Selim Kaplan

Selim Kaplan

Bir damla sevgi

Bir damla sevgi

“Veren el, alan elden üstündür”

Sözünü hatırlatıp, 31 Mart yerel seçimlerinde, seçilip makam sahibi olanların, kendilerine oy veren ellerin, seçilenlerden üstün olduğunu unutmamaları gerektiğini ve bir gün yeniden vatandaşa döneceklerini, vurgulamakta fayda vardır.

Hatta önerimiz; seçilmişlerin, makamlarına her gelişte, bu sözü, yeniden hatırlayacakları şekilde, kendilerince tedbir almalarının uygun olacağıdır.

Çünkü bundan önce seçilmiş olanların bir kısmı, bu sözü bilmezden gelip ve hatta kamuda kul hakkı yemenin telafisinin mümkün olmadığını unutup, makamları terk ederken arkalarında milyarlarca lira borç bıraktılar.

Acaba arkalarında milyarlarca lira borç bırakıp giden belediye başkanları” nasıl olsa makama seçilirken, namusum ve şerefim üzerine yemin etmedim” düşüncesinin rahatlığını mı yaşadılar. (Bir yazımızda, seçilerek göreve gelen belediye başkanları ve muhtarların da milletvekilleri gibi yemin etmeleri gerektiğini vurgulamıştık.)

Ama doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesi beldelerinde, kayyum atamaları ile belediyeleri yönetenler için, aynı şeyleri söylemek mümkün değildir!

Çünkü kayyumlar devlet memuru olurken”… Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını, milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma… namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.” şeklinde ant içerler.

Basından ve TBMM’de verilen soru önergelerinden öğrenildiği kadarı ile kayyumla yönetilen belediyelerin bir kısmı, arkalarında sadece milyarlarca borç bırakmakla kalmadılar.

Aynı zamanda;

  • Birçok alım ihalesini teamüllere aykırı olarak, pazarlık usulü ile yapıp yandaşlarına pazarladılar.
  • Belediyelerin, dolayısı ile halkın malı olan; arsaları, dükkânları ve taşınmazları, yandaşlarına, değerlerinden ucuza satmış, ihaleye fesat karıştırmış ve düşük fiyata kiralamışlardır.

Bununla kayyumlar, hem yeminlerine sadık kalmadılar ve hem de telafisi mümkün olmayan kul hakkının vebaline girdiler(eğer umurlarında ise).

Yerel yönetimlerde, geçmişte yapılmış olanları, önce Allah’a, sonra önceki yöneticilerin, halkın ve Sayıştay denetçilerinin vicdanına havale ediyoruz.

Bir kısım makam verdiklerimiz, menfaatçilikleriyle vicdani fakirlik gösterirken, vatandaşın da rahmani ve insani yüreği ile onlara ibret olacak, vicdani zenginlik sergilediklerini, yakın zamanda öğrendiğim bir örnekle paylaşmak isterim.

Balıkesir’in Bigadiç ilçesine bağlı Durasılar Köyü, yaklaşık dört yüz vatandaşımızın yaşadığı ve kadınların sayıca erkeklerden daha fazla olduğu, organik bir Anadolu köyüdür.

Köyde yakın zamana kadar, muhtarlık işlemleri ve aile hekiminin muayene faaliyetleri, kısıtlı imkanlarda, köy camisinin avlusundaki bir odada yapılıyordu.

Bu durumdan köylü mağdur, köyde sayısal çoğunluğu olan ve erkeklerin işgalindeki cami avlusunda, muayeneye gitmekten rahatsız olan, köyün kadınları daha çok mağdurdu.

Bunların farkında olan ve sadece insanlar için değil “kurdun, kuşun su içmesi için” dahi, dağda- taşta çeşme yapacak kadar hayır sahibi bir babanın ve köyünün evladı olan, emekli bir bürokrat, durumdan ziyadesi ile rahatsızdır.

Birileri gibi, Allah’ın mülkü denip, kendisine emanet edilen onlarca dairesi ya da mülkü yoktu!

Ama Rahmetli babasından kalma ve köyün merkezinde, aynı zamanda doğduğu yer olan evi ve arsası vardı.

“Veren el, alan elden üstündür” deyip, ailesi’nin de olurunu alarak, mülkünü, köylünün hizmetinde ve hayır işinde kullanılmak üzere, köyüne bağışlamaya karar verir.

Babasının hayırsever evladı, kararını mahalli yöneticiler olan, Köyünün Muhtarı ve Bigadiç Belediye Başkanı ile paylaşır.

Mahalli yöneticiler kararı kabul ederek, “Köyün ortak hizmetlerinde kullanılmak şartıyla,” emlak belediyeye bağışlanır.

Bağışlanan mülkün bulunduğu alana, belediyenin desteği, köylülerin iş gücü ve hayırsever bir köylünün de katkısı ile köye;

  • Çocuk oyun parkı,
  • İçinde aile hekiminin muayene odasının da olduğu, muhtarlık binası

kazandırılmıştır.

Bir damla sevgi ile köy çocukları şehirdeki emsalleri gibi sağlıklı bir oyun alanına, muhtar ve aile hekimi sağlıklı bir çalışma alanına ve en önemlisi köyün kadınları doktorlarına muayene olmak için, daha rahat bir ortama kavuşmuş, cami avlusuna gitmek zorunda kalmamışlardır.

Ulus Ailesi’nin köylerinde bir evi vardı, onu verip, karşılığında yüzlerce gönül ve Cennetten bir köşe kazandılar.

26 Nisan 2024’te açılışı yapılan tesise de ebediyete intikal etmiş hayırseverler ve evlatlarının aile ismi olan “Ulus” ile Ulus Parkı adı verilmiştir.

İnsanlar öldükten sonra, amel defterleri, üç şeyin haricinde kapanır. Yaratılmışların faydalanması için icat edilen faydalı ilimler, Kamu yararına yapılan iyilikler, Salih amel işleyen evlatların yaptıkları iyilikler, öldükten sonra da amel defterine yazılmaya devam edilir ”(Hadis)

Yaradan “Resulüm! İman edip Salih amel işleyenlere şöyle müjdele: Altlarından nehirler akan Cennetler onlar içindir…”(Bakara-25) şeklinde buyurmuştur.

İnanıyorum ki ebediyete intikal eden büyüklerinin, hayırsever yolunu takip eden ve bağışladığı emlak ve aynı zamanda yapılan projenin de sahibi olan sevgili Necip Ulus, Köy Muhtarı Nail Kayabay ve Belediye Başkanı İsmail Avcu’nun da desteği ile kamu yararına hayırlı bir iş yapmış ve Salih amel işlemiştir.

Hayırlı bu işin, hem Yaratanın ve hem de vatandaşların nazarında değer bulduğuna dair inancımız tamdır.

Durasılar’a damlayan, bir damla sevgi ile köylünün kaynağından kana kana sevgi içeceği, bir sevgi pınarı yaratılmıştır.

Memleketimizin muhtelif yerlerinde, başka da hayırsever ve asil insanlarımızın yarattığı benzeri pınarlar vardır, rahmani ve insani yürek sahibi vatandaşlarımızın sayesinde de var olmaya devam edeceği muhakkaktır.

İnsani ricamız; vatandaşlarımızın ortak hizmetine tahsis edilmiş tesislerin, ilk günkü gibi korunması için insanlarımız ve yerel yöneticilerimizin desteğinin devam etmesidir.

Çiçeği burnunda yerel yöneticilerimiz ve Cenneti arzulayıp salih amel işleyerek, ölmüşlerinin ruhunu şad etmek isteyen imkân sahipleri için, Balıkesir’in şirin köyü, Durasılar’daki asaletli olayı, örnek olsun diye paylaştık.

Örnek olanların ve olacakların gönüllerine sağlık.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Selim Kaplan Arşivi
SON YAZILAR