaptı. Annemin bir şeyler gönderdiği bahanesiyle beni sürekli yanına çağırıp, kamyonun içerisinde tekrar bana cinsel saldırıda bulunuyordu. O şekilde 25 yaşıma kadar devam etti. Ta ki 2022 Şubat ayında jandarmaların bizi arabanın içinde yakalamasına kadar" diye belirtti.
'HALAM VE AMCALARIM ABİLERİNİ KURTARMAK İÇİN…'
Jandarmaların suçüstü yapması üzerine failin cezaevine kendisinin kadın sığınma evine gönderildiğini belirten Nilay Esmer, kadın sığınma evinde bir gün kaldığını ve sonrasında annesinin kendisini yanına çağırdığını belirtti. Nilay Esmer, "O an sadece baba tarafı, hala, amcalar öğrendi. Onlar her şeyi bilmesine rağmen mahkemede, sırf abilerini kurtarmak 'Hiçbir şekilde, hiçbir şeyden haberimiz yok' şeklinde ifade verdiler. Mahkeme olduğu zaman benim ifadem değiştirildi. 'Ailen için, kardeşlerin için bunu yapmak zorundasın' diye bana benim şikayetimi geri çekmemi istediler. Bu yönde beni zorladılar. Ben de mahkemede annem ve kardeşlerim için şikayetimden vazgeçmek istediğimi söyledim. Mahkeme ona rağmen karşı tarafa 13 yıl ceza verdi. Ama istinaf kararı bozdu ve beraat kararı verildi. Beraat kararı verildikten sonra çıkıp eve gelmeye çalıştı, ama biz kabul etmedik. Annem dayılarıma haber verdi. Dayılarım gelip bizi aldı. Onların hala haberi yoktu. Uyuşturucudan içeri girdiğini söyledik. Çünkü herkese bize öyle söylememizi istediler. Bir 10 gün sonra annem dayanamayıp dayımlara her şey anlattı. Dayılarım zaten hemen avukatın yanına gitti. İkinci bir dava açıldı. Çocuğa cinsel istismardan dava açıldı. Onun sürecinde tekrar beraat kararı verildi. Biz ikinci beraatı da aldıktan sonra artık sesimizi duyurmaya çalıştık. Yardım istedik. X'te paylaşımlar yaptık. Her türlü desteğe açığız dedik. O sırada zaten gündem oldu, bu durum. Hala da bir sonuç bekliyoruz bir umut" şeklinde konuştu.
Olay ortaya çıktığı zaman en çok halasına güvendiğini, fakat bu güvenin boşa çıktığını söyleyen Nilay Esmer, "Çünkü o bana öyle bir sarıldı, öyle bir güven verdi ki dedim ki halam benim arkamda. Ama meğer beni sırtımdan vuruyormuş. Mahkemeye gitmeden önce avukatın ona gönderdiği bir yazı vardı. WhatsApp üzerinden gönderilmişti. O metinde, 'Ben o gün aile ve sosyal politikalardan gelen avukattan, jandarmalardan utandığım için şikâyetçi olduğumu söyledim. Ama ben babamdan şikayetçi değilim. Rızam dahilinde oldu' diye bir yazıydı. Bana kendi eliyle onu okuttu. Telefonu bana vermedi zaten. 'Hala ben bunu nasıl söylerim' dediğimde bana, 'Ailen için, kardeşlerin için bunu yapmak zorundasın' diye söyledi. Yani beni arkamdan vuran halamdı. Kendisi zaten bir eğitimci, bir okul müdürü. Onun da etkisi oldu güvenmemde. Ama kendi ağabeyini kurtarmak için beni yok saydı" ifadelerini kullandı.
'BERAAT KARARI ADALETSİZLİKTİ'
Failin cezaevinden çıkmasından sonra kendisiyle birebir iletişime geçmediğini fakat kardeşlerine tehditli, silahlı mesajlar attığını dile getiren Nilay Esmer, "Onların hepsini paylaştık. Şikayetimiz de oldu. Toplamda 7-8 yıllık cezası var. Bir 20 aya yakındır istinafta bekliyor" dedi.
Mahkemenin verdiği beraat kararına işaret eden Nilay Esmer, şöyle devam etti: "Yargılamanın adaletli bir şekilde ilerlediğini düşünmüyorum. Ben şikayetimden vazgeçmiş olabilirim. Buna rağmen zaten mahkeme 13 yıl ceza verdi. İstinafta bunun beraatına karar verilmesi hiç adil değil. Bir kız babasına karşı ilgi duyamaz. Bir kız babasına karşı bu hissi hissedemez. Eğer böyle bir şey varsa da altı deşilmeli. Neyin ne olduğu araştırılmalı, direkt beraat kararı verilmesi, bana göre büyük bir adaletsizlik. Onu geçtim. Ben ikinci dava açtım. İfademi vermiş olmama, her şeyi en başından anlatmış olmama, tehdit edilip şikayetimden vazgeçtiğimi söylememe rağmen ilk celsede direkt beraat kararı verildi. Tanık olan kardeşlerim vardı. İki kardeşimin tanıklığı doğru düzgün dinlenilmedi mahkemede. Annem tanık olarak dinlenilmek istedi. Mahkeme başkanı, 'Ben bu kadar tanık dinleyemem' dedi. Yani verilen beraat kararı bana göre tamamen bir adaletsizlikti. Böyle olmaması gerekiyordu" diye konuştu.
'ARTIK GÖRÜLMEK İSTİYORUM'
Hala evden işe, işten eve giderken korktuğunu belirten Nilay Esmer, şunları söyledi: "Arkamı kollayıp gidiyorum. Sağıma, soluma bakıyorum biri geliyor mu, biri gidiyor mu diye. Şu an uzaklaştırma kararı var, ama onunla ne kadar güvende olduğumu bilmiyorum. Adaletin nasıl gerekiyorsa öyle olmasını istiyorum. Şu an Yargıtay'da olan dosyanın benim lehime bozulmasını istiyorum. Çünkü olması gereken o. Ben kendimi anlatmaktan, aynı şeyleri tekrarlamaktan gerçekten çok yoruldum. Tutanaklar var, jandarmanın görgü tanıklığı var, ifadeleri var. Ama ona rağmen ben görülmüyorum. Kimse görmüyor beni. Adalet Bakanlığı görmüyor. Bildikleri halde, durumu gördükleri halde beni görmüyorlar, yok sayıyorlar. Ama ben görülmek istiyorum artık. Kararın benim lehim olmasını istiyorum."
'KADINLARA İHTİYACIM VAR'
Seslerini duyurduktan sonra kadın kurumlarının, gazetecilerin sesine ses olmaya çalıştığını, her zaman desek olduğunu belirten Nilay Esmer, şunları dile getirdi: "Hala da desteklerini hissediyorum, görüyorum. Tek amacımız sesimizi duyurup artık Yargıtay'da olan kararın bozulması. Kadın kurumlarının adliyenin önünde basın açıklaması, oturma eylemi yapmaları daha da bir etkili olduğunu düşünüyorum. Benim yanımdaki desteklerini de görüyorum. Umarım desteğimizin sonucu güzel olur. Yani tek umudum o. Kadın derneklerinin, kadın kurumlarının desteğini çok gördüm. Ama hala da onlara İhtiyacım var. Hala da beni benim sesimi duyurmalarına ihtiyacım var. Benim yanımda olmalarına ihtiyacım var. Benim onlara ihtiyacım var gerçekten." (Rukiye Payiz Adıgüzel - MA)
Kaynak:Mezopotamya Ajansı




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.